BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Özgün umutlar

Özgün umutlar

Söylemeyecektim ama daha fazla dayanamayacağım; artık ben de emekli bir vatandaşım. Resmen ve cismen bu devletin emeklisiyim.



Söylemeyecektim ama daha fazla dayanamayacağım; artık ben de emekli bir vatandaşım. Resmen ve cismen bu devletin emeklisiyim. Galatasaray’la malatasarayla, Ergün’le, Hasan Şaş’la, Şükür’le Ünsal’la filan karıştırmayalım. Onların emekliliğiyle benimkisi çok farklı... Aha, elimde kocaman tapu gibi emeklilik kartım var! Önce, “Yoksa andrapoz mu oluyoruz, yaşlandık’ diye asap bozucu bir durum gibi gelmişti ama maaş işlemeye başlayınca ruhum sütliman oldu, huzur buldum. Emekli olunca artık biri , “e...” dese emeklilikle ilgili birşey söyleyecekmiş gibi dikkat kesiliyorum. Hani maaşlara zam mı var hesabı oluyorum. Hatta İstanbul’da yaşıyor olsam bile Ankara SSK takımının voleybol maçlarını yakın takibe aldım. Dahası, düne kadar yanından geçmediğim Ziraat Bankası’na sempatim başladı, tarzan kaldığım bankamatiklere karşı ilgim arttı. Aa, bu arada acayip nasihatler de alıyorum; “Aman oğlum dikkat et, bankamatikten paranı çekerken kap-kaççılara görünme... Sakın ha bankadan paranı çektikten sonra elinde göstererek çıkma, yoksa çaldırıverirsin...” Ee, bir de serviste dalgasını geçen arkadaşlar var; “Sen G.Saray için ‘emekliler takımı’ diye yazarsın ha, al sana emeklilik...” G.Saray’la aramda kurdukları benzerliğe bakın hele... Bu arada evde çoluk-çocuğun ilgisine de diyecek yok... Gelir düzeyi arttı ya, babaydım babacık oldum... Bir tek F.Bahçeli kayınvalideyi mutlu edemedik. Bugünlerde Fener’in kazandığından haberi yokmuş gibi davranması gıcık ediyor beni... Kayınpederim mutlu bir Beşiktaşlı... Özgün bir yapısı var... Düşünün, Terim’i bile seviyor. Tabii ki beni de... Zengin-fakir, büyük-küçük, Beşiktaş-G.Saray, zenci-beyaz ayrımı yapmıyor, sevenleri ayırmıyor. Üstelik kayınvalidem gibi kızına da ikide bir “Ayrıl şu adamdan” demiyor. Kızlarını hayırsız kocalarının elinden kurtarmak bazı anneler için görev!.. Terim’in G.Saray’ı geri istemesi gibi... Kolay mı kaç seneden sonra geri vermek... Ya da o şaaşalı G.Saray’ı pat diye geri getirmek... Takımlarını kurtarmak isteyen Terimler gibi... Hadi anası, kızını kurtardı, Terim de benim gibi emeklilerle dolu G.Saray’ını... Peki, Türk futbolunu kim kurtaracak? Sadık İlhan konuştuklarını kıvırdı... Ardından Metin Seval birşeyler söylemeye çalıştı, eminim ki son anda müdahele oldu, söyletmediler. Ahmet Ağaoğlu başkanlığa ramak kala kıvırdı, koca Trabzon sahipsizmiş gibi ortada kaldı. Fener’de Aziz Yıldırım’a rakip çıkmıyor, çıkartılmıyor. Peki kim bunlar? İlhan’ı susturan, Seval’a görünen, Fener’de başkan adaylarını ‘yıldırım’ çarpmışa döndüren, Ağaoğlu’na ağalık yapan? Kim, kim, kim? Nereye gidiyoruz? Ben söyleyeyim; emekliliğe... Türk futbolunu şu genç yaşında emekli etmek isteyenlere bir çift sözüm var. Biliyor musunuz, bazen mezarlıkları gezmek okula gitmekten daha öğretici... Orası bir sürü sizin gibi “Yerim doldurulamaz” diyenlerle dolu... Ve bizler sizlerin kim olduğunuzu biliyoruz. Sakın ola halk da öğrenmesin... Buradan, -kayınvalidem başta olmak üzere- herkesin bir pay çıkarması kaçınılmaz. Bir yalan ne kadar hızlı olursa olsun, hakikat ona yetişir ve geçer... Yoksa, vah ki ne vahh...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT