BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Saltanat tahtına sen oturacaksın”

“Saltanat tahtına sen oturacaksın”

Şehzâde Murâd, Manisa’da vâli idi. Hüsâmeddîn-i Uşâkî hazretlerine, kendisinin sultân olup olmayacağını anlamak üzere, bir mektupla hizmetçisini gönderdi. Hüsâmeddîn-i Uşâkî’den gelecek haberi büyük bir merakla beklemeye başladı!



Sultan İkinci Selîm Hân’ın iki oğlundan biri olan Şehzâde Murâd, Manisa’da vâli idi. Hüsâmeddîn-i Uşâkî hazretlerine, kendisinin sultân olup olmayacağını anlamak üzere, bir mektupla hizmetçisini Uşak’a gönderdi. Uşak’a varan haberci, doğruca Hüsâmeddîn-i Uşâkî’ye giderek, huzura kabûl edilmesini ricâ etti. Huzûra kabûl edilen haberci, daha mektubu Hüsâmeddîn-i Uşâkî hazretlerine vermeden ve ziyâreti hakkında bir şey söylemeden, Uşâkî hazretleri ona; -Git! Şehzâdeye söyle! Hemen İstanbul’a hareket etsin. Filan gün saltanat tahtına oturacaktır, dedi. Şehzâde’ye verilen müjde Haberci, hemen Manisa’ya dönerek müjdeyi Şehzâde’ye bildirdi. Şehzâde Murâd, vakit geçirmeden İstanbul’a hareket etti. Balıkesir’e geldiğinde, Vezîr-i âzam Sokullu Mehmed Paşa’nın gönderdiği elçilerle karşılaştı. Elçiler, Sadrâzamın mektubunu Şehzâde’ye verdiler. Mektubu okuyan Şehzâde, bu mektuptan babası Sultan İkinci Selîm’in vefât ettiğini, Sadrâzamın ölüm haberini halktan sakladığını ve kendisini tahta çıkarmak üzere dâvet ettiğini öğrendi. İstanbul’a giderek, Hüsâmeddîn-i Uşâkî’nin haber verdiği zamanda, Sultan Üçüncü Murâd Hân nâmıyla tahta geçti. Çok talebe yetiştirdi Bu hâdiseden sonra, Sultan Murâd Hânın Hüsâmeddîn-i Uşâkî hazretlerine karşı sevgi ve hürmeti çoğaldı. Onu İstanbul’a getirtti ve Aksaray civârında oturması için bir ev tahsis edildi. Daha sonra Pâdişâhın emriyle Kasımpaşa civârında kendi adına bir dergâh inşâ edildi. Burada uzun zaman kalarak, çok talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde çok kimseler kemâle geldi. Hilâfet verdiği talebelerini Anadolu’nun çeşitli yerlerine, halka doğru yolu göstermeleri için gönderdi... “Vefatımız yakındır!” Pâdişâhtan hacca gitmek ve Resûlullah efendimizi ziyâret etmek için izin istedi. Pâdişâh kendisine izin verdi. Sefere çıkmadan önce, oğlu Mustafa Efendiye hanımının hâmile olduğunu söyleyerek; “Bizim bu fânî âlemi terketmemiz yakındır. O saâdetli oğlumun ismini Abdürrahîm koy ve kendisinin ilim ve terbiyesi ile meşgûl ol” diye vasiyette bulundu. Hüsâmeddîn Uşâkî, hac farîzasını yerine getirip geri dönerken, Konya’da rahatsızlandı ve 1594 senesinde orada vefât etti. Vasiyeti üzerine İstanbul’a getirildi ve şimdiki kabrinin bulunduğu yere defnedildi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT