BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zorlu’ların “Vestel-City”leri

Zorlu’ların “Vestel-City”leri

Sayın Ahmet Nazif Zorlu’nun imzasıyla Manisa’daki “Vestel City”nin açılış ve temel atma törenlerinin daveti geldiğinde açıkçası şöyle düşündüm; “Sabah gidip akşam dönerim, birkaç saat törende geçer, böylece Zorlu’larla mutlu günlerinde beraber olurum.



Sayın Ahmet Nazif Zorlu’nun imzasıyla Manisa’daki “Vestel City”nin açılış ve temel atma törenlerinin daveti geldiğinde açıkçası şöyle düşündüm; “Sabah gidip akşam dönerim, birkaç saat törende geçer, böylece Zorlu’larla mutlu günlerinde beraber olurum. Ama bu arada liseyi bitirdiğim güzelim Manisa’nın havasını ciğerlerime doldurup hasret gideririm. Esas olarak da anneceğimi ziyaret eder, elini öperim kısmet olursa onunla hiç olmazsa bir iftarda beraber olurum.” Kafamda bu düşüncelerle şöyle bir uğrayıp kaçma düşüncesiyle “Vestel City”e geldim. Türkiye’de birçok organize sanayi bölgesini gezmiş olduğum için, sanayi bölgesi boyutları içinde bir yatırım hayal ediyordum. Ancak törenle ilgili bayrakların görülmeye başladığı anda gözüme çarpan binaların büyüklüğü kafamdaki ölçüleri yıktı attı. Basın için hazırlanmış şirin odaya gitmek için girdiğimiz çamaşır makinası fabrikasını gördüğümde bugün akşama kadar burada kalıp, bu gerçekten hepimizin göğsünü kabartacak başarının mutluluğunu sonuna kadar paylaşmaya karar verdim. Ahmet Nazif Zorlu’yla ilk tanışmamız yıllar önce TGRT’de hazırlayıp sunduğum “İş Dünyamız” programında olmuştu. O günlerden birinde Ahmet Nazif Bey şöyle birşeyler söylemişti şirin Ege şivesiyle “Resulcüğüm, elektronikte ne yana döneceğimizi düşündüğümüz günlerdi, arkadaşlar monitör üretimine pek sıcak bakmıyorlardı, benim burnuma ise monitörler tarafından hoş kokular geliyordu, monitör üretimine karar verdik, sonrası malum televizyon üretimi Zorlu’nun sıçramasında büyük etki yaptı.” Yönetim uzmanları yıllar süren uygulamalar sonucunda IQ yani mantık zekasının yeterli olmadığını, EQ yani duygusal zekanın gerekli olduğunu söylemeye başlamışlardı son yıllarda. Son günlerde ise SQ’dan “Spritual Quotient” yani Sezgisel Zeka’nın iş hayatındaki başarıya etkilerinden bahsediyorlar. Hani bizim dedelerin “Firaset” dedikleri şey. Bu firasetin temelini ise, görmüş geçirmişlik, tevazu, vatan ve insan sevgisi, dürüstlük, çalışkanlık, iyi niyet ve benzeri özellikler teşkil ediyor. Bu özelliklere sahip olan iş adamları, yarın ne olacağı belli olmayan bu günlerde, mantık ve duygusal zekalarının yanında sezgisel zekalarını kullanarak başarılı oluyorlar. Tabii bu arada, takım olarak ortak aklı harekete geçirecek liderlik özellikleri de işin olmazsa olmazı. Zorlu ailesi bu saydığımız hususlarda şanslılar. Bu birlikteliği devam ettirerek ülkeye daha büyük eserler kazandıracaklarına inanıyor, Türk milletine böylesine bir gurur yaşattıkları için teşekkür ediyorum.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT