BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Minyatürün modern yüzü

Minyatürün modern yüzü

Minyatüre çağdaş versiyonlar ekleyen ve dünkü sanatı bugüne, bugünü de yarına taşıyan komple bir sanatçı olan Mualla Balıkçıoğlu, minyatürün klasik kalıplarını kırması gerektiğini söylüyor.



Türk minyatür sanatı, zaman ve mekan kavramını iki boyutlu olarak ele alan, perspektif endişesi taşımadan yapılan ve güzellikleri asırlar ötesinden günümüze, günümüzden gelecek asırlara aktaran bir Türk sanatı. Mualla Balıkçıoğlu, neredeyse 40 yıldan beri beri minyatür ve tezhib yapan, Osmanlı asırlarının güzelliklerini ve eserlerini bugüne taşıyan bir sanatkâr. Pek sık sergi açmayan Balıkçıoğlu, birikimini Atatürk Kültür Merkezi’nde açtığı sergiyle gözler önüne seriyor. 100’ün üzerinde minyatür ve tezhip eserinin yer aldığı son sergisinde her biri haftaları bulan el emeği, göz nürü eserler sanatseverleri bekliyor. Sanat hayatında sayısız minyatüre imza atan Balıkçıoğlu, minyatürü klasik kalıplardan çıkararak günümüz dünyasının motifleriyle süslemesiyle tanınıyor. Şiirsel resim Minyatürü resim sanatının bir kolu olarak görmek gerektiğini söyleyen Mualla Balıkçıoğu, “Bana göre minyatürler şiirsel birer resimdir. İster insanları, ister doğayı anlatabilirisiniz minyatürlerle. Ben bugünün insanlarını anlatıyorum. Alışılagelmiş Osmanlı figürleri, kıyafetleri değil, günümüz dünyasının gerçeklerini, kimi zaman arabaları, kimi zaman dev binaları konu ediyorum minyatürlerimde. İşte benim eserlerimi diğerlerinden ayıran fark bu” diyor. Günümüz minyatür sanatçılarının çoğunun Osmanlı motiflerinden ileri gidemediklerini kaydeden Balıkçıoğlu, “Teknik ve tarz aynı olmak kaydıyla arkadaşların yeniliklere yönelmeleri gerekiyor, bu sanatımızın da ilerlemeine mani bir tavır aslında, bu yüzden gelenekçilerle her zaman çatışma halinde oldum. Artık insanlar aynı şeyleri görmek istemiyor, ben yıllar evvel bu tavırla ortaya çıktığım zaman çok tepki almıştım ama bugün minyatürün modern yüzü yavaş yavaş oturmaya başladı.” diyor. Süheyl Ünver’in desteği Minyatürlere olan merakının çocukluk yıllarına denk düştüğünü anlatan Minyatür sanatçısı Mualla Balıkçıoğlu, ilk sergisini liseden mezun olduğu sene 150 kompozisyondan oluşan minyatür bebek sergisi açmış. Aynı yıl Japonya’da yapılan yarışmada dünya üçüncülüğünü kazanınca bu sanata olan ilgisi iyice artmış, ancak Akademiye de gitmek nasip olmayınca düzenlenen kurslar sayesinde bu sanatı öğrenme yoluna koyulmuş. 1976 yılında Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver’den beş yıl boyunca çok hisse kaptığını söyleyen Balıkçıoğlu, dersler dışında devamlı modern çalışmalara ağırlık vermiş. Bu çalışmalar, çevresindekiler tarafından tepki ile karşılanmasına rağmen Süheyl Ünver hoca hiç müdahale etmez özellikle desteklermiş. Balıkçıoğlu da o günleri keyifle anarak bu yeni tarz ve yaklaşımını Süheyl hocaya borçlu olduğunu söylüyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT