BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tatlı telâş

Tatlı telâş

Ramazan geliyor, diye mahalle bakkalının, köşedeki şekercinin, ilerdeki kalaycının, turşucu Hüseyin ağanın tutuldukları teşebbüs derdi bekçiyi de huylandırır, mevsimine göre davulunu gerdirir, gevşetir, ta üst baştaki viranede bir iki provadan sonra ipinden tutarak bir kerede imam efendi, ikinci muhtar, müezzin, mahalle ihtiyarlarından Hacı Saim efendinin oturduğu yüksek kahvede tekrar eder, bundan sonra beş on mahalle çocuğunu sessiz uğurlamaları arasında odasına götürüp asar.



Ramazan geliyor, diye mahalle bakkalının, köşedeki şekercinin, ilerdeki kalaycının, turşucu Hüseyin ağanın tutuldukları teşebbüs derdi bekçiyi de huylandırır, mevsimine göre davulunu gerdirir, gevşetir, ta üst baştaki viranede bir iki provadan sonra ipinden tutarak bir kerede imam efendi, ikinci muhtar, müezzin, mahalle ihtiyarlarından Hacı Saim efendinin oturduğu yüksek kahvede tekrar eder, bundan sonra beş on mahalle çocuğunu sessiz uğurlamaları arasında odasına götürüp asar. Aktar, bahar, biber, kutularını tazelemiş, mukavva karagözlerini, kağıt fenerlerini asmış, kolları sicimle ekli, yer yer bez parçası ile tutturulmuş gözlüğü burnu ucunda (arayıcı) (kestane) (top) fişeklerini (el) (çanak), maytaplarını sayar çemberi kutucu kerestesinden yapılmış, derilerinin ta ortası bir macidiye değirmiliğinde boyalı, zilleri tenekeden defterlerin tozlarını siler arada küçük aynı imalathâne mahsulü davullara tokmak yontar... Evlerden tahta uğultusu gelir, pencerelerden süpürge uçları görünür görünmez sular akar, bahçelerden tahta puşlardan çamaşırlar uçuşur. Velhasıl mahalle uyanırdı. Evlerin faaliyeti artardı. Çamaşır tahta bitti mi odalar yeni baştan düzeltilir, perdeler asılır, yol bezleri serilir, kalaydan gelen kaplar şartlanır, bağa abanoz, som, boynuz kaşıklarla Hindistan cevizi kabuğu, ardıç, kuka hoşaflıklar çıkar, bunların bilhassa mercanlı, baklavalı, şişhaneli, dallı, oymalı çeşitleri silinir. Başörtüleri, terlikler ayrılır, erkân minderlerinin yüzleri değişir, küçük şilteler çubukları, yastıklara yüz geçirilir, yün dolap, hücre, raf, kiler, sandık odası, musandıra, sahanlık, kaşıklık, tavan arası, küçük oda, misafir odası, merdiven altı, bakır ambarı temizlenir, misvaklar açılıp suya daldırılır. Eski büyük çekmeceden kuka, yüz sürü, zeytin, pelesenk, gül, kehribar, necef taş tesbihler, küçük çekmeceden öd ağacı, buhur, selvi sandıktan misk sabunları, yukarı odanın camekânından geçen sene Hacı ninenin getirdiği, zemzem, onun yanındaki gül, pülüskün, çiçek suları indirilir, muhallebilik, sakız bezlere sarılır, nalınlar değişir, terlikler, fularlar yenilenir, sahurluk pestiller, erikler, kayısılar, rezzaki üzümleri, elmasiyelik, tutkallar, mutfağa gönderilirdi. Her bu türlü ince meşguliyetlerle ev düzenine giderdi Ama her nedense yine çekilen zahmetleri, uğranılan yorgunlukları, unutturur, herkesi sevinç ve neşeye boğardı. Ahmet Rasim - 1920
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT