BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şimdi sıra uygulamada

Şimdi sıra uygulamada

Erdoğan, “İçerde güven, dışarda itibar” sağlayan kararları uygulamaya sokacaklarını söyledi.



ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti hükümetinin önemli reformlara imza attığını söyledi. Geçen bir yılın öz güvenin kazanılması bakımından önemli olduğunu belirten Erdoğan, bundan sonra uygulamalara ağırlık verileceğini kaydetti. TGRT’de yayınlanan, Murat Odabaş’ın hazırlayıp sunduğu “Ankara’nın Gündemi” programının bu haftaki konuğu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan oldu. Erdoğan yaklaşık bir saat süren programında hükümetinin acil eylem planı çerçevesinde, bir yıl içinde attığı adımları anlattı. 31 Ekim 2002 Türkiyesi ile 31 Ekim 2003 Türkiye’sinde gözle görülür bir fark olduğunu hatırlatan Başbakan Erdoğan, Türkiye’de artık güçlü bir iktidarın iş başında olduğunu söyledi. AK Parti iktidarının göreve gelmesinin hemen ardından faizlerde ve enflasyonda önemli düşüşlerin yaşandığını kaydeden Erdoğan, AK Parti hükümeti ile istikrara doğru yürüyen, ümit tazeleyen bir Türkiye’nin varlığına dikkat çekti. Devlet-millet kaynaşması AK Parti hükümeti ile halkın diyalog içinde olduğu, öz güvene sahip olan bir anlayışın Türkiye’ye hakim olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, bir dönem yok olmuş güven ortamının AK Parti iktidarı ile yeniden oluştuğunu söyledi. Başbakan Erdoğan şunları söyledi: “Şu anda faiz oranları yüzde 30’lara indi. Enflasyon yüzde 20’lere düştü. Borsada rahatlama var. Millete yeniden güven geldi. Türkiye emin adımlar ile istikrara doğru yürüyor. Artık yeni umutlara bakıyor. Türkiye’de ekonomide en önemli ağırlık merkezi olan işadamlarının güven kaygısı vardı. Yatırımlar yoktu, heyecan yoktu. Şimdi AK Parti hükümetiyle bunları yeniden yakaladılar. İhracat yüzde 34 artış gösterdi.” Daha fazla gayret Başbakan Erdoğan, ekonomide meydana gelen olumlu gelişmeleri yeterli bulmadığına dikkat çekerek, “Bir dönem yüzde 25-30 kapasite ile çalışan fabrikalarımız vardı. Şimdi kapasite oranı yüzde 80’e çıktı. Yatırım yapmaktan çekinen iş adamlarımız yeniden yatırım peşindeler. İşsizliğin çözümü için istihdam getirecek, çağdaş muasır medeniyetler seviyesine çıkmak için eğitim, sağlık ve adalette önemli atımlar atılmalıydı, biz bu adımları attık. Bu çerçevede eğitime 100 yüz destek kampanyası başlattık ve bunun neticelerini almaya başlıyoruz. Sağlıkta ise sağlık hizmetlerini tek çatı altında toplamak için önemli adımlar atıldı. SSK ve Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastaneler aynı çatı altında toplanacak. Tüm hastanelerimiz Sağlık Bakanlığ’na bağlanacak ve tek elden yönetilecek. Bakanlıklarda ihtisaslaşmaya gidilecek” dedi. Eğitim ve sağlık İlköğretimde önemli adımlar attıklarını hatırlatan Erdoğan, “15 Eylül’de 10 binler, 100 binler ile yavrularımız kitaplarını ücretsiz olarak sıralarının üzerinde gördüler. Eğitim ve sağlıkta ayni veya nakdi yatırım yapan iş adamları bunun yüzde 5’ini gider olarak gösterirken, şimdi biz bu oranı yüzde 100’e çıkardık. Adalette ciddi adımlar atıldı. Kopenhag kriterleri doğrultusunda ciddi adımlar atıldı. Türkiye, AB üyeliği konusunda kararlıdır. Bu çerçevede uyum yasalarını hızlı bir şekilde çıkardık. Şimdi sıra bunların uygulanmasında. Türkiye demokrasi ile İslam kültürünü birleştiren model bir ülke. Fiziki noktadan bakıldığında da adalet, ciddi bir sıkıntı içerisinde. Huzurlu çalışma ortamı için Adalet Sarayları’nın yeniden yapılandırılması açısından önemli adımlar atmaktayız. Yine aynı durum cezaevlerimiz için de geçerli. İnsanca yaşanan ve insanca muameleye tabi tutulacak şekilde yeniden yapılandırılıyor” şeklinde konuştu. Çiftçiye destek Başbakan Erdoğan, ekonomik anlamda hükümetin güçlenme gayreti içinde olduğuna dikkat çekerek, “Biz çifçimize verdiğimiz sözleri yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Borcu olan çiftçilerimizin borçlarını yeniden yapılandıracağız dedik ve bu sözümüzü yerine getirdik. Çiftçilerimizi faiz belasından kurtardık. Bir diğer önemli çalışmamız ise çiftçilerimizin mazotunda yüzde 35 oranında indirime gittik. Doğrudan destekleme politikamızı sürdürmekteyiz. Çiftçimizin yanı sıra Bağ-Kur ve işçi emeklilerimizi de unutmadık. Bu kesime gelir gelmez çok düşük seviyelerde bulunan alım güçlerine katkı sağlamak amacıyla seyyanen zam yaptık. İşçi kesiminin toplu sözleşme meselesini çözdük. İkramiye sıkıntılarını Ramazan ortasında çözeceğiz. Fakir fukaraya 800 bin ton kömür yardımı yaptık. Böylece Anayasamızda yer alan ‘demokratik, laik, sosyal hukuk’ devletinin o sosyal yönünü, gerek eğitim gerek fakir fukaraya oluşturulan yeni imkanlar ile devlet olarak bu görevimizi yerine getiriyoruz.” diye konuştu Borcunu ödeyen Türkiye Başbakan Erdoğan artık borcunu ödeyen bir Türkiye’nin olduğunun altını çizerek şunları söyledi: “Geçmişten devralınan faizleri ödeyen bir Türkiye var. Türkiye artık iflas eden banka serüvenini yaşamıyor. Bizim dönemimizde iki banka meselesi oldu. Devletin sırtında kambur olan bu bankacılık anlayışını devam ettirmeye gönlüm razı değil, böyle bir anlayış olamaz. Fakir çile çekecek. Yani banka iflas edecek, yükünü yine vatandaş ve devlet çekecek. Bu nasıl bir anlayış, buna nasıl bir hoşgörü ile bakarsınız. Her kurum ve şahıs sorumluluğu üstlensin ve ona göre olaya yaklaşsın. Yasama yürütmesi ile her kurum elini taşın altına koymalı ki, Türkiye’de bu bedeller bu millete ödettirilmesin.” Erdoğan tüm olumsuz şartlara rağmen, hükümetin 10-11 aylık dönemki icraatında vatandaşa yük getirecek zamlardan kaçındığını ifade etti. Erdoğan, hükümetleri döneminde sanayicimizin önemli girdi hammaddesini oluşturan elektriğe zam yapılmadığını belirterek, “Biz hükümet olduktan sonra doğalgazda fiyatlar düşürdük. Eskiden ay yada hafta geçmiyordu ki elektriğe, doğalgaza ve benzine zam gelmesin. O dönemler artık çok geride kaldı” dedi. Başbakan Erdoğan, hükümetin önemli gelir kaynakları arasında yer alan 2-B’lerin satışına ilişkin yaşanan tartışmaları hatırlatarak, konuya ilişkin şu açıklamada bulundu: AB’ye değer katacağız “Biz bu konuda çok samimiyiz. Bu ülkede millet için ben bir şey yapacağım diyen herkes için bu tezimize destek gerekir. Bu konudaki işgale içim yanıyor. Biz bu konuyu yine anlatmaya çalışacağız. 25 milyar dolar beklenti var, ancak bunu hükümet elde edemez diyenler var. Vergi barışında da bu söylendi. Ama hedefin çok üstünde bir miktar topladık. Bizim uygulamamıza karşı çıkanlar, bu hukuksuzluk durumunun çözümü ile ilgili olarak görüşleri neyse belirtsinler, biz onu yapalım.” Türkiye’nin AB’ye girmesi ile demokratik İslam kültürünü buluşturan bir modelin AB’ye kazandırılacağını kaydeden Erdoğan, “Türkiye’nin AB’ye alınmasının buraya katacağı çok şey olacak. Türkiye’nin AB’ye girmesiyle İslam dünyasının AB’ye olumlu bakışını sağlayacak. AB üzerinde çok çeşitli spekülasyonlar var. AB’nin Hıristiyanlar kulübü ekonomi birliği olarak nitelendirenler var. Ancak AB bir siyasi değerler bütünüdür. AB’de farklı kültürel zenginlikler olmalı. AB medeniyetlerin çatıştığı değil, buluştuğu bir yer olmalı. Bunun için de Türkiye AB’ye girmelidir.” Irak’a asker gönderme ABD’nin Türkiye’nin stratejik ortağı olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, “ABD’nin asker konusunda bizden talebi oldu ve biz de bunu değerlendirdik. Biz Irak’a savaşa gitmeyi düşünen bir zihniyet ile gitmiyoruz. Irak’ta şu anda enerji başta olmak üzere alt yapı çökmüş, ilaç ve gıda konusunda sıkıntıları var. Biz Türkiye olarak Irak’ın bu sıkıntısına ışık tutalım dedik. Bu çerçevede Irak’a enerji, su ve gıda yardımı yapıyoruz. Irak halkının refahı için ABD’nin de talebi üzerine Türk askerini bölgeye gönderelim dedik. Ama asker gönderme ihtirası ve hırsı içinde değiliz. Irak halkının değerinden dilinden sadece Türk askeri anlar. ABD’nin bizden istediğe talebe cevap vermesinde gecikme var. ABD’li Paul Bremer’in Türkiye’ye yönelik yaptığı eleştirilere bakıldığında; bu kişi yakın siyasi tarihi bilmiyor ya da bizi tanımıyor. Eğer gerçekten bizi ve Türk insanını tanımış olsa idi bu lafı etmez idi. Biz Irak için en hayırlısı ne ise onu yapalım.” Kıbrıs’ta çözüm ABD’den alınacak 8.5 milyon dolarlık kredi konuşunda aceleci olmadıklarını belirten Erdoğan, “Bütçemizi krediye göre ayarlamadık. Verilirse iyi olur, ancak verilmezse bizi etkilemez” dedi. Kıbrıs konusuna da değinen Başbakan Erdoğan, “Kıbrıs’ta iki kesim, iki millet var ve bunlar birbirinin hukukuna saygılı olmalı. Bu kabul edilmediği sürece Kıbrıs konusunda çözüme gitmek zorlaşacak. Tek tarafın olumlu yaklaşımı ile mesele çözülmüyor. İsteğimiz Güney Kıbrıs’tan da olumlu tepkilerin gelmesi, ancak böyle bir gelişme şu ana kadar olmadı” şeklinde cevapladı. KKTC Hükümetinin attığı olumlu adımlara cevap alamadığını ifade eden Başbakan Erdoğan, Kıbrıs ve AB konusunun birbiri ile bağdaştırılmasına kesinlikle karşı çıktıklarını kaydetti.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT