BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Uyuşturucu pazarı olduk

Uyuşturucu pazarı olduk

Beyaz zehir tacirleri, daha önce ‘güzergah’ olarak gördükleri Türkiye’yi kendilerine ‘yeni üs’ olarak seçti



İSTANBUL - Coğrafi konumu sebebiyle beyaz zehir trafiğine köprü olan Türkiye, uyuşturucu pazarı haline geldi. Uzmanlar, ‘hiçbir ülke uyuşturucuda sadece transit ülke olarak kalamaz’ teorisini savundu. Türkiye’de uyuşturucu bağımlılığında ciddi bir artış olduğunu belirten yetkililer, “Bir ülkenin sonsuza kadar transit olarak kaldığı görülmemiştir. Ülke bir süre sonra imalatçı da olmaya başlar. Türkiye de böyle bir süreçten geçiyor. İmalat yapmanız bir şekilde alıcı bulduğunuzu da gösterir. Uyuşturucu mücadelesinde toplum desteği kesinlikle şarttır” dedi. Hedef: Gençlik ve okullar Günümüzde uyuşturucu madde kullanımının ya az gelişmiş ya da doyuma ermiş toplum ve ailelerde görüldüğüne değinen uzmanlar, bir bölümünün her şeye doymuş olduğu için başka zevkler aradığını, diğer bölümünde az gelişmiş, fakir ailelerin, varoşlara gelenlerin çocuklarından oluştuğunu belirtti. Milli ve manevi değerlere sahip olmayan insanları uyuşturucu batağından kurtaramadıklarını ifade eden yetkililer, bu insanlara ahlaki konuları öğretmenin yetmediğini, uyuşturucunun sağlıklı ailelerin çocuklarını da tehdit etmeye başladığını ifade etti. 150 lise gözetleniyor Özellikle sokak satıcılarının hedef aldığı okul gençliğini korumak için 150 lise etrafında Narkotik Şube Müdürlüğü’nce eğitilen 200’e yakın personelin görevlendirildiğini anlatan emniyet görevlileri, gençliğin eğlenmek için gittikleri umuma açık yer olarak tespit edilen mekanlara önleyici tedbirler uyguladıklarını belirtti. Uzmanlar, madde bağımlılarının sayısının her geçen gün çoğaldığını, ölümlerin meydana geldiğini, yaptıkları operasyonlarda barlarda, sokaklarda ve okullarda bunu önlemeye çalıştıklarını söyleyerek, bu konuda herkesin kendini sorumlu hissederek katkıda bulunmasını belirtti. 400 milyar dolar Günümüzde uyuşturucu madde kaçakçılığı 400 milyar dolara varan hacmi ile tüm ülkelerin ekonomik ve sosyal yapıları ile güvenliklerini tehdit eden büyük bir küresel suç haline geldi. Uzmanlar, üretici ülkelerde tüketim, tüketici ülkelerde ise üretim yapılmaya başlandığını belirtti. Narkotik polisi, Avrupa ülkelerindeki uyuşturucu mafyası yüzünden bu maddelerin, Türk gençliğini tehdit ettiğini açıkladı. Üretici-ihracatçı Uyuşturucu Jeopolitik Gözlemevi (OGD)’ne göre, Türkiye Avrupa’ya yönelik uyuşturucu kaçakçılığının bir numaralı ülkesi durumunda. Türkiye sadece transit ülke olmaktan çıkıp üretici-işleyici-ihracaatçı statüsüne de geçti. Aynı şekilde ABD Dışişleri Bakanlığı’nın “Yıllık Narkotik Denetleme Stratejisi” raporunda da İstanbul, uyuşturucu trafiğinde kavşak şehir olarak gösterildi. Yine, Avrupa’da yakalanan uyuşturucunun yüzde 75’i, ABD’de yakalanan uyuşturucunun da yüzde 25’i Altın Hilal bölgesinden çıktı ve Türkiye üzerinden nakledildi. Türkiye coğrafi konumu itibarıyla, yüzyıllardır doğu ile batı arasında kullanılan bir ticaret ve kültür köprüsü iken son 50 yılda uyuşturucu madde kaçakçılığının ana yollarından birisi oldu. Türkiye, afyon üretiminin gerçekleştirildiği Güney-Batı Asya ülkeleriyle, geniş bir uyuşturucu madde tüketim kitlesine sahip Avrupa ülkeleri ile de komşu durumunda. Büyük darbe vuruldu Diğer taraftan uyuşturucu madde kaçakçılığından yüksek kazanç elde etmek isteyen bazı kaçakçı grupların, morfinden eroin elde etme işini ülkemizde yapmak istedikleri belirtildi. Türk polisi son 5 yılda 10 eroin imalathanesi ortaya çıkararak büyük bir darbe vurdu. Ülkemizin önceleri uyuşturucu ticareti açısından transit bir bölge iken özellikle 1980’den sonra pazar haline geldiğini ileri süren yetkililer, ülkemizde doğu-batı yönünde bir seyir olduğunu belirtti. Emniyet yetkilileri yasadışı bölücü terör örgütü PKK’nın finans sağlamak amacıyla her yolu denediğini, 1984-1996 yılları arasında yapılan çeşitli operasyonlarda 2 ton 40 kilogram eroin, 13 ton 41 kilogram esrar yakalandığını ifade etti. Son dönemde Türkiye’ye Avrupa ülkelerinden yüksek miktarlarda sentetik uyuşturucu sevk edildiğini belirten narkotik polisi, Türkiye merkez haline getirildikten sonra Ortadoğu ve Asya ülkeleri için de köprü yapılacağını ifade ediyor. Bu amaçla yeni sentetik uyuşturucu fabrikaları kuran Avrupa ülkelerinin hedef kitleleri ise 18-30 yaş arası gençler. Tabii uyuşturucuda istedikleri oranda kullanıcıyı bulamayan Avrupa’daki uyuşturucu mafyası, yeni stratejiyle göz alıcı ambalajlarla sunulan sentetik uyuşturucular yoluyla Türkiye’deki uyuşturucu kullanımını artırmayı planlıyor. Türk narkotik polisi ise, bu stratejinin önüne geçebilmek için ciddi çalışmalar yapıyor. AB savaş açtı Uyuşturucuya karşı savaş açarak buna bir çözüm bulmak için Brüksel’de toplanan AB adalet bakanları, uyuşturucu ticaretine ve tacirlerine verilecek cezaların tüm birlik ülkelerinde özdeş olması konusunda görüş birliğine vardılar. Hollanda’da, hafif olarak nitelendirilen uyuşturucuların “Coffe Shop’la#da alenen satılması, uyuşturucu maddelerine ulaşımını kolaylaştırıyordu. Bakanlar, Hollanda’nın varılan uzlaşmaya onay vermesini memnunlukla karşıladıklarını açıkladılar. Böylece, Almanya’ya da sirayet edebilecek küçük çaplı uyuşturucu ticaretinin Hollanda’da cezaya çarptırılması mümkün olacak. Bundan böyle AB sınırları içerisinde en az bir ila üç yıl arasında değişen hapis cezaları verilebilecek. Fransa’dan özel kanun Fransa İçişleri Bakanı Nikolas Sarkozy, “Uyuşturucuyu hafif veya ağır diye ayırt etmeksizin aynı kalıba sokacağız ve yüksek cezalar getireceğiz” dedi. Sarkozy, 1970 yasasının gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi. 1970’teki yasa tüm uyuşturucu maddeleri yasaklıyor. Yasa, uyuşturucu ile ilgili 1 ila 30 yıl hapis cezası ve 25 bin ila 50 milyon frank para cezasını öngörüyor. ABD’de durum ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, 22 milyon Amerikalı, alkol ve uyuşturucu müptelası. 19.5 milyon kişi de uyuşturucu kullanıyor. Araştırmada, 15.9 milyon Amerikalının alkolik olduğu, 12 ile 20 yaş grubu arasındaki gençlerin yüzde 29’u alkol kullanırken, bunlardan 7.2 milyonunun eğlence ortamlarında içtiği, 2.3 milyonunun ise ağır içiciler olduğu tesbit edildi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT