BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Planlı yaşayın

Planlı yaşayın

Eğer, hayatınızda her zaman yapmak isteyip de, bir türlü organize edemediğiniz şeyler olduğunu düşünüyorsanız, dağınıklıktan ve unutkanlıktan şikayetçiyseniz, “hayatınızı düzenlemeyi öğrenmek zorundasınız” demektir



‘Kolay ve huzurlu bir hayat için, düzenli olmayı öğrenmek zorundayız. Öyle insanlar vardır ki, siz üzerinize düşen sorumlulukları yerine getirmekte güçlük çekerken onlar, son derece sakin, sosyal hayatlarındaki faaliyetlerini aksatmadan yerine getirirler ve çeşitli başarılara da imza atarlar. Eğer siz; bu kişilerin sırrını merak ediyor ve hayatınızda her zaman yapmak isteyip de, bir türlü organize edemediğiniz şeyler olduğunu düşünüyorsanız, dağınıklıktan ve unutkanlıktan şikayetçiyseniz, “hayatınızı düzenlemeyi öğrenmek zorundasınız” demektir. Araştırmacı yazar Lisa Kanarek de başarı ve organizasyon arasındaki ilişkiyi incelediği kitaplarında; “Organizasyonun insanlara doğuştan gelen gizli bir yetenek değil, aksine sonradan öğrenilen ve herkesin uygulayabileceği küçük programlar bütünü olduğunu” ifade ediyor. Benzer durumlardan şikayetçiyseniz işte size birkaç öneri: * Geleceği planlayın: Dağınıklıktan ve zamanın size yetmediğinden şikayetçiyseniz yapmanız gereken; ihtiyaçlarınızı önceden belirlemek ve işleriniz sıkışmadan önce zamanında yapmak. Örneğin; bir alışveriş listeniz olsun, gelişigüzel alışverişe çıkmayın. Bir doğum günü hediyesini, faturalarınızı son güne bırakmayın. Tüm bu ayrıntılı işler planlanmadığı zaman hem zihninizi yorar, hem de başka önemli işlerinizin aksamasına neden olur. * Zaman konusunda cimri olun: Her işin zamanında yapmayı başaran insanlar, zamanları konusunda çok cimri davranırlar. Çevrenizdeki insanlara “hayır” demesini bilin. “Yardımsever olmayın” demiyoruz ancak gerçekten zorlanacağız ve sonradan sıkıntısını çekeceğiniz durumlarda önceliği kendinize verin ve sizden istenen yardım talebini, kibarca reddedin. Unutmayın ki, hayatları başkaları tarafından kontrol altında tutulmak istenen insanlar, çevrelerini memnun etmekten başka bir şey yapmazlar, sonra da mutsuz olurlar. * İşlerinizi sıraya koyun: Bir ajandanız olsun ve elinizdeki işle ilgili detayları, ardından gelen işleri önem sırasıyla yazın ve uygulamaya geçin. Yaptığınız her işin üstünü çizin. Gereğinden fazla kağıt biriktirmeyin. Uzmanlar bu konuda “dikkat edin, sakladığınız kağıtların yüzde 80ini kullanamazsınız” diyor. Çalışma masanızın üstünü düzenleyin. * Ayrıntılara takılmayın: Hayatınızdaki detayları hatırlamanızın en iyi yol, hafızanızı fazla yükten kurtarmaktır. Küçük, önemsiz işleri kafamızda büyüterek, beyninizi boş yere yormayın. Günlük işlerinizi de ajandanıza yazın ve uygulamaya geçin. * Hayatı kolaylaştırın: Anahtarınızı, cüzdanınızı, kimliğinizi vb. çok sık kaybedip arıyorsanız, belli bir yer belirleyin ve oraya koyun. (Örneğin bir vazo içi anahtarlar için ideal olabilir.) Gereksiz her eşyayı elinizin altında tutmayın. Eskilerinizi elden çıkartmasını bilin. Arada bir giysi dolabınızı gözden geçirin. Ne zaman, ne giyeceğinizi belirleyin. Bu davranış sabahları okula, işe giderken ayna karşısında boşa zaman kaybetmenizi engeller. * Kendinizi ihmal etmeyin: İşinize ne kadar önem veriyorsanız, kendinize de en az o kadar önem verin. Uykunuza, beslenmenize dikkat edin. Ayakkabılarınızı silmeniz veya ceketinizi fırçalamanız çok vaktinizi almayacağı gibi temiz görünmenizi sağlar. Saçlarınızın ve ellerinizin bakımını da sakın ihmal etmeyin. İyi bir görüntü sizi de motive eder. Gençlik eldengitmeden... Bugün bir hikaye anlatmak istiyorum. Mesajı da içinde. Ben çok beğendim, bakalım siz beğenecek misiniz? “Zamanın birinde bir kasabada yaşayan dünyalar güzeli bir kız varmış. Bu kız öyle güzelmiş ki çok uzak memleketlerden bile birçok soylu, zengin, delikanlı onu görmeye gelirmiş. Ne var ki bu güzel kız kimseleri beğenmezmiş. Bu arada aynı kasabadan bir genç de, bu kızı istemiş. Ama kız onu da reddetmiş. Aradan uzun yıllar geçmiş, delikanlı kasabadan ayrılmış. Kendine başka bir hayat kurmuş. Evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış. Bir gün yolu, bir zamanlar yaşadığı bu güzel kasabaya düşmüş. Orada tanıdık birine rastlayınca, aklına bir zamanlar o kasabada yaşayan dünyalar güzeli kız gelmiş. Ona ne olduğunu sormuş. Çirkin ve fakir koca Yaşlı adam önünde gül bahçesi olan bir evi göstererek, kızın evlendiğini söylemiş. Bizimki bir zamanlar herkesi reddeden kızın eşini çok merak etmiş. Bir gün gizlenip, kızın eşini evden çıkarken görmüş. Eşi, çirkin mi çirkin bir adammış. Üstelik zengin de değilmiş. Çok merak eden adam, eşi gittikten sonra, evin kapısını çalmış. Kız kapıyı açınca da kendisini tanıtıp kıza, “niye böyle bir adamla evlendiğini” sormuş. Kız da ona arkasındaki gül bahçesinden en güzel gülü getirirse yanıtını vereceğini, bu arada tek koşulunun da bahçede ilerlerken, geriye dönmemesi olduğunu söylemiş. Adam da bunun üzerine, yüzlerce güzel gülün olduğu bahçede ilerlemeye başlamış. Birden çok güzel sarı bir gül görmüş. Tam ona doğru eğilirken ileride kocaman pembe bir gül gözüne çarpmış. Tam ona uzanırken daha ileride olağanüstü güzellikle kırmızı bir gül goncası görmüş. Derken bir de bakmış ki bahçenin sonuna gelmiş ve mecburen oradaki bir gülü kopartıp kıza götürmüş. En güzeli ararken... Bahçenin en güzel gülünü beklerken kız bir de ne görsün, yaprakları solmuş cılız bir gül. Bunun üzerine kız adama şöyle demiş: “Bak gördün mü? Her zaman daha iyisini bulmak isterken ömür geçer ve sen en kötüsüne razı olmak zorunda kalırsın. Bu yüzden gençlik gitmeden fırsatları değerlendirebilmek, elindekilerin kıymetini bilmek gerekir.” Ne dersiniz? Çok zaman, “altın bulacağım derken yakınımızdaki gümüşü göremiyoruz” veya atalarımızın tabiriyle, “Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan oluyoruz” galiba değil mi? Cilt bakımınıza özen gösteriyor musunuz? “Güzel görünümlü bir cilt, büyük değer taşır.” Ne kadar güzel bir yüze de sahip olsanız cilt bakımınıza özen göstermeniz gerekir. İşe cilt tipinizi tanımakla başlayın. Kuru, yağlı ve karma olmak üzere 3 tip cilt vardır. Kuru ciltlerin adı üstünde kuru, pul pul bir görüntüsü vardır. Yağlı ciltler ise parlar, pürüzlüdür. Sivilce yapmaya müsaittir. Eğer cildinizin alın, burun ve çene bölgeleri yağlı, yanak, göz etrafları ve boğaz kısmı kuruysa karma bir cilde sahipsiniz demektir. Cildiniz kuruysa, yumuşak malzemeleri tercih edin. yüzünüzü sık sık nemlendirin ve pudralardan uzak durun. Yağlı bir cilde sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, sabun veya temizleyici ve suyla yüzünüzü sabah-akşam mutlaka yıkayın. Çünkü yağlı cilt kir ve tozları çok toplar. Cildiniz için “dengeleyici” özellik taşıyan nemlendiriciler kullanın. Çoğumuzun cildi karma özellik taşır. Bu tip cildi olanların kuru bölgeleri günde birkaç kez nemlendirmesi gerekir. Cildinizde yağlı ve kuru bölgeler tam olarak ayrılmamışsa süt kıvamındaki kremleri tercih edin.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT