BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KKTC seçimlerinin önemi

KKTC seçimlerinin önemi

Çok partili demokratik rejimlerde genel seçimler önemlidir. Ama Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde 14 Aralık 2003 tarihinde yapılacak seçimler 20 Temmuz 1974’ten sonraki var oluş ya da yok oluşu tayin edecektir.



Çok partili demokratik rejimlerde genel seçimler önemlidir. Ama Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde 14 Aralık 2003 tarihinde yapılacak seçimler 20 Temmuz 1974’ten sonraki var oluş ya da yok oluşu tayin edecektir. (İstisnalar hariç) Kıbrıs muhalefetinin lider ve parti yetkilileri ile üyelerinin küçümsenmeyecek kadar kısmı Türkiye’nin düşmanıdır. Ve Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin bağımsızlık ve egemenliğini saçma olarak görmektedirler. AB ve Rum ajanı rolünü üstlenmiş olan bazı Denktaş düşmanları Annan planı kabul edildiğinde Kıbrıs’ı Türklere (gerçi Türklüğünü kabul etmiyorlar) kendi ifadelerine göre “Biraz Türk, biraz Rum, biraz İngiliz, biraz Venedik... Ve dahası) kendilerini milletler karışımı görüyorlar. Bu kişiler Annan Planını kabul ve AB’ye girişi ile milyarlarca Euro’nun akacağı yalanı ile seçmeni kandırıyorlar. Annan Planı KKTC’nin kefenidir Annan planı kabul edildiğinde; KKTC’nin fiili ve hukuki varlığı sona erdiği gibi; bir değil en az 10 makaleye sığacak tavizler verilecektir. Örneğin; KKTC’nin 682 kilometrekare toprağı Rumlara verilecektir. Türk nüfusunun yüzde 50’si yani 110 bin Türk topraklarını evlerini, iş yerlerini terk edecektir. KKTC’nin su kaynaklarının yüzde 71’i ve sulu tarım arazisinden 77 bin dönümü Rumlara verilecektir. KKTC’nin ekonomik kalbi Güzelyurt ve daha nice yerler Rumların olacaktır. Şu anda bile ekonomik zorluklar içinde olan KKTC bu kaybından sonra hangi üretimiyle milyarlarca Euro kazanacaktır. (Rum ajanların aldığı yüzmilyonlarca rüşvet hariç) KKTC halkı tam sefalet haline dönüşecektir. Muhalefet hain hedeflerine ulaşırsa KKTC’de iç savaş muhtemeldir. Muhalefete oy verecek olanlar (istisnalar hariç) ceplerine konulan Rum ve AB rüşvetlerine göre değil KKTC’nin geleceğini düşünerek oy vermelidir. Aksi halde 1963-1974 arası çektikleri sıkıntıdan çok daha büyük felaketler onları beklemektedir. Seçim mi? Haçlı Seferi mi? KKTC’nin her kentinde İngiliz ve ABD büyükelçiği mensupları Rauf Denktaş aleyhinde ve Annan Planı lehinde propaganda yapmaktadırlar. Muhalefetin ileri gelenleri (küçük azınlık hariç) bavul bavul euro ile beslenmektedir. Hıristiyan Batı, Rum ve Yunan KKTC’de Haçlı Seferi açmıştır. Bu Haçlı Seferinin askerleri ise euro ve AB kimliği hayali ile kandırılmış muhaliflerdir. (İstisnalar hariç) Muhalefet Rumlara ve ENOSİS’e hizmet ettiklerinden habersizdirler. Çünkü 3 şey aklı gölgeler; menfaat, şöhret ve şehvet. Bu Haçlı Seferinde rol alan bazı muhalifler aslını inkar etmektedirler. Muhalefet partilerinden bazıları adeta KKTC’yi Rumlara teslim etmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Rauf Denktaş “Kıbrıs’ta ayrı toprak parçaları üzerinde, iki ayrı bağımsız devletin, eşit şartlarda hükümran olmasını” istemektedir. Böylece Rum ve AB ajanı ve Türklüğünü reddedenlerin KKTC’nin Rum’a teslim ve ENOSİS görüşüne set çekmektedir. Bu yüzden Rauf Denktaş’a düşmandırlar. “Kendine acımayana acınmaz” ama KKTC’ye acıyoruz. İnşaallah, yanılan ben olurum. Muhalefet iktidar olursa KKTC büyük felaketler yaşar.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT