BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üç kitabın düşündürdükleri

Üç kitabın düşündürdükleri

Irak konusunun gündemimizde büyük yer işgal ettiği şu günlerde, size, yayınlanmış üç değerli çalışmadan söz etmek istiyorum:



Irak konusunun gündemimizde büyük yer işgal ettiği şu günlerde, size, yayınlanmış üç değerli çalışmadan söz etmek istiyorum: Bir tanesi, Mimar Sinan Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof.Dr. Suphi Saatçi’nin “Kerkük Evleri”; biri, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mustafa Budak’ın “İdealden Gerçeğe-Misak-ı Milli’den Lozan’a Dış Politika”; sonuncusu da, Beykent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü Araştırma Görevlisi Mesut Özcan’ın “Sorunlu Miras: Irak” adlı kitapları. *** Prof. Saatçi’nin, bundan on yıl önce tamamladığı “Kerkük Kenti ve Ev Mimarisi” başlıklı doktora tezi, renkli resimlerle zenginleştirilmiş olarak nihayet yayınlandı. Kerkük Türkmenlerinin esprili anlatımı ile “evde kalmış kız”a benzettiği araştırmasının yayınlanmasını bir “düğün”e benzeten Saatçi, 80 yılı aşkın bir süreden bu yana bize hayli “ırak” kalmış; savaş nedeniyle son aylarda adını oldukça sık duyduğumuz Kerkük’ün Anadolu şehirleri ile olan benzerliklerine dikkatimizi çekiyor. Kerkük Türkmenlerinin hayat telakkileri ile yaşama biçimlerini yansıtan, o kendine mahsus ev mimarisi ne kadar da bizden... Yarım asrı aşkın bir süre, aydınları ve resmi kurumları tarafından “Dış Türkler” kavramının reddedildiği bir ülkede, insanlara Kerkük’ün ne kadar bizden olduğunu nasıl anlatacağız? İşte, “Kerkük Evleri” kitabı bu soruya güzel bir cevap teşkil ediyor. Kent ve ev mimarisi ile igili olarak resim ve çizimler eşliğinde yapılan bilimsel ve teknik açıklamaların yanısıra, o kentte ve o evlerde yaşanan hayatla ilgili folklorik bilgilerin de verilmesi, kitaba ayrı bir canlılık ve sıcaklık veriyor. Kısacası, sayfalar arasında bize Kerkük’ü yaşattıkları için, hem değerli dostumuz Suphi Saatçi’ye, hem de böyle bir kitap için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan Klasik yayınlarına teşekkür borçluyuz... *** Doç. Dr. Mustafa Budak, “İdealden Gerçeğe” adlı kitabında, bizim Batı’dan, geçen asrın ilk çeyreğinde Cumhuriyet’le iktibas ettiğimiz “ulusdevlet”i oluşturan kavramsal çerçeveyi sorguluyor. Misak-ı Milli’nin, sadece ulusal sınırları belirleyen bir kavram olmadığını belirten Mustafa Budak, Misak-ı Milli ile Osmanlı imparatorluğunun yerine kurulan ulusdevleti oluşturan, temel unsurların da tanımlandığını ileri sürüyor. Böylesine kapsamlı bir kitabın, tam da, “Misak-ı Milli sınırları içinde olduğu halde”, bugün ülkemizin sınırları dışında kalmış bulunan Kerkük’le ilgili yoğun bir gündemin yaşandığı şu günlerde yayınlanması, ayrı bir memnuniyet vesilesi oldu bizim için. Musul’u ve Kerkük’ü hangi şartlarda kaybettiğimizi bize bir kez daha hatırlatan değerli bilim adamı Mustafa Budak’ı ve kitabı yayınlayan Küre Yayınları’nın yöneticilerini kutluyorum. *** Uluslararası sınır ve hudut teorileri açısından, Irak’ın sınırlarının oluşumunu inceleyen genç araştırmacı Mesut Özcan, “Sorunlu Miras: Irak” adlı kitabında bize, tarihi, etnik, kültürel, sosyal ve siyasi özelliklerinin yanısıra, sorunları ile de tüm Ortadoğu bölgesinin adeta özeti gibi olan bir ülkeyi anlatıyor. Ülkemizin önde gelen strateji uzmanlarından Prof.Dr.Ahmet Davutoğlu, bu kitaba yazdığı takdim yazısında, ülkelerin sınırlarının, siyasi, ekonomik ve kültürel olmak üzere üç bakımdan belirgin bir iç bütünlük oluşturması gerektiğini belirtiyor. Eski Yugoslavya, Afganistan ve Irak’ı, bu üç kriter bakımından birbirlerine benzeten Davutoğlu, bu her üç şartı da sağlayan sınırların istikrarlı, sağlamayan sınırların ise sürekli problemli olduğuna dikkat çekiyor. Bugünkü sınırları, bu kriterler dikkate alınmaksızın ve tamamen kolonyal bir anlayışla çizilen Irak’ın bölgedeki konumu ile ileride muhtemel sorunlarının anlatıldığı kitabın yazarı Mesut Özcan’ı, gelecek vaad eden bir bilim adamı adayı olarak tebrik ediyorum. *** Bu arada, son haftalarda basında sıkça yer almaya başlayan, “İsraillilerin Kuzey Irak’ta arazi alımları” ile ilgili haberler, Musevi inancındaki “Arz-ı Mev’ud” idealini akla getiriyor. Yoksa İsrail, 2500 yıl önceki “Babil Sürgünü”nün rövanşını almaya mı hazırlanıyor? Not: Amerika’daki ünlü fizikçilerimizden, Miami Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Behram Kurşunoğlu’nun, geçen 25 Ekim günü vefat ettiğini teessürle öğrendim. Uzun yıllar, bilimsel araştırmaların yanı sıra, Beyaz Saray’a danışmanlık yapan ve dünyanın önde gelen bilim adamlarını bir araya getirerek kurduğu ve başkanlığını yürüttüğü “Global Foundation” aracılığı ile ülke liderlerine hitaben “Beyaz Bildiri” adlı bir deklarasyon yayınlayarak, dünya barışı için de önemli çabalar sarfeden sevgili dostum Kurşunoğlu’na Allah’tan rahmet, sevenlerine başsağlığı diliyorum.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108146
    % 1.14
  • 3.6621
    % -0.26
  • 4.3316
    % 0.07
  • 4.8222
    % -0.68
  • 151.446
    % 0.01
 
 
 
 
 
KAPAT