BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gül kokusu yayılıyordu

Gül kokusu yayılıyordu

Hocası İsmail Pehlivan, ellerini açtı ve dua etti.



Hocası İsmail Pehlivan, ellerini açtı ve dua etti. Duasında, Allahü teâlâya hamd, Peygamber efendimize salavat getirdikten sonra,”Ya Rabbi! Bu kıspeti giyen kuluna, en büük rakibi olarak kendi nefsini bilmeyi, pelvanlıı saa kullua ulaştıran yolda vasıta görmeyi, pelvanlın yedi şartına, pirimiz Demir Buba’nın vasiyyetine uygun hareket itmeyi, pelvanlıı, alperenlerin hatırası olarak bilmeyi ve alperenler gibi hareket edebilmeyi, pelvanlıı sana kavuşturan yolda araç görmeyi, amaç bilmemeyi nasip it” şeklinde başlayan uzun bir dua etti. Bu duaya başta Yusuf olmak üzere orada bulunan herkes cân-ı gönülden amin dediler. Yusuf’un anne-babası ve Çavuş Ninesi, kendilerine bu günü gösterdikleri için gözyaşları içinde yüce Allah’a dua ediyorlardı. Ve duanın sonunda hocası Yusuf’a döndü. İsmail Hoca, Yusuf’u yanına çağırdı. Yusuf, utancından iyice terlemişti. Kimsenin yüzüne bakamıyordu. Hocasının yanına geldi ve bekledi. Hocası, sol eliyle Yusuf’un kıspet kasnağından tuttu, sağ elini de kalbinin üstüne koydu. Gül yağı ve gül suyuyla yıkanmış kıspetten ortalığa çok güzel bir koku yayılıyordu. Yusuf’a sordu: -Yusuf! Hayatının sonuna kadaa, Demir Buba’nın koyduu pelvanlıın yedi şartına, ele, bele, dile, ayağa, göze, kulağa ve kalbe sahip çıkma şartına uycaana buradakileen uzurunda yemin ediyer misin? Yusuf, gözlerini kapadı ve hocasına cevap verdi: -Ediyerim. Hem vallahi hem de billahi Demir Buba’nın koyduu pelvanlıın yedi şartına uycam. Bunun için elimden gelen gayreti göstercem. -Evladım Yusuf! Giidin beyaz gömlek, dünya istekleenden sıyrılmanın, şehitliin, Kırkpınar’ın duumasına vesile olan iki alperenin güleşirken şehit olmasının işaretidir. Bunu iç bir zaman aklından çıkaama. Allah, kıspet giimeni epimiz için ayırlara vesile kılsın. Adi öp büyükleenin elleeni de hayır dualaanı al. Soona da kahyayla şüüle bi güleş yapın da gürelim nice yiit, nice pelvan ulmuşsun. Yusuf, hemen hocasının eline sarıldı. Büyük bir saygıyla öptü. Hocası, da, “Allahü teala muvaffak itsin, utandırmasın” diyerek alnından öptü. Yusuf, daha sonra Çavuş Ninesi’nin yanına koştu, kırış kırış ellerine sarıldı. Nineciği, “Hay bre! Yusufum büümüş te, kıspet giimiş. Rabbime şükürlee ossun. Bugünneri gürdüm. İnşallah başpelvan olduun günneri de gürürüm.” söylenmesinde Yusuf’u doyasıya sevdi. Hemen yanındaki Ayşe gelin, sıranın kendisine gelmesini bekliyor, büyüklerinin yanında sevincini belli edememenin doymuşluğunu yaşıyordu. Yusuf, ninesinden sonra babasının elini öptü. Deli İsmail Pehlivan, Yusuf, başpehlivan olmuş gibi sevinçliydi. Öyle bir kucakladı ki, Yusuf, kemikleri kırılıyor zannetti. “Yusufum. senden irazıyım, Allah da senden irazı ossun. Daa ne diyeyim” diye dua eden Deli İsmail gözyaşlarına mani olamamıştı. DEVAMI VAR
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT