BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kışa merhaba

Kışa merhaba

Benim en sevdiğim mevsimdir kış. Canlı, cansız tüm varlıklar için bir yenilenme, dinlenme, değişim sürecidir. Tabiat yorulmuştur, bahar ve yaz ayları boyunca üzerinde üzerinde, gezinen tepinen canlılardan...



Benim en sevdiğim mevsimdir kış. Canlı, cansız tüm varlıklar için bir yenilenme, dinlenme, değişim sürecidir. Tabiat yorulmuştur, bahar ve yaz ayları boyunca üzerinde üzerinde, gezinen tepinen canlılardan... Süküneti, bir başınalığı özlemiştir. Çekilir kış mevsimi boyunca dinlenmeye dağlar, ovalar, ormanlar, kırlar... Ve insanlar... Kıymetini bilen için muhasebe mevsimidir. Kendi sonumuzu düşünmeye sevk eder. Her şeyi maddiyat penceresinden değerlendirmeye alışkın olanlar içince bir külfettir ve sıkıcıdır. Bir içe kapanıştır ve hoşlanmazlar. Kendileriyle başbaşa kalmak korkutur onları, ürkütür. Çünkü hayat felsefeleri sadece gezmek-tozmak, eğlenmek ve maddi zevklerden ibarettir. Kış buna engeldir büyük ölçüde. Kış acizliğimizi vurur suratımıza. Fırtına, kar, yağmur soğuk esir eder bizi kapalı mekanlara. Özgürlüğümüzü kısıtlar. Haddinizi bilin diye haykırır ve devam eder. - Ben yazın sonuyum... ya sizin yalancı bahar ve yazlarınızın sonu nicedir... Gerçekten yolsul, gariban olanlar için durum farklı tabi. Onlar güzel dinimizin, fakiri kollamak emri unutulduğu için günümüzde son derece zor şartlardalar. Ama eminim maneviyatı güçlü şükür ehli fakirler için bile lapa lapa yağan kar, çıtır çıtır yanan odunlar, sobanın üzerinde kaynayan dimlikten çıkan buhar, apayrı bir haz ve eşsiz güzelliktir. Şubat ayının en çetin soğuk ve karlı günlerinden birinde doğduğum için mi bilemem, kışa aşığım adeta... Penceremin önünde oturup, elimde dumanı tüten tazecik çayla yağan karı izlemek, yağan her kar taneciğinin sırtında duygularımı, düşüncelerimi, anılarımı, hayallerimi akıtmak toprağa, vazgeçilmezimdir. Bazen ona eşlik eder gözyaşlarım. Kar, beyazın en güzeli... Duruluğun, saflığın, temizliğin, güzelliğin simgesi... Kar kirli dünyayı yağdığı müddetçe temizlemeye çalışan en temiz su... Peki yaa kalplere de yağar mı kar... Çocukken kar yağıpta her taraf bembeyaz örtüye büründüğünde, isterdim ki hiç basılmasın üstüne, araba geçmesin yollardan, öylece yağdığı gibi kalsın, toprağın üstünde. Ama nafile... Basılırdı, çiğnenirdi, kirletilirdi umursamadan... Tıpkı millet olarak, çiğnediğimiz, yitirdiğimiz güzel hasletler gibi... Tıpkı çiğnediğimiz, kötülediğimiz, yabancılardan ziyade, bizim yerden yere vurduğumuz Osmanlı gibi... Çiğnendi ve o da kirletildi. Neslihan Kum - İstanbul
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT