BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kamusalcılar!

Kamusalcılar!

Eskiden sağcılar-solcular vardı.



Eskiden sağcılar-solcular vardı. Babadan kalma sağcı, babadan kalma solcu. İki tarafa da bulaşmak istemeyenler, “Ne sağcıyım ne de solcu” diyebilirdi. Onlara da ortayolcu, futbolcu denirdi. Şimdi türban tartışmaları ile ikiye ayrılmış gibi olduk. Acaba bu işin orta yolu nasıl olur.. Birisinin başı ya örtülüdür ya değildir. Ortası nasıl olur? Sonra kamusal alancılar çıktı. Kamusal alanın ne olduğunu ne anlayabildik ne de anlatabildik. Mesela okullar da bu hesapla kamusal alan sayılıyor, ama başı kapalı velilerin okula girmesine pek birşey denilmiyor. KİT’ler kamusal alan sayılmıyor.. Sümerbank mağazasına girenlere karışmıyorlar. Mezarlıklar da kamusal alan sayılmıyor. Gömülürken cenazenin başı açık mı kapalı mı, bakmıyorlar. Oysa ima edilen tarife göre kamusal alan sayılıyor. Vergi daireleri kamusal alan mı değil mi ilgilenen yok. Maazallah, yarın herhangi bir ülke ile savaşılmak zorunda kalınsa muhtemelen harp meydanı kamusal alan sayılmaz. Hastanelerin de durumu karışık..Hizmet alanla veren farklı. Veren başını örtemez ama alanlara şimdilik sesimizi çıkarmıyoruz gibi bir hava var. Mahkemeler aynı zannediyorduk ama değilmiş. Oralarda sanık da olsa, dinleyici de olsa, şahit de olsa olmuyormuş. Size göre bu problem nasıl ortadan kaldırılır.. Konuşarak, tartışarak mı? Kanuni düzenlemeyle mi? Sağcılık solculuk kavgasından konuşarak tartışarak mı kurtuldunuz? Bu gerilimin analizini yapıp, ipi gerenin kim olduğunu, kimin işine yaradığını, nereye varılmak istendiğini ortaya koyup yapılması gerekenleri sıralayabilecek, karar alıcıların önüne koyabilecek adamlarınız var mı? Milli siyaset belgesinde yaramıza merhem olacak bir satır yok mu? “Yassah hemşerim!” demek kolay.. Bu kadarını fabrikaların gece bekçileri de yapıyor. Siz biraz farklı birşey söyleyin de yüreğimize su serpilsin.. Emin ellerde olduğumuzu hissedelim. Çok mu saçma? Türban konusunu bu kadar gerince ne olur? Büyükçe bir kitleyi derli toplu ve diri vaziyette birarada tutmuş olursun. Yarın birgün lazım olduğu zaman bir tarafa kanalize etmen kolay olur. Ne bileyim ben, yedekte bir kahraman vardır. Türban problemini bir gecede çözecek bir kahraman.. Toplumu gerersin, gerersin, okun ucunu da iyi ayarlayabilirsen.. (Rüzgarın yönünü de hesaba katarak) hedefe gönderirsin. Öcalan’ı tutup getireni iktidar yaptık, sonra cezalandırma konusunda mahir bir partiyi iktidara getirdik.. Bu işleri çözecek olanı niye getirmeyelim..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT