BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Deliormanlılar ağlıyordu

Deliormanlılar ağlıyordu

Küçük yiğitlerin cansiperane güreşleri, davul zurnanın yürekleri gümbürdeten sesiyle coşan, Deliormanlı ihtiyarların gözyaşları, ak sakallarından süzüle süzüle göğüslerine doğru akıyordu.



Küçük yiğitlerin cansiperane güreşleri, davul zurnanın yürekleri gümbürdeten sesiyle coşan, Deliormanlı ihtiyarların gözyaşları, ak sakallarından süzüle süzüle göğüslerine doğru akıyordu. Rakiplerini yenen küçük pehlivanlar, çalım sata sata düğün sahibinin önüne geliyor, pat çakıp sağ eliyle sağ dizine vurup büyüklerini selamlıyor, bahşişini alıyor, tekrar meydana gelerek ilk galip gelecek ile güreşmek üzere bekliyordu. Kıran kırana şeklinde yarım saat kadar devam eden önayak güreşlerinde birinciliği alanın boynuna basma sarıldı. Birinci pehlivan, alkışlar, aferinler arasında babasının yanına gitti ve elini öptü, asıl bahşişi de babasından aldı, tam bir sarı lira. Önayak güreşleri devam ederken, Yusuf’un ustası güreşe gelen pehlivanları soruşturunca, Kel Mehmed’in büyükortaya güreşeceğini öğrenmişti. Bu durumda, daha ilk güreşinde, üç dört yıldır büyükortada güreşen ve Yusuf’tan 3-4 yaş büyük Kel Mehmed’in karşısına Yusuf’u çıkarmanın uygun olmayacağını düşündü. Çünkü, Kel Mehmed, çok iyi bir güreşçiydi ve tecrübeliydi, Gerçi çırağına güveni vardı, onun bugünkü haliyle büyürortayı rahat kurtaracağına inanıyordu, ancak tecrübesi yoktu, tecrübesizliği sebebiyle daha ilk güreşinde yenilerek köye dönmesi maneviyatını kırıp güreşten soğumasına sebep olabilirdi. Cazgır, küçükorta pehlivanları, hazırlansın, dediğinde ustası, kispetini ve ayaklara kadar uzanan güreş gömleğini giymiş halde hazır bekleyen Yusuf’a seslendi: -Yusuf, namazını kıldın mı? -Kıldım hocam. -Afferin. Güleşten önce mutlaka iki rekat namaz kılmalısın. Çok önemlidir. Nası asker, muhabereye başlamadan, damat ile gelin gerdeğe girmeden iki rekat nemaz kılıyerse bu da aynı üledir. Hadi davran.! Gömleeni çıkaa! Bismillah diyip miidana çık. Yusuf, hem büyük sevinç hem de heyecan içindeydi. İşte beklediği, ona Kırkpınar’ın yolunu açacak an gelmişti. Telaş içinde gömleğini çıkardı. Ustası kendi elleriyle kispetin paça bağlarını çok sıkı şekilde bağladı: -Evladım Yusuf. Yağlı güleşte paçaları sıkı bağlamak çok mühimdir. Eğer paçaları sıkı baalamayıp rakibin parmaklaanı paçadan geçirirse yenildiinin habercisidir. Yusuf’un gözleri Kel Mehmed’i arıyordu. Onun soyunmadığını, beklediğini gördü: -Hocam! Mehmed niçin soyunmamış, hasta mı acaba? -Hasta diil. Büyükortada güleşçekmiş. Yusuf’un bütün neşesi gitmişti, o, Mehmed’le güreşip onu yenmenin ve ağzının payını vermenin hayallerini kuruyordu: -Hocam! Ben de büyükortada güleşsem. Mehmed ile güleşmek istiyerin. Sağda solda benim için, o da pelvan mı diye konuşuyermiş? Ona cevabı miidanda vermek istiyerim. -Evladım, Mehmed ile güleşçen günlee de gelcek. Ele sabret. O çok zorlu bir pelvan. İtiyar ustanı zorliyerim diye hepten pelvan olduunu mu saniyersin? DEVAMI VAR
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT