BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tekstilde Çin kâbusu

Tekstilde Çin kâbusu

Tekstilcilerden sonra TÜBİTAK da, 2005 yılında kotaların kalkmasından yararlanacak olan Çin’in, Türk tekstilini çok kötü vuracağı konusunda uyardı.



İZMİR/İZMİT- TÜBİTAK Tekstil Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Işık Tarakçıoğlu, 2005 yılında kotaların kalkmasından yararlanacak olan Çin’in Türk tekstil ve konfeksiyon sektörünü çok kötü etkileyeceğine dikkati çekti. Tarakçıoğlu, Türkiye’nin AB’ye, Çin’in haksız rekabetine karşı engel koyması için baskı yapması gerektiğini söyledi. Türk tekstil ve konfeksiyon mallarıyla Çin mallarının halen AB sınırları içinde büyük bir rekabet içinde olduğunu kaydeden Tarakçıoğlu, Türkiye’nin Gümrük Birliği’nin getirdiği bazı avantajlara rağmen Çin’in haksız rekabetine karşı koymakta güçlük çektiğini vurguladı. Tarakçıoğlu, “Çin’e uygulanan kotaların kalkmasıyla Gümrük Birliği’nin Türkiye için hiçbir anlamı kalmayacak. Fason üretim konusunda pek çok ürün grubunda Türkiye’nin önüne geçen Çin, tedbir alınmazsa 2005 sonrası bu pazarın tek hakimi olur” dedi. AB bizi feda edebilir Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan “Genişlemiş Bir Avrupa’da Tekstil ve Konfeksiyon Sanayi’nin Geleceği” konulu raporda, kotaların kalkması sonrası Türkiye’nin çok kötü bir duruma düşeceğinin kabul edildiğine dikkati çeken Tarakçıoğlu, buna rağmen AB’nin Türkiye’yi feda etmeye hazır bir duruş içinde olduğunu savundu. Avrupa Konseyi’ne sunulan raporda, Çin’in AB mallarına uyguladığı yüksek gümrük oranlarını indirmesi karşılığında bu ülkeden gelecek ürünlere karşı hiçbir tedbirin alınmaması için pazarlık yapılmasının tavsiye edildiğini belirten Tarakçıoğlu, şu uyarılarda bulundu: “Avrupa, pahalı ürünleri için büyük bir pazar oluşturulması karşılığında bu ülkeden gelen sübvansiyonlu ve haksız fiyatlara karşı hiçbir şey yapmayacak. Rapor bu haliyle kabul görür ve AB’nin politikaları bu yönde gerçekleşirse, Türk tekstil ve konfeksiyon sektörü büyük bir yıkım içine girer. Türkiye’nin Eurotex’teki ağırlığını kullanarak AB’yi Çin’in haksız rekabetine karşı tedbir almaya çağırması gerekiyor.” 2004’ün 8. ayını bekleyin Bazı ürün gruplarında 2001 yılı Ocak ayında kotaların kalkması sonrası Çin’in AB’ye yaptığı tekstil-konfeksiyon ihracatını yüzde 192 artırdığını ve bir yılda pazar payını yüzde 14’den 37’ye çıkardığını söyleyen Tarakçıoğlu, “1 Ocak 2005’de tüm kotaların kalkmasının sonuçlarını, siparişlerin alınmaya başladığı 2004’ün 8. ayından itibaren görmeye başlayacağız” diye konuştu. ABD’nin, Çin’in haksız rekabetine karşı kendi sanayisini koruma tedbirleri almaya hazırlandığına işaret eden Tarakçıoğlu, AB’nin de buna benzer tedbirler alması ya da Çin malları hakkında antidamping soruşturması yapması gerektiğini belirtti. Fasonu bırakıp markalaşmalıyız Gümrük Birliği sebebiyle ucuz Çin mallarının Türkiye iç piyasasını olumsuz etkileyeceğini de belirten TÜBİTAK Tekstil Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Işık Tarakçıoğlu, “Türkiye antidamping uygulamalarıyla kendisini korumaya çalışıyor. Ancak 2005 sonrası Çin malları artık AB üzerinden gelecek. Buna karşı da hiçbir şey yapılamayacak” dedi. Türkiye’nin tüm bu sıkıntılardan kurtulabilmesi için bir an önce markalaşma aşamasına geçmesi gerektiğini belirten Tarakçıoğlu, “Bugün Çin, yarın Hindistan, Pakistan ardından da Afrika ülkeleri tekstil ve konfeksiyonda fason üretici olmaya başlıyor. Bizim fasonun en iyisi sınıfından kurtulup, markaya yönelmemiz zorunlu” dedi. Dünya genelinde ataktalar Kocaeli Sanayi Odası (KSO) Yönetim Kurulu Başkanvekili Ayhan Zeytinoğlu da, Çin mallarının Türk sanayii için tehdit oluşturduğunu bildirdi. Ayhan Zeytinoğlu, Dünyanın son yıllarda değişim içinde olduğunu, Çin’in bu değişime kaliteli ve ucuz mal üreterek ayak uydurduğunu ifade etti. Rekabet sıralamasında Türkiye’nin, dünyada 53 ülke arasında 36’ncı, 24 Avrupa ülkesi arasında ise 22. sırada bulunduğunu ifade eden Zeytinoğlu, “İç pazarda birçok işletmemiz ucuz Çin mallarının tehdidi altında. Çin bütün dünyada atağa kalkmış durumda. Devlet destekli bu atağa işletmelerimiz yanıt verememektedir. Tam bir haksız rekabet ortamı söz konusudur. İç pazar için mutlaka tavrımızı ortaya koyarak tedbir almalıyız” dedi. Zeytinoğlu, Türkiye ve Çin arasında girdi maliyeti bakımından da önemli farklar olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Benzinin litresi Çin’de 496 bin iken Türkiye’de 1 milyon 866 bin lira. Elektrik enerjisi Çin’de yaklaşık 75 bin iken Türkiye’de 175 bin lira. Kurumlar vergisi Çin’de yüzde 30, bizde yüzde 45. Batılı şirketler de 1.3 milyar nüfuslu bu dev pazar için Çin’de son teknolojilerle tesisler kurmaya başladılar. Çin’de ucuza ürettirip Avrupa’ya satmayı planladılar.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT