BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye’nin rolü

Türkiye’nin rolü

Irak Harekatı’nda Türkiye maalesef aktif rol üstlenememiştir. Oysa, gelişen bütün olaylar Türkiye’yi daha aktif rol almaya doğru itmiş ama, her nedense Türkiye ağırdan almayı ve hadiseleri dışardan izlemeyi yeğlemiştir.



Irak Harekatı’nda Türkiye maalesef aktif rol üstlenememiştir. Oysa, gelişen bütün olaylar Türkiye’yi daha aktif rol almaya doğru itmiş ama, her nedense Türkiye ağırdan almayı ve hadiseleri dışardan izlemeyi yeğlemiştir. Türkiye’nin pasif kalışına ABD’nin katkısı su götürmez bir gerçektir. ABD, Irak’taki oluşumla ilgili olarak; Türkiye’ye karşı tavrını hiçbir zaman açık ve net olarak ortaya koymadı. O da adeta Türkiye gibi ayak sürüdü. Bu durum Türkiye’nin işine gelmedi değil... ABD’nin ayak sürümesine karşı beri taraftan da aynı şekilde mukabele edilince, Türkiye olayın dışında kaldı. Halbuki ABD’nin işi ağırdan almasının sebebi; Irak’taki Kürt gruplarını himaye etmesinden ve onların; Türk askerini istemediklerini açıkça deklare etmesinden kaynaklanıyordu. ABD yönetimi burada ikileme düştü; bir tarafta dost ve müttefik büyük bir ülke, diğer tarafta ise seneler senesi kollayıp gözettikleri bir avuç silahlı Kürt gruplar... Kürtler, kahir ekseriyetiyle Irak’ın kuzeyinde bulunuyordu. Dolayısıyla Irak’ı işgal edecek ABD’ye birinci derecede yardımcı olacaklardı. Nitekim öyle de oldu. Kürtler, ABD’nin en sadık işbirlikçileri olarak, Irak’ın işgalinde rol üstlendi. İşgal sırasındaki bu yardım ve daha sonraki; ülkenin geleceğini belirlemedeki Kürtlere verilen sözler, bu grupları Türkiye’ye tercih ettirdi. ABD bölgeyi terk edecek değildir Bazılarının zannettikleri gibi ABD, Irak’ta işini bitirip bölgeyi terk edecek değildir. ABD gibi süper bir gücün Orta-Doğu’ya askeri olarak yerleşmesi; inceden inceye hesaplanmış çok uzun vadeli işlerin gereğidir. Dolayısıyla ABD’nin Irak’ta işi bitse de bölgeden ayrılacak değildir. Zaten şu andaki işi uzatmasının sebebi de bizce budur. Bilerek işi uzatmaktadır. ABD isterse, Irak’taki işini 24 saatte bitirir ve; Saddam’ı saklandığı ininden bir anda çıkarıverir. ABD’nin işine böyle geliyor ki, işi uzatıyor! Bu meyanda ABD’li askerler ölüyormuş; gün geçtikçe bu kayıplar artıyormuş... Eh! Herşeyin bir bedeli olacak elbet!.. İsrail’in güvenliği ne olacak! Suriye ve İran şimdiki politikalarını güttükleri müddetçe İsrail rahat edebilir mi? İsrail kurulduğundan beri ABD’nin müşfik kanatları altında değil mi? ABD’nin Orta-Doğu’ya geliş sebeplerinin başında; petrolun yanında İsrail’in güvenliği gelmiyor mu? O halde; ABD’nin daha çok uzun süre bu bölgede kalacağı ve bütün bölge ülkelerini “terörden, teröristlerden ve kitle imha silahları ile nükleer silahlardan arındırmak” gerçek ve bahanesi ile bölgeyi yeniden dizayn edeceği su götürmez bir gerçektir. Başta bölge ülkeleri olmak üzere bütün dünya ülkeleri bu gerçekleri görerek adım atmalıdır. Bu arada Türkiye; Güney komşusu ABD olduğunu bilmeli ve adımlarını ona göre atmalıdır. Şu anda dünya üzerinde askeri güç bakımından ABD’ye karşı koyabilecek ve onu dizginleyebilecek ne bir ülke ve ne de bir ülkeler topluluğu mevcuttur. Bununla beraber; 11 Eylül baskınından sonra, köprülerin altından çok sular aktı ve ABD, Afganistan ve Irak harekatlarını gerçekleştirdi. ABD yönetimi -ki, şu anda Şahinler iş başındadır- her geçen gün dünya kamuoyu nezdinde prestij kaybetmektedir. ABD’yi zor günler bekliyor Topyekun insanlığın maşeri vicdanının ABD yönetimini ne yönde etkileyeceği; daha açık bir ifade ile, ABD yönetiminin bunlara kulak asıp asmayacağını hep beraber göreceğiz. ABD, Irak’ta Türkiye’siz olduğuna çok pişman olacaktır ama... Bütün askeri başarıların yanında; netice itibariyle işgalci güç olarak görülen ABD’nin asıl zor işi bundan sonra başlamaktadır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107773
    % 0.53
  • 3.5051
    % -0.31
  • 4.1209
    % -0.25
  • 4.5195
    % -0.09
  • 145.088
    % -0.12
 
 
 
 
 
KAPAT