BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘AB muhalefete rüşvet veriyor’

‘AB muhalefete rüşvet veriyor’

Avrupa Birliği’nin muhalefete para dağıttığını iddia eden Denktaş, 3 belediyeye gönderilen 12 milyon euronun, seçim faaliyetlerinde kullanıldığını savundu.



ANKARA - KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, AB ülkelerinin KKTC seçimleri ile ilgili olarak muhalefete maddi destek verdiğini iddia etti. Denktaş, Annan Planını kabul etmesinin mümkün olmadığını ifade ederek, planın dolaylı Enosis olduğunu söyledi. TGRT’de yayınlanan Büyüteç programında TGRT Ankara Haber Müdürü Batuhan Yaşar’ın sorularını cevaplandıran Denktaş, “Türkiye’nin Kıbrıs meselesini çözmezse büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalacağı” konusunu şöyle değerlendirdi: “Verheugen’in Türk düşmanlığı gittikçe daha belirgin şekilde ortaya çıkmaktadır. Bu direk tehdittir ve öyle anlaşılıyor ki 2 Mayıs’a kadar devam edecek. Verheugen’in seçimlerle ilgili açıklamaları AB’nin inanırlılığını, güvenirliliğini ve prestijini sıfırlamaktadır. Bu adam bir bürokrattır ve bunları yapmaya hakkı yoktur. Ne diye bunları yapıyor, kim kendisine bu gücü veriyor? Fakat açıklamalarının bir faydası yok, aksine bizim halkımızı biraz daha uyandırmış oluyor. Bu kadar müdahaleye kimse boyun eğmez.” İç işlerimize müdahale Denktaş, açıklamaların seçim arefesinde yapılması konusunda ise, “Açıkça muhalefete bir destektir bu. Bizim içişlerimize karışmaktır ve hele hele şu kazanırsa iyidir, şu kazanmazsa fenadır diyerek laf etmesi kabul edilemez bir şeydir. Kendi karakterini gösterir” ifadelerini kullandı. Denktaş, “Züccaciye dükkanına girmiş fil benzetmesi” konusunda ise şunları söyledi: “Güzel bir benzetmeydi. Hakikaten onu yapıyor. Ben Klerides ile görüşmek, vizyonunu anlamak istiyorum; fırsat var mı uyum sağlamak için bunu öğrenmek istiyorum. Bizim toplandığımız gün, ‘anlaşsanız da anlaşmasanız da AB’ye gireceksiniz” diyor ve o ihtiyacı ortadan kaldırıyor. Klerides de ‘bu tuttuğumuz yol ile AB’ye girdik, taviz vermedik. Niyetimiz de yoktu ve karşı tarafı uzlaşmaz gösterdik’ diye itirafta bulundu. Şimdiye kadar bu tutumla masaya gelenler uzlaşma olmayınca beni suçlu göstermiştir. Şimdi kimi gösterecekler. Bu itiraftan sonra, hadi bakalım.” Halk desteği Temsil ettiği KKTC halkının arkasında olduğunu ifade eden Denktaş şöyle devam etti: “Benim takip ettiğim yol milli yoldur. Yani Türkiye ile kararlaştırılmış bir yoldur. Türkiye’nin Kıbrıs üzerinde 1960 anlaşmalarıyla tespit edilmiş jeostratajik hakları vardır. Bu Türk-Yunan dengesini koruma hakkıdır. Bu nedenle Kıbrıs, Türkiye’nin üye olmadığı bir yere gidemez denilmektedir. Rumlar da bu hakkı ortadan kaldırmak için AB’ye müracaat etmişlerdir. Silahla, terörizmle yapamadıklarını bu şekilde başarmak için girmişlerdir. Bakınız Simitis, Rumlara ‘hiç merak etmeyin, Enosis başarmıştır. Sizin 1989’da geçirmiş olduğunuz Ulusal Konsey kararı tamamen bu Annan Planının içinde de vardır’ diyor. Bu karar nedir? Garanti anlaşması ortadan kalkacak. Türk askeri adadan çıkacak. Tek devlet, tek egemenlik, tek halk. Bitti bizim işimiz dolayısıyla halkımızın yarısı göçmen olacak. İçimize 80 bin Rum yerleştireceğiz. Mal mülk meseleleri Loizidu çerçevesinde halledilmeye gidilecek. Olacak iş değil. ” Gözümüzü açalım Denktaş, “muhalefet kazanamazsa ne olacak?” sorusunu ise şöyle cevaplandırdı: “KKTC devlet olarak yoluna devam edecek. Seçimlerden sonra daha iyi bir kuruluş, bina ve halkın isteklerini tespit edeceğim toplantıları yapmak suretiyle önümüz daha güzel açılacak. Yani Kıbrıs meselesi Kıbrıs Türklerinin haklarını vermeksizin halledilemez. Annan Planı dolaylı Enosis yapıyor. Onun için gözümüzü açmamız lazım.” KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, muhalefet partilerinin seçim harcamaları konusundaki soruya ise şu cevabı verdi: “Bunların gizlisi yok. AB 3 belediyeye 12 milyon euro gönderdi. Bu belediyelerin şimdi seçimlerde yaptıkları faaliyetleri görüyoruz. Her yerde AB bayrakları görüyoruz. Bütün bunlar AB parasıyla. Bazı liderlerinin hanımları değişik adlarla sivil örgütler kurmuş. Onlara 100 bin dolar -200 bin dolar veriliyor. Rumlardan aldıkları varsa, onları da ben bilmiyorum. Bana, ‘Cumhurbaşkanı bağımsız olmalı, niye karışıyor’ diyorlar. Efendim devlet gidiyor. Hedef devlettir. Annan Planıyla ben ilgileniyorum ve ben kabul etmedim diye istifaya çağrıldım. Şimdi kabul etmediğim için ‘seni görüşmecilikten alacağız’ diyorlar.” Bunu nasıl yapacaklarını bilmediğini ve çünkü buna yetkilerinin olmadığını ifade eden Denktaş, “Ama bunları söylüyorlar. Dolayısıyla beni seçimlerde bir hedef olarak ortaya koymuşlardır” diye konuştu. Rumlar çözüm istemiyor Denktaş, Annan Planını kabul etmediği hatırlatılarak, çözümün ne olacağının sorulması üzerine de şunları söyledi: “Çözümü Rumlar da kabul etmiyor. Rumlara ‘meşru Kıbrıs hükümetisin’ diyen Amerika’ya, İngiltere’ye AB’deki üyelere ‘siz bunu söyledikçe Kıbrıs’ta çözüm olmaz ve olmayacak’ mesajını iyice vermemiz lazım. Onlara, ‘siz Rum hükümetisiniz, bunlar da Türk hükümetidir. İki hükümet arasında bir anlaşma yapınız, bu işi hallediniz’ demeleri lazım. Bunu dedikleri takdirde Kıbrıs’ın uzlaşma yolları açılır. Bu halde uyum sağlanacaksa iki tarafa eşit muamele lazım. Rum bizim hükümetimiz değildir, olamaz ve olmayacaktır. O halde bu meraktan vazgeçmesi lazım. Denktaş sözlerini, “Ne derlerse desinler, Kıbrıs’ı dolaylı Enosis’e götüren, halkımın egemenliğini ve eşitliğini kabul etmeyen, Türkiye’nin 1960’daki haklarını ortadan kaldıran ve kaldırmak için ortaya konulan bir planı ben kabul edemem” şeklinde tamamladı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT