BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şiirin şirin ülkesi

Şiirin şirin ülkesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nde yaşayan Sevil Emirzade, uzun yıllardır radyolarda şiir yorumluyor ve ülkesindeki şairlerin mısralarına yansıttığı “flora”yı araştırıyor. Emirzade, Kıbrıs’ın zaten şiir gibi bir ülke olduğunu söylüyor.



Şairin duygu ve düşüncelerinin ülke coğrafyasından etkilenmeyeceğini düşünebilir miyiz? Mutlaka etkilenir ve ülkesinin fiziki, ekonomik, beşeri, siyasi gerçeklerini şiirine çeşitli oranlarda yansıtır. Yansıtabildiği oranda ‘yerellik’ ufkunun genişliğince de ‘evrensellik’ kazandırmış olur şiirine... Akdeniz’in paylaşılamayan adası ‘Kıbrıs’a ve bu ülke şiirine bakıldığında, coğrafyanın şiire ne kadar yansıdığını çok açık biçimde görürüz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nde yaşayan Sevil Emirzade, uzun yıllardır radyolarda şiirler yorumluyor ve ülkesindeki şairlerin mısralarına yansıttığı “flora”yı araştırıyor. “Kıbrıs’ın sadece fiziki coğrafyasıyle şiir bağlantısını ele alsak bile, konu yine çok genişleyebilir. Adamızın Akdeniz’de yer alması şairlerimizi etkiliyor. Özellikle ‘deniz’ çoğu şiirin vazgeçilmez motifi olarak görülmekte. ‘Dudak incesi sahillerinde’, ‘deniz gözlüm’, ‘Akdeniz’in tüm kokuları bahçede’ mısralarında olduğu gibi” diyor Emirzade ve ekliyor: “Adamız kuzey yarımküreyle güney yarımküre arasında kuşların göç yolları üzerinde yeralışından ötürü ‘göçmen kuşlardan haber sormak’, ‘çığlık çığlığa ebabil sürüleri’, ‘turna katarları’ Ya da ikliminden ötürü çok seyrek bulutlanan gecelerin yıldızları, ayı şairi etkilemektedir. Örneğin ‘dolunay pencerede konuk’, ‘sevgili ayışığı gibi odaya doldu’ gibi...” Şiirin bahar coşkusu Subtropikal iklimi ve jeolojik yapısı sebebiyle Kıbrıs’ta oluşan bitki örtüsü ‘Botanistlerin Cenneti’ diye tanımlandığını anlatan Sevil Emirzade, bu yapının yazar ve şairler için bir hazine olduğunu belirtiyor. “Çiçek ve meyvelerin yanısıra floramız zengin. Çoğu, baharda açan bin 100 çeşitten fazla yabani çiçek ve bitki. Hattâ dünyanın başka hiçbir yerinde rastlanmayan 17 çeşidin sadece Beşparmak Dağları’nda yetiştiğini düşünmek, şairlerimizin yoğun bahar coşkusu yaşamasına ve şiirlerine yansımasına yol açar” diyen Emirzade. sözlerini şöyle sürdürüyor: “Çiçeğin kokusu, nazeninliği, koncesi, solgunu, hep sevgiliye -daha çok da kadına- benzetilir; ‘yediveren güllere’ ‘günnasirlere’, ‘salınan selviye’, ‘katmer katmer açan çiçeğe’... Ya da sevgili ‘saz benizli’dir, ‘başak saçlı’dır, ‘dal boylu’dur, ‘laden bakışlı’dır, ‘nergis gözlü’dür. Sevda zamanı ise ‘hurmalar salkım saçak’, ‘iğde dallarında çiçek çiçek’, ‘badem ağaçlarında çiçek cümbüşü’ gibi ifadelerle dile getirilir. ‘Akşam serinliği turunç çiçekleri kokusuyle gelir’, ‘iki yanından sarkar hanımelleri hanayların, sarılı-beyazlı’, ‘onu düşlemek mürver yudumundan’, ‘seni çiçeklerde solumak ne güzel’, ‘haruplu zeytinli Girne’nin’, ‘karpuzlu sohbet’ gibi dizelerde çiçek ve meyvelerin hayatımızı güzelleştirdiğine dikkat çekilir. Zeytin ağacı ve yasemin Ama Kıbrıslı şairlere en çok ilham veren bitkilerin başında zeytin ağacı ve yasemin çiçeğinin geldiğini anlatan Emirzade, sözlerini şöyle tamamlıyor: “Günlük yaşantımızı güzelleştiren ve onunla çok içiçe yaşadığımız yasemin gerçekten bizim için bambaşka bir nimet! Şairlerimize de ilham kaynağı. 6 aya yakın yaz mevsimini yaşadığımız Kıbrıs’ta genelde akşamları bahçeler, yollar, sokaklar, hep yasemin kokuları içindedir. Meltem seriniyle yasemin kokusu uzun yaz gecelerinde bizi ferahlatan birbirinden ayrılmaz güzelliklerdir. Her akşamüstü yasemin toplamak, çoğu evin rutin işidir. Çiçekleri ne kadar çok toplanırsa ağaç gelişiyor, daha iri ve daha çok çiçek veriyor. Toplanan yaseminlerse çamaşırlara koku versin diye dolaplardadır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103929
    % 1.62
  • 3.5504
    % 0.05
  • 4.1794
    % -0.57
  • 4.7655
    % -0.28
  • 148.526
    % -0.7
 
 
 
 
 
KAPAT