BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Herkese şefaat edecek

Herkese şefaat edecek

Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, diri iken olduğu gibi, vefâtından sonra da, dünyanın her yerinde, her zaman Ona tevessül edenlerin, yani Onun hâtırı ve hurmeti için isteyen müminlerin duâsını Allahü teâlâ kabul eder.



Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, diri iken olduğu gibi, vefâtından sonra da, dünyanın her yerinde, her zaman Ona tevessül edenlerin, yani Onun hâtırı ve hurmeti için isteyen müminlerin duâsını Allahü teâlâ kabul eder. Bir köylü, türbesi yanına gelip, “Yâ Rabbî! Köle âzâd etmeği emrettin. Bu senin Peygamberindir. Ben de, kölelerinden biriyim. Peygamberinin hâtırı için, Beni Cehennem ateşinden âzâd et!” dedi. “Ey kulum! Niçin yalnız kendinin âzâd olmasını istedin? Bütün kullarımın âzâd olmalarını niçin istemedin? Haydi git! Seni Cehennemden âzâd etdim” nidası işitildi. Evliyânın meşhurlarından Hâtim-i Esam, Resûlullahın türbesinin yanında durup, “Yâ Rabbî! Peygamberinin kabrini ziyâret ettim. Beni, eli boş olarak çevirme!” dedi. “Ey kulum! Habîbimin kabrini ziyâret etmeni kabul ettim. Seni ve seninle berâber ziyâret edenleri mağfiret ettim” nidası geldi. İmâm-ı Ahmed Kastalânî diyor ki: Birkaç sene hastalık çektim. Doktorlar çaresini bulamadı. Mekke’de bir gece Resûlullaha çok yalvardım. O gece rüyada bir kimse gördüm. Elindeki kâğıtta, “Burada Ahmed Kastalânî’nin hastalığı için, Resûlullahın izni ile ilâcı yazılmıştır” okudum. Uyandığımda hastalığım kalmamıştı. Kastalânî hazretleri yine diyor ki: Bir kızcağız sârâ hastalığına yakalanmıştı. İyi olması için Resûlullaha çok yalvardım. Rüyamda bir kimse, kızcağızı hasta yapan cinnîyi bana getirdi. Bunu sana Resûlullah gönderdi dedi. Cinnîye darıldım, bağırdım. Kızcağızı incitmiyeceği için bana yemîn verdi, uyandım. Kızcağızın sârâ hastalığından kurtulduğunu haber aldım. Muhammed aleyhisselâmın hadîs-i şerîflerini okumak ibâdettir. Okuyana sevap verilir. Hadîs-i şerîf okumak için, abdest almak, temiz elbise giymek, güzel koku sürünmek, hadîs-i şerîf kitâbını yüksek bir yere koymak, okuyanın dışarıdan gelenler için ayağa kalkmaması ve dinliyenlerin birbirleriyle konuşmamaları müstehâbdır. Kur’ân-ı kerîmi, Hadîs-i şerîfleri devamlı okuyanların yüzleri nûrlu, parlak ve güzel olur. Kur’ân-ı kerîm okurken de, bu edebleri gözetmek lâzımdır. Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” vefât edeceği zaman, Cebrâîl aleyhisselâm gelip, Allahü teâlâdan selâm getirdi ve hâtırını sorduğunu söyledi. Vefât edeceğini bildirdi. Kendisi ve ümmeti için çok müjdeler verdi. Mübârek rûhunu almak için, Azrâîl aleyhisselâm, insan şeklinde geldi. İçeri girmek için izin istedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT