BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MANDEPSİYE BASMAK...

MANDEPSİYE BASMAK...

Hakemlik müessesesinin üstünde kara bulutlar dolaşıyor. Daha doğru bir deyimle bir süredir ayakları birbirine dolaşıyor



Hakemlik müessesesinin üstünde kara bulutlar dolaşıyor. Daha doğru bir deyimle bir süredir ayakları birbirine dolaşıyor. Bülent Yavuz’un... Sezonun başından bu yana yapılan hataları “hakem hatası” diyerek ve “yorum hatası” kisvesi büründürerek savuşturan Merkez Hakem Komitesi, sonunda kurgusuna uydurabilmek uğruna verdiği çaba içinde tökezledi. Başı fazlasıyla döndüğünden “mandepsiye” bastı. Sotalardan çıkamadan düğümlendi kaldı... Hakemlerin kimliklerine söz etmiyorum. Sadece hakemlerin dengesini bozan ve bir ipin üstünde yürümeye çalışan Merkez Hakem Kurulu Başkanı Bülent Yavuz’dan söz ediyorum. Bazı yöneticilerin isteğine göre hakem atamaları yapmasından söz ediyorum... Bazı yöneticilerin isteğine göre de bazı hakemleri atayamamasından söz ediyorum. Bunların ekranlarda dile getirilir getirilmez uygulamanın başlamasından söz ediyorum. Korkunun Selanik’i geçtiğini, korkunun hatayı teşvik ettiğini, hatayı aptal yerine koydukları “kamunun gözlerinin önünde” yaptıklarını görüyorum. Muhittin Boşat’ın hatasını hatırlatıyorum. Standart olmayan ve apaçık görülen hataları ve yorumları düzeltememesinden söz ediyorum. Hataların hep birileri lehine... Ve birileri aleyhine sergilenmesinden söz ediyorum. Ben buna kurgu diyorum... Bunların her hafta sergilenir olmasından söz ediyorum... Bu hafta bile verilmeyen penaltıların hesabını istiyorum. Sonunda onları yıkamayan “hakem hatalarından” değil, onları yıkmayı başaran olayın açık bir “kural hatası” olmasından söz ediyorum. Size iki demeç.. Baki Mercimek: “İyi oynadık ama yenemedik. Allah’a şükür...” Mircea Lucescu: “Rakip ilk yarı çok faul yaptı. Hep arkadan faul yaparak oynadılar!” Baki neye şükretti?.. Lucescu’nun ise haberi yok. Ben bir istatistik vereyim: İlk 15 dakikada Beşiktaş 11 faul yapmış, Gençlerbirliği ise sadece 2. Üstelik bu 11 faulun 5 tanesi Emre Aşık tarafından yapılmış ve dördü de arkadan müdahale... Ağlayın beyler ki “memenizi bol tutsunlar...” FALLOW ME Galatasaray yöneticileri “sonuna kadar takipçisi olacağız” diyorlardı. Mustafa Çulcu haftalar önce... Muhittin Boşat geçen hafta döndü. Üstelik “dönüşü muhteşem” Bülent Yavuz’un hakemi iki de penaltınızı vermedi. Keşke “takipçisi” olmasaydınız. KIZIL- AKSU Geçen sezon ne kadar aktifti Levent Kızıl... Amacı uğruna Ümit Milli Takımı’nın seyahatini ve kampını bile “peşkeş” çekmişti bazı menajerlere. Şimdi Ata Aksu çok aktif.. Sıra onda galiba. “Kurgu baştan kokar” desem, ne dersiniz?.. SERHAT B yıldız oyuncu F.Bahçeli Serhat Akın değildir.. Star spor müdürü Serhat Ulueren’dir. Program formatını tasvip etmeyebilirsiniz. “Concept” konusunda karşı çıkabilirsiniz. Yani izlemeyebilirsiniz. Amaaa... Mantığı “birilerinin ayağına basmak” üzerine kurulmuş bir programı, birilerinin ayağına hiç gocunmadan ve “kıvırtmadan” bastığı için hakkını vermelisiniz. O programın yolu bu. O yolda da çok başarılılar. Üstelik görüntüsü olmadan bir programı yaşatmayı ve klasmanda tutmayı başardıkları için övgüyü hakediyorlar. Üstelik, “insanların hayallerini kaşımaktan ibaret” bir “popstar” yarışmasını, insanların “içi dayalı döşeli ve bir de hazır kadını bulunan” bir eve sahip olmaları üstüne kurulan “ben evleniyorum” programlarını nasıl seyrettiklerini biliyor ve onlara kızamıyorsak, “Telegol”e de kızmamalıyız. Formatlarını değil ama Serhat’ı övmek zorundayım. Bir de... Kendi işi değil ama şu Şampiyonlar Ligi’nde önemli ülkelerin yaptığı gibi oyunun “soğuduğu” anlarda 20 ile 30 saniye arasında değişen ve “ağır okunan” klipler yapılmasını sağlasa çok iyi bir iş başarmış olacak. Kekini kremalandırıp pasta haline getirecek. BAŞ-ARI İster hasta deyin, ister tutucu, isterseniz körü körüne ya da bağnaz. Ben Terim’in başaracağına inanıyorum. Ölüp de yeniden doğması gereken bir düzeni inatla yaşatmaya çalıştığını görüyor ve ona inancımı artırarak sürdürüyorum. Fatih Terim başaracaktır... Başarmaya mecburdur. 6 yıl önceki gibi ona saldıranlar, “benim arkadaşımdır” diye başlayarak uzun zamandır inceden, son haftalarda ise ayan beyan saldırmaya başlayanlara rağmen başaracaktır. Bilgisi sorgulandığı için başaracaktır. Yıllar önce kılık kıyafeti ve kimliği sorgulandığı için başarmıştı. Şimdi bilgisi sorgulandığı için başaracaktır. HATALAR Ne kısmetsiz adamlar... Hele Hikmet Karaman... Kendileri bir “hata” yaptılar ve yendikleri Trabzonspor’a 3-0 verdiler maçı. Hakem bir “hata” yaptı ve Kadıköy’den çıkardıkları puanı verecekler şimdi. Koyun Rize’ye dört puan. Çıkarın Trabzon’dan üç, Fener’den iki, averaj dahil puan cetveline bakın şimdi. Ne görüyorsunuz?.. Bülent Yavuz’u mu?.. HUGO Galatasaray “ne” bulamıyor biliyor musunuz?.. Yok. Hagi değil.. Bana göre bir Suat Kaya bulamıyor. Oyunun iki yönünü de oynayan, takım prese gittiğinde “kontra” yemeye müsait olduğu anda gelmiş geçmiş “en iyi top çalan” ve rakibi “çıkarken bozabilen” bir adam bulamıyor. Yeri doldurulamayan adam Suat Kaya’dır. Senede 70 maç oynayabilen Suat Kaya’dır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT