BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “At binenin, kılıç kuşananın” -257-

“At binenin, kılıç kuşananın” -257-

İran Şahı Tahmasb’a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi, ancak Şah ondan garip bir istekte bulundu...



Osmanlı Devleti’nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye’nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı... 1736’da İran Şahı Tahmasb’a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. “Benim bir derdim var” Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin? -Hayırdır İnşallah. -Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle! Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Seyislere işaret etti Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: “Bismillah” deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: “Bırakın!” diye bağırdı... İran Şâhı’nın önünde... Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa’yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı’nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken de, Osmanlı Paşasına yaraşır bir tavırla şu tarihi sözleri söyleyiverdi: -At binenin, kılıç kuşananın Şah’ım!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109247
    % 1.23
  • 3.8254
    % -0.26
  • 4.5078
    % 0.05
  • 5.1125
    % -0.48
  • 153.62
    % -0.29
 
 
 
 
 
KAPAT