BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Lüzumlu bilgiler...

Lüzumlu bilgiler...

Öcal Abi’nin Galatasaray yönetimine yönelttiği sorular, üç üniversiteye giriş sınavına eşittir... -Cüneyt Arkın; her filmde başka bir isim kullanmasına rağmen gerçek adı olan “Fahrettin”i hiç kullanmamıştır...



Öcal Abi’nin Galatasaray yönetimine yönelttiği sorular, üç üniversiteye giriş sınavına eşittir... -Cüneyt Arkın; her filmde başka bir isim kullanmasına rağmen gerçek adı olan “Fahrettin”i hiç kullanmamıştır... -”Körler sağırlar, birbirini ağırlar” sözü, sürekli birbirlerinin programına katılan sanatçılar için söylenmiştir... -İnsanlığa faydası olmayan tek müsabaka, Garry Kasparov’un bilgisayarla didişip durduğu satranç müsabakalarıdır... -İlginçtir; müzik marketlerde satılmamasına rağmen, dünyada en çok dinlenen ses kaseti devrik lider Saddam Hüseyin’e aittir... -Biri Bizi Gözetliyor ve Ben Evleniyorum türü yarışmalara katılanlar, dünyada neler döndüğünden bihaber yaşıyorlar... Çıkınca sap gibi ortada kalıyorlar... -Pınar Altuğ’un Çocuklar Duymasın dizisinden ayrılması, magazin gazetecilerinin 3 bin 728’inci başarısıdır.... -”Geyik muhabbeti” kavramı, Selami Şahin’in “Nez mayo giydi, mayo-nez oldu” sözleri üzerine çıkmıştır... -Türkiye’de en çok yazıları kesilip saklanan yazar Ömer Söztutan’dır... Yazıları Mustafa Necati Amca’nın arkasına denk geliyor... -Hakan Şükür’ün oynadığı zamanlar yapılan eleştiri sayısı, oynamadığı zamanlar yapılandan bir eksiktir... Ben yokum... ayaküstü Zavallı Süreyya Ayhan didinip duruyor... Kapalı salon, açık pist, altyapı, sağlık merkezi, spor malzemesi, meraklıları kazanma... Kızın her röportajının bir yerinde muhakkak, “Yeni Süreyyalar yetiştirsinler” var... O duyguyu bilirim... Ben de bir dönem, “Yeni Ömerler kazandırın” diye yırtıyordum kendimi... Olmadı... Her, “Arpa boyu gidişlerin” temennisidir bu; “Halil Mutlular yetiştirelim”, “Haldun Alagaşlar aşılayalım”, “Hamzalar ekelim, verim alırsak aynı tarlaya Sinan Şamil Samlar dikeriz...” Hiç, “Ebru Destanlar, Çağla Şikeller ekelim” diyeni duydunuz mu?... Çünkü çok miktarda var... Bugünün hasatını toplamak adına yakında, “Neslihan... Gülden... Natalia” ekmeyi deneyeceğiz... Yine olmayacak... Biz iyi bir Hakan Şükür ve Bülent Korkmaz yetiştirirsek, değmeyin keyfimize... BİNA Saldırıyı kimin düzenlediği konusu, “şunlar” diyebilecek derecede netlik kazanmadı... “Kimlerin işi” olduğunu tam olarak bilmiyoruz ama, “Kimlerin işine” yaradığı ortada... “Güvenlik duvarı” inşaatını başlatan Şaron’la, 24 saat mesai yapan camcıların... Dünya üçüncülüğü... Bizim için kötü bir istatistik varmış da haberimiz yokmuş; “Dünya Kupası üçüncüleri, Avrupa Şampiyonası’na katılamıyor...” Brezilya 1978’de Dünya Üçüncüsü olduktan sonra tam altı Avrupa Şampiyonası’na katılamamış... Ardından Polonya, Fransa, İtalya, İsveç ve Hırvatistan bu kötü geleneği sürdürmüş... Taraflı hakem, vidalı krampon, Hakan Şükür, kart cezalıları, Şenes Erzik vs. derken zincirin son halkası olmayalım... bizimkiler Küçük Hüseyin, parmak ucuyla konuşulan telefondan almış... Ertesi gün satmaya karar verdi, “Okulda herkes kulağımı karıştırıyorum zannediyor” diye... Sırrı haberini yazdığı sanatçı hakkında uzun süreli bir araştırmaya girdi, ama bilgilere ulaşamadı, “Faruk K diye soyisim mi olurmuş abi” diye kızdı... Engin Abi de magazin dünyası ile ilgilenmeye başladı, “Özcan Deniz Asmalı Konak diye bir dizi mi çekmeye başlamış?...” temelin yeri Temel bir bara gitmiş... “Ne istiyorsun” diye sormuş barmen; “-Bana bir kilo patates...” -Burası bar beyefendi, manav değil lütfen gider misiniz?... Dışarı çıkmış Temel... On dakika sonra tekrar gelmiş; -Buyurun beyefendi, ne istemiştiniz?... “-Bana bir kilo patates...” -Bakın beyefendi, biz burada patates satmıyoruz... Lütfen çıkın ve bir daha gelmeyin... Çıkmış tekrar, on dakika sonra dönmüş; “-Bana bir kilo patates...” Barmen çıldırmış, “Bir daha gelip patates isterseniz sizi ayaklarınızdan yere çivilerim... Şimdi defolun...” Temel çıkmış yine dışarı... On dakika sonra gelmiş... Barmen başını sallayarak; -Yine mi geldin?... “-Bana bir kilo çivi...” -Beyefendi biz çivi de satmıyoruz... “-O zaman bana bir kilo patates...”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT