BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üniversiteler döğüş yeri mi?

Üniversiteler döğüş yeri mi?

TELEVİZYON reklâmlarında zaman zaman duyarız. Soğuktan yılmış, sıcaktan bunalmış karikatürize tipler “Yöneticimiz uyuyor muuu?..” tarzında bağırır.



TELEVİZYON reklâmlarında zaman zaman duyarız. Soğuktan yılmış, sıcaktan bunalmış karikatürize tipler “Yöneticimiz uyuyor muuu?..” tarzında bağırır. Haksız mıdırlar? Elbette hayır. Kitleler, kültürler ve bilimler üzerine egemen olan yöneticilerin gafletlere kapılma hakları yok. Onlar; önsezili, dirâyetli ve ard niyetlere karşı hazırlıklı olmak zorundadır. * * * Sözü üniversitelere getireceğim. Rektör ve dekanların uyanıklığına ihtiyacımız var. Çünkü; patırtıyı sermaye, kapışmayı mârifet sayan maşalar, önce eğitim yuvalarını târümar hevesinde. Dikkat gerekir! Üniversiteler çatışma yeri değildir. Hesaplaşma, boğazlaşma, kırıp dökme mekânı da değildir. Orada bilgilenilir, aydınlanılır. Orada hacim, hoşgörü, seviye kazanılır. İkide bir arenaya çevrilen dersâne ve yemekhâneler, parçalanan bilgisayarlar, evraklar, küfürlü döğüşler; oralarda tedbirli ve aklıbaşında yöneticilerin pek bulunmadığı izlenimini uyandırıyor. Yani, yönetimlerde uyku hâli sezinliyoruz. * * * Bize öyle geliyor ki, “izm” sevdâlısı aşırı uçlar, 1980 öncesinde kalmış, ama bitmemiş hesaplaşmaları tamamlama, var ve güçlü olduklarını hatırlatma heveslerinde. Kendilerini “68’li” diye “lânse eden, şimdilerde medya köşebaşlarını tutmuş öfkeci başları da bu heveslilere maalesef arka çıkıyor, kırıp dökücülerin yardakçılığına soyunuyor. O sebeple üniversite yöneticileri bu yardakçılara ve yardaklara karşı dikkat kesilmek zorundadır. * * * Dahası da var. YÖK, ikide bir olay çıkarılan fakülte dekanlarını hizaya getirme görevini hatırlamalı. “Bu ne hal?.. Niye başka yerde değil de senin fakültende?” diye sormalı, îdârî ve kaanunî yaptırımlara yönelmelidir. Üniversiteler önce sükûnet ister. Orada zaman en kıymetli hazinedir. Kanlı bıçaklı, vurmalı kırmalı eğitim yuvaları sadece üniversitelerin değil ülkenin de huzurunu yaralıyor. * * * Daha dün, anarşiye arka çıkan profesörleri, anarşist barınağı fakülteleri dehşet içinde görmedik mi? Peki, dersler ne zaman alınacak? Kendini kurtaramayanların, sözümona ülke kurtarmaya kalkışmasını tebessümle seyreden yöneticiler hangi ipte oynadıklarını ne vakit farkedecek? Bu tip çatırtı ve gürültüler özel üniversitelerde katiyyen duyulmuyor. Çünki oralardaki öğrenciler eğitim karşılığında para ödüyor. Yıl kaybetmeğe, döğüşmeye tahammülleri yok. Bedava okuyanların ise ceplerinde taş, ellerinde sopa. Niye, niçin, neden peki? * * * Vaziyet de ortada, istikamet de. Devlet okullarında sükûnet yok. Üstelik, uyumaya hazır yöneticilerle dolu. Bu böyle gitmez. Büyük patırtılara sahne olan fakülteler derhal özelleştirmeye açılmalı. Efendi ve ilim peşindeki öğrencilere devletçe, vakıflarca burslar verilmeli. * * * Canımıza tak demeden... 1980 öncesine dönmeyi beklemeden. Batı dünyasının yaptığı gibi tıpkı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99326
    % -0.51
  • 5.564
    % -3.14
  • 6.3027
    % -2.78
  • 7.3659
    % -2.88
  • 236.892
    % -2.65
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT