BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Müslümanları sömürgeleştirme

Müslümanları sömürgeleştirme

Başta misyoner faaliyetleri olmak üzere, kültür emperyalizmi, kredi verme, küreselleşme, Müslümanları çeşitli yollarla fakirleştirerek Hıristiyan Batı’ya muhtaç hale getirmek gibi taktiklerin tek hedefi İslâm Dünyasını yeniden sömürü haline getirmektir.



Başta misyoner faaliyetleri olmak üzere, kültür emperyalizmi, kredi verme, küreselleşme, Müslümanları çeşitli yollarla fakirleştirerek Hıristiyan Batı’ya muhtaç hale getirmek gibi taktiklerin tek hedefi İslâm Dünyasını yeniden sömürü haline getirmektir. Hıristiyan Batı emperyalizminin önünde en büyük engel İSLAMİYETTİR. İslamiyet ve Müslümanları gözden düşürmek için İslâmi terör adı altında yapılan cinayetlerin perde arkasında dış güçler vardır. Vehhabi ve mezhepsizlik gibi sapık inançların kaynağının İngiliz Dominyon Bakanlığı olduğu tarihi vesika ve itiraflarla sabittir. Batılı bir ilim adamının itirafı! Oxford Üniversitesi Profesörlerinden Jean Michut’un Fransızca web sitesi oumma.com da “Sarı Başörtüsü” başlıklı makalesinde şöyle diyor: “Avrupa Konvansiyonu’nun 9. maddesi ilke olarak başörtüsünün yasaklanmasına imkan vermediği halde, siyaset cambazları okulda başörtüsü olmaz diye çığlık atıyorlar... Bir zamanlar Yahudilere ve çingenelere Almanya’da yer yok diye almadığınızı hatırlatırız. İspanyol engizisyoncularının da Müslümanları hedef aldığında; saygı değer katolik majestelerinin topraklarında murdar kana yer yok diye hep bir ağızdan çığlık atmışlardı... Birilerinin dini var. Bir dine bağlılığı var diye onlara karşı yasaklar koymaya kalkışmak gayri insani, gerici, dayatmacı, zorbaca ve canice bir yoldur... Müslüman kız ve hanımları okullara veya başka yerlere başörtülerinden dolayı sokmamak, Hitler’in Yahudileri sarı yıldız işaretiyle işaretlemesine denk bir davranıştır... Hıristiyan dünyası eski zulümlerini çarçabuk unutuyor. Nedense işine geldiği gibi müthiş bir hafıza kaybı var. 16. yüzyılda İspanya’da yaşayan Endülüslü Müslüman hanımların tesettürüne karşı amansız savaş açmışlardı. Onları önce tesettürü bırakmaya zorlamışlar, ardından soykırıma tabi tutmuşlardı. Öldüremediklerini ülkeden kovup atmışlardı... 29 Temmuz 1513’te çılgın kraliçe Jeanne bir ferman neşrederek bütün Endülüslü kadınların tesettürlü dolaşmalarını yasakladı. Emre itaat etmeyenlere ağır cezalar verildi. 1526’da Engizisyon Başhakimi Alonso Manrique başkanlığındaki cunta neşrettikleri emirle Müslümanların isimlerini değiştirmelerini, dillerini (Arapça) unutmalarını, Kastilyanca konuşmalarını, şimdiki elbiselerini yırtıp. İspanyol modasına göre giyinmelerini mecburi kıldı. 1566’da çıkarılan bir kanunla Müslümanların yaşlı Hıristiyan gibi giyinmeleri emredildi. Fransiskan papazı Antonio Sobrino, Müslümanların tıpkı Hıristiyanlar gibi giyinmelerini, onlar gibi yemelerini, domuz eti ve şarabı sofralarından eksik etmemelerinin şart olduğunu belirtti... Fransa başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde Müslümanlara yapılan baskı Ortaçağ Haçlı Seferidir. Engizisyoncu bir siyasetin Ortaçağ kalıntılarıdır. İspanya Müslümanlarına yapılan soykırımların odun yığınları üzerinde diri diri yakmanın, oluk oluk kan akıtmanın, kitleler halinde sürgün edilmenin hortlamış şeklidir.” Avrupa acaba yeni Endülüs hazırlığında mı?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT