BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Enosis hayali ve Kıbrıs

Enosis hayali ve Kıbrıs

Yıl 1971... Makaryos, diyor ki: “Kıbrıs Helendir. Tarihin başından beri Helen olmuştur. Helen ve bir bütün olarak Ada’yı elimize geçirdik. Helen ve bölünmez olarak koruyacak ve bir bütün olarak Yunanistan’a teslim edeceğiz.”



Yıl 1971... Makaryos, diyor ki: “Kıbrıs Helendir. Tarihin başından beri Helen olmuştur. Helen ve bir bütün olarak Ada’yı elimize geçirdik. Helen ve bölünmez olarak koruyacak ve bir bütün olarak Yunanistan’a teslim edeceğiz.” Yıl 2003... Rum Milli Muhafız Ordusu Komutanı Korgeneral Nikolodimos, diyor ki: “Kıbrıs’ın Helen toprağıdır ve Yunanistan’ın uzak elidir.” Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, diyor ki: “Kıbrıs Rum Kesimi’nin AB üyeliği, Ada’daki siyasi sorunun çözümünde hızlandırıcı rol oynayacak. Enosisi gerçekleştirdik.” Rumlar, “enosis” yani Yunanistan’la birleşme hayaliyle yaşıyor. Enosis, hiçbir zaman akıllarından çıkmadı. Üzücü olan bizim unuttuğumuz şeyleri onların unutmaması... Ankara Ticaret Odası olarak yarın Kıbrıs’tayız. 14 Aralık seçimleri öncesinde, unutulanları hatırlatmak, Kıbrıs davasının önemini yeniden vurgulamak ve milliyetçi güçlere desteğimizi tekrarlamak istiyoruz. Özellikle seçim öncesi Kıbrıs’a verilecek desteğin önemli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü Kıbrıs üzerindeki baskılar arttı. Türk tarafını diplomatik oyunlarla kandıramayacaklarını anlayınca işi kabadayılığa döktüler. Beyarmudu Belediye Başkanı Dr. Hüseyin Beyar, İngiliz Üs Komutanı tarafından, Annan Planı’nı destekleyen muhalefet partilerine oy vermemeleri halinde üs bölgesinde yaşayan Türkler’e büyük zorluklar çıkarmakla tehdit edildiklerini açıkladı. Sadece bu olay bile, Kıbrıs’ı ne büyük bir hırsla ve iştahla istediklerinin kanıtıdır. Annan Planı’nda da bu açıkça görülüyor. Rumların müdahaleleri doğrultusunda hazırlanan ve tuzaklarla dolu olan Annan Planı, 90 bin Rum’un Kuzey’e dönüşünü ve mallarını geri almalarını öngörüyor. Bu, 90 bin Türk’ün yerinden yurdundan olması demek... Plana göre, en verimli araziler Rumlar’a terkediliyor. Türkler’in Rum tarafında bıraktığı bütün topraklar, mallar, mülkler ya yerle bir edilmiş ya da bunlara el konulmuştur. “Önce planı imzalayın, sizin malları sonra görüşürüz” diyorlar. 1960 Anlaşması’na göre ortaklık binası, iki eşit milli varlık temeli üzerine kuruluydu. Planla bu ortadan kaldırılıyor. Güvenlik açısından son derece stratejik olan Karpaz bölgesini Türk tarafına bırakıyor ancak bu defa Lefkoşa ve Güzelyurt’tan daha fazla bölge Rumlar’a veriliyor. Üstelik bu topraklar Ada’nın en verimli toprakları arasında yer alıyor. Karpaz Türk tarafına bırakılırken 20 bin Rum’un da Karpaz’a dönüşüne izin veriliyor. Annan Planı Kuzey’deki Rum nüfusun Türk nüfusuna oranını yüzde 21 olarak sınırlıyor. Oysa Karpaz’a dönecek 20 bin Rum, yüzde 21 sınırlamasının dışında tutuluyor. Türkiye’den gidip Ada’ya yerleşen Türkler’e gelince... Üçüncü Annan Planı’nda bu yerleşimcilerden Ada’da kalacakların sayısı 33 binden 45 bine yükseltiliyor. Bu olsa bile 30 bin kişinin Türkiye’ye gönderilmesi gerekecek. Plan, 1960 Anlaşması’nın Türkiye’ye tanıdığı tek taraflı müdahale hakkını kaldırıyor. Türkiye’nin hakları sıfırla çarpılıyor. Kuzey’de yaklaşık 35 bin Türk askeri bulunuyor. Planda bu sayı 6 bine düşürülüyor. Türk askeri törensel bir birlik haline getiriliyor. İşte, 14 Aralık seçimlerinde, Mitsotakis’in “10 yıl içerisinde Kıbrıs tamamen Rumlaşacak” tezini gerçekleştirmeye hizmet eden bu plan oylanacak.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT