BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ne zaman ülkede huzur tesis edilse..

Ne zaman ülkede huzur tesis edilse..

Laiklerle laikçilerin hiç alakası yok. İkinciler tek parti faşizminde kalmış gericiler. “Kamusal alan” diye bir laf çıkardılar durup durup memleketi fesada vermekteler. AK Parti yoluyla milletin iktidara gelmesini hazmedemiyorlar, mesele bu.



Laiklerle laikçilerin hiç alakası yok. İkinciler tek parti faşizminde kalmış gericiler. “Kamusal alan” diye bir laf çıkardılar durup durup memleketi fesada vermekteler. AK Parti yoluyla milletin iktidara gelmesini hazmedemiyorlar, mesele bu. Demokrasi adına acı olansa muhalefet partisi CHP’nin içinden bir takım kimselerin de laikçiler gibi düşündüklerine dair televizyon ekranlarında görünmeleri. Bu sözcüler, böyle düşünüp konuştukça muhalefet partisi baş aşağı gidecektir. Ne zaman ülkede huzur tesis edilse bakıyorsunuz laikçilik hortlamış. Demokrasi, eşitlik, Hak, halk ve insan hakları düşmanı bu çağ dışı anlayışla en fazla CHP’nin mücadele etmesi gerekirdi. Çünkü muhalefette ve yerini koruyamıyor. Muhalefet, sadece iktidara çatmak değildir. Muhalefet partileri, halkın menfaatlerini korumakta iktidar partisiyle yarışır. Neymiş kamusal alan!... Düpedüz yalan... Karşınızda bir zanlı var. O, ister açık olsun, isterse kapalı. Size düşen zanlıyı muhakeme etmek. Takma dişlileri de mahkeme salonundan atacak mısınız? O da ağızlara takılıp çıkartılıyor? Büyük kitle rencide olmuştur. Statükocu laikçilik halkın rencide olmuşluğunu umur etmiyor. Üstelik bir de utançtan mahkeme duvarlarını terletecek bir bahaneye sığındılar. Güya, zanlı, avukatlık yapmaktaymış ve duruşmalara girerken başını açmakta olduğundan sanık sıfatıyla kapanması meydan okumakmış. Bu dahi müdafaa edilir bir mantık değil ama böyle bir iddianın doğru olmadığı ispatlandı. O yargıç, artık o davaya bakamaz. Taraf olmuş, sanığa husumet duyduğunu alenen ifade etmiştir. Adalet alet edilerek böylesi keyfilik işlenirken bir takım baro başkanları bürokratik statükoya destek verebilirler, fakat CHP’nin buna hakkı yoktur. Tek parti diktatoryası zamanında bu halk, Ankara’nın merkezine giremezmiş. Sebep, yabancı elçiler onların fukaralığını görmesin. Devrin laikçileri, halkın halini iyileştireceğine ondan utanırmış. Ulus, Kızılay gibi meydanlar bugünkü laikçilerin tarifiyle kamusal alanmış. Peki şimdi ne olacak? İkide birde hortlayıp memleketin huzurunu kaçıran laikçi yobazlığı memnun etmek için, şehirlerin ana meydanlarıyla caddeleri “kamusal alan” mı ilân edilecek? Onu trenler, vapurlar, uçaklar mı takip edecek? Bir kısım vatandaşları hastaneye sokmayacak mısınız? Doğumevine kabul etmeyecek misiniz, onların evinde yangın çıksa itfaiye gitmeyecek mi? Bu vatandaşlar eczaneden ilaç alamayacak mı? Seçim zamanı okullara gidip oy kullanamayacaklar mı? Bunlarla benzerlerini meydanlarda, ekranlarda, sütunlarda gümbür gümbür sorup halkın yanında yer alma görevi, herkesten önce ana muhalefet partisi CHP’nindir. Bazı CHP’li sözcüler ne yapıyor? Sayın Deniz Baykal’ın onlar gibi düşündüğüne ihtimal vermek istemiyoruz. Bu sözcülerini geri çekmesi lazım. Yoksa CHP daha da aşağı düşecektir. Aşağılarda laikçi azınlıkla buluşmak istemiyorsa bu milletin çoğunluğu gibi düşünüp onun değerlerine sahip çıkmalı. 1943’te değil, bitmekte olan 2003’teyiz. Kimse, “kamusal alan”, “simge”, “başörtüsü başka türban başka” gibi saçmalıklara inanmıyor. Açık da inanmıyor, kapalı da...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108953
    % 0.33
  • 3.482
    % -0.35
  • 4.1105
    % 0.01
  • 4.4532
    % -0.62
  • 144.153
    % -0.16
 
 
 
 
 
KAPAT