BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Selim Han ve Şair Hikmet... -255-

Selim Han ve Şair Hikmet... -255-

Osmanlı sarayında, “gönül ehli” bir insan vardır; “Şair Hikmet”... Yavuz Sultan Selim Han’ın çok sevdiği can dostudur... Ancak bir gün olan olur sultan saraydan uzaklaştırır onu... Aradan zaman geçer, gerçek anlaşılır ve Padişah bulunmasını emreder, ancak ara ki bulasın!..



Yavuz Sultan Selim Han mübârek, bir gün nasıl olduysa gönül ehli olan Şâir Hikmet’i fitneciler yüzünden üzüp, yanından uzaklaştırmış. Şâir Hikmet de, diyâr diyâr dolaşıp yerleşecek yer aradıktan sonra, nihâyet Van Müftüsü’nün yanında kâtip olarak çalışmaya başlamış. Ara ki bulasın!.. Aradan zaman geçtikten sonra, gerçekler anlaşılır ve Sultan Selim Han şâiri tekrar bulmak istemiş. Fakat ara ki bulasın... Şâir sanki yer yarılmış da içine girmiş. Düşünmüş, taşınmış ve aklına bir fikir gelmiş: “Ben bir mısrâ yazayım ve bir yarışma düzenlensin. Benim mısrâmı beyte tamamlayan en güzel mısrâyı yazana mükâfât vereceğimi îlân edeyim. Şüphesiz ki Şâir Hikmet de dayanamayıp, katılacaktır. O vakit, onu üslûbundan tanırım...” Ardından şu mısrâyı yazmış: “Bütün dünya benim olsa gamım gitmez nedendir bu?” Yarışma ilân edilir Devlet-i Âl-i Osmân’ın her köşesinde Sultan’ın başlattığı yarışma îlân edilmiş. Tabiî katılan çok olmuş. Her eli kalem tutan, Sultan’ın mısrâsına bir mısrâ katıp, saraya göndermiş. Fakat pâdişah hiçbirisini kabul etmiyormuş... Van Müftüsü bu hâli işitince, ‘Şansımı bir de ben deneyeyim, nasipse olur’ deyip, koyulmuş bir mısrâ yazmaya. Kendince bir şeyler yazdıktan sonra, bir de kâtibine göstermiş, ‘Nasıl olmuş?’ diye. Şâir Hikmet de, ‘Şurası şöyle olsa nasıl olur?’, ‘Şurasını da şöyle değiştirseniz güzel olmaz mı?’ derken ortaya aşağıdaki mısrâ çıkmış: “Ezelden gam turâbıyla yoğrulmuş bir bedendir bu.” “Hemen saraya gelsin!” Pâdişah Van Müftüsü’nden gelen beyti okuyunca birden durmuş. ‘Tamam’ demiş, ‘işte aradığımı buldum. Hemen haber salın bu mısrânın şâirine, saraya gelsin.’ Müftü büyük bir heyecanla gelmiş saraya. Pâdişah sormuş: ‘Bak müftü efendi. Bu mısrâ ile mükâfâtı hak ettin. Lâkin bu mısrâın şâiri sen değilsin.’ Müftü efendi hiç uzun etmemiş. Doğruyu söylemiş ve Yavuz da Şâir Hikmet’e kavuşmuş... Târihin kahramanlıkları ile yâd ettiği Yavuz’u şiirden, edebiyattan da böylesi anlarmış işte...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106862
    % -0.05
  • 3.5255
    % -0.35
  • 4.1259
    % -0.63
  • 4.5333
    % -0.35
  • 144.338
    % -0.12
 
 
 
 
 
KAPAT