BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Batılı gözüyle Osmanlı ordusu -277-

Batılı gözüyle Osmanlı ordusu -277-

İngiliz Büyükelçisi anlatıyor: Hiçbir ülkenin halkı, Osmanlı ordusu geçerken endişe duymaz. Ordu, geçtiği yerlerde her şeyi para ile satın alır. Bizde olduğu gibi ordugâh, kızlarına sataşıldığı, malları yağma edildiği için şikayete gelen ana ve babalarla dolmaz.



Uzun seneler İngiltere’nin İstanbul’daki büyükelçisi olan Lord Paul Ricault, Sadrazamın daveti ile Eylül 1663’te Uyvar Seferine gözlemci olarak katılmıştı. Sefer sırasında gördüklerini şöyle anlatır: “Gerek Veziriazamın, gerekse diğer büyük kumandanların otağlarına çadırdan ziyade saray demek doğru olur. Muhteşem ve harikulâde süslemeleri, çeşitli oda ve daireleri ile saraylardan fazla masraf edilmişti... Günde altı saat yol... Osmanlı ordusu günde 5-6 saat yürüyordu. Daha fazla yürüyüşe cebrî yürüyüş denir ki, fevkalade hallerde olur. Ordu ağırlıklarını at, katır ve develer taşır. Otağ kurucular ordudan daima bir menzil önde giderler. Otağ sahipleri bir menzile gelince otağlarını kurulmuş bulurlar. Her otağ çifttir. Biri kullanılırken diğeri bir menzil sonrasında kurulmaktadır... Orduda düzen, tek kelime ile harikuladedir. İçki içen tek kişi yoktur. Gürültü, münakaşa, yüksek sesle konuşma duymak mümkün değildir. Bizim ordularımızdaki şamatadan eser yoktur. Hiçbir ülkenin halkı, Osmanlı ordusu geçerken endişe duymaz. Ordu, geçtiği yerlerde her şeyi para ile satın alır. Bizde olduğu gibi ordugâh, kızlarına sataşıldığı, malları yağma edildiği için şikayete gelen ana ve babalarla dolmaz. Bu düzen, Osmanlıları hep muzaffer kılmış ve imparatorluklarını muntazaman büyütmüştür. Osmanlı ordugahları çok temizdir. En küçük çöp bile görülmez. Her çadırın yanına ihtiyaç için çukurlar kazılır ve ordu hareket ederken çukurlar toprakla örtülür. Osmanlı ordugahları kadar temiz hiçbir şehir görmedim... Genç Sırp kızları... Belgrad’dan geçiyorduk. Genç Sırp kızları ordugaha, çeşitli mallar satmak için geldiler. Bayramlık elbiselerini giymişlerdi. Alımlı kızlardı. Getirdikleri malların hepsini sattılar. Osmanlı askeri, istedikleri ücreti münakaşa etmeden ödediler. Bu esnada kızların yüzlerine bile bakmadılar. Halbuki bunların asıl maksatları, kendilerini Osmanlı askerine beğendirmekti, mallarını değil. Hangi ülkeden geçtiysek, köylülerin, orduyu sevinçle karşıladığını gördüm. Zira Osmanlı ordusu geçtiği yerlere altınlar saçıyor, halk büyük paralar kazanıyordu. Ordu-yu Hümayun bu düzen içinde Edirne’den Uyvar’a (bugün Slovakya sınırları içinde) kadar geldi, Avusturya ordusunu yendi, yeni ülkeler fethetti ve geri döndü...”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108615
    % 1.32
  • 3.4955
    % -0.59
  • 4.1299
    % -0.03
  • 4.5103
    % -0.29
  • 144.994
    % -0.19
 
 
 
 
 
KAPAT