BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 2. Utanç Duvarı!

2. Utanç Duvarı!

Berlin Duvarı’nın yıkılışı, tüm dünyada soğuk savaş döneminin kapanışı olarak yorumlandı ama şimdi İsrail, Filistin topraklarında uzunluğu 650 kilometre, yüksekliği 10 metre, genişliği 60-70 metreyi bulan yeni bir duvar örüyor



Dünyada soğuk savaşın sona ermesinin sembolü sayılan Berlin duvarının yıkılmasının üzerinden 14 yıl geçti. Ancak İsrail Ortadoğu’da bütün dünyanın gözü önünde yeni bir utanç duvarı inşa ediyor. İsrail’in 2002 yılının haziran ayında inşaatına başladığı güvenlik duvarının Filistinlilere hazırladığı gelecek kendi ülkelerinde esaret . Kilometresi bir milyon dolara mal olan duvarın sınırları hâlâ tam anlamıyla belirginleşmiş değil. Şu ana kadar 150 kilometrelik bölümü tamamlanan duvarın toplam uzunluğunun 650 kilometreye çıkabileceği belirtiliyor. Filistinli militanların Batı Şeria’dan İsrail’e sızmasını engellemek amacıyla inşa edildiği belirtilen duvar binlerce Filistinliyi mülteci durumuna düşürecek. Sekiz metre yüksekliğindeki zırhlı beton bloklardan örülen duvar basit bir güvenlik duvarının çok ötesinde. Dikenli teller, çukurlar ve elektronik alarm sistemiyle donanmış duvarın genişliği birçok yerde 60-70 metreye ulaşıyor. Filistinliler göçe zorlanıyor İsrail’in 1948 yılında işgal ettiği toprakları 1967 yılından işgal edilen topraklardan (Yeşil Hat) ayıran bir duvar gibi gösterdiği proje aslında bir tehcir planı mahiyeti taşıyor. Yeşil Hattın üzerinde inşa edildiği söylenen, duvar gerçekte 6-7 kilometre daha doğuda, Batı Şeria’nın içinde yapılıyor. Gelecekte duvarla “Yeşil Hat” arasında bulunan bölgeler “kapalı askeri bölge” olarak ilan edilecek ve Filistin tarafındaki diğer yasak bölgelere de ancak birtakım kontrol noktalarından geçilerek girilebilecek. Böylece Şaron’un utanç duvarının 250 bin civarında Filistinliyi göçe zorlaması bekleniyor. Kaş yaparken göz çıkartılıyor İsrail’in duvar inşa etme gerekçesi intihar bombacılarına geçit vermemek. Ancak duvar on binlerce Filistinlinin hayatını altüst ediyor. Filistinlilerin kendi tarlalarına ve kuyularına girmeleri engelleniyor, topraklarıyla bağları kesiliyor. Bu bölgeler arasında bulunan Tulkarem, Kalkilya ve Cenine, Ürdün nehrinin bütün batı kıyısının en verimli bölgeleri olma özelliğini taşıyor. Tarım alanlarının yüzde 40’ı, kuyuların da üçte ikisi buralarda bulunuyor. İsrail “yeşil hat”tın dışında kalanlara “İsrail” kimliği vermiyor. Dolayısıyla onların özel izin verilmeden “yeşil hat” içine girmeleri yasak. Duvar da “yeşil hat”tın dışına inşa edildiğinden bu mesafe içinde binlerce Filistinli “duvar”la “yeşil hat” arasında dünyadan tecrit edilmiş hale geliyorlar. Tamamlanan ve tamamlanacak kısımları ile ‘duvar’ klasik duvarcılık teknolojisinin çok ötesinde yüksek teknoloji ile donatılıyor. Büyük bölümü çelik zırhlı beton bloklardan yapılan duvar 8-10 metre yüksekliğinde. Birinci safhası tamamlanan ‘duvar’dan bugün yaklaşık 12 bin Filistinli etkilenmiş bulunuyor. Bu nasıl sınır? Ortadoğu’da barışın gelişmesi için kurulan Harry S. Turman Enstitüsü Başkanı Eski Başbakan Şimon Peres’e danışmanlık yapan Kudüs İbrani Üniversitesi tarih profesörlerinden Ammon Cohen, İsrali’in yaptırdığı duvarı savundu. Prof. Dr. Ammon Cohen, duvarın bir nevi sınır olduğunu belirterek İsrail’in güvenlik duvarını inşa etmekte kararlı olduğunu söyledi. İsrail ve Filistinlilerin birbirlerinden özür dileyerek saldırılara son vermesi gerektiğini belirten Cohen, “İsrail ile Filistinliler arasındaki en önemli sorun karşılıklı kuşkular ve güvensizlik. Dünyadaki bütün komşu ülkelerin birbirleriyle sınırları var. Hem de bir bütün olmalarına karşılık. İsrail ile Filistini coğrafi olarak gözönüne getirirseniz bu iki halk arasındaki sınırların değişik bölgelerde birbirine girdiğini görürsünüz. Akdeniz tarafını ele alırsak Filistine ait denize açılan bir Gazze şehri başlıbaşına ayrı kopuk bir parça ve İsrail toprağı ile çevrili. Diğer taraftan ise Ürdün sınırına doğru Batı Şeria toprakları var. Yani bu topraklarda inşa edilen duvar bir nevi sınırdır” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT