BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kur’an Kursları konusu...

Kur’an Kursları konusu...

Hiç kimse Türkiye’mizde din eğitiminin sağlıklı olduğunu iddia edemez.



Hiç kimse Türkiye’mizde din eğitiminin sağlıklı olduğunu iddia edemez. Cihan İmparatorluğumuzdan sonra; en ziyadesiyle başsız ve kontrolsüz kalan, eşsiz dinimizin hakikati ve onun müesseseleri olmuştur. Bin bir parçaya bölünüp, çil yavrusu misali dağılan İslam âleminde; başta din konusunda olmak üzere her kafadan ayrı sesler çıkmış ve bunlar maalesef taraftar bulmuştur. Bu uğurda İngilizlerin hudutsuz gayretleri vardır. Bugün itibariyle; İslamiyet’in içinden çıkıp da İslam dinine en büyük zararı veren “Vehhabilik” İngilizlerin eseridir. En büyük yanlışlık! İslamiyeti yok etmek, müslümanları parçalamak ve özellikle Osmanlı İmparatorluğu’na baş kaldırtıp onu tarih sahnesinden silmek için tatbik mevkiine konulan ve bir maden gibi işletilen dinin bu “batıl” versiyonları git gide insanlığın başına bela olmuştur. Yüce dinimizin siyasete alet edilip kullanılması çok eskilere dayanır. Ta Asr-ı Saadet döneminde Abdullah ibn-i Sebe Yahudisinin girişimleri ile başlatılan ve o gün bugün devam edip 20 küsur şekil ve rengiyle arz-ı endam eden “ŞİA” bu durumun tipik örneğidir. Son dönemlerde ise; hususiyetle Ortadoğu’da Arap milliyetçiliğinin (Baasçılık) yanında, “Sosyalist” bir İslam (!) anlayışı türetildi. En büyük yanlışlık; Arapça bilenin din âlimi zannedilmesidir. Hele de bir kişi Arapsa, Sosyolog da olsa; dinî ilimlerle yakından uzaktan bir ilgisi bulunmasa da, bu kişi pekala dini kitap yazabilir ve hatta Kur’an-ı Kerimin tefsirini dahi yapabilirdi (!) Bu ihtiyacı kim karşılar? Din ve dînî ilimler adına hezeyan ve cinayet olan böyle bir anlayış geçen asırda revaç buldu. Bu kitaplar incelendiğinde; her birisinin birer siyaset ve mevcut rejimlere baş kaldırıyı amaçladıkları görülür. Tek kelime ile “fitne” olan bu yayınlar, çeşitli dillere tercüme edilerek dünyanın her tarafına gönderildi. Türkiye’miz de bu zararlı yayınlardan fazlasıyla nasibini aldı! Düşünün: Dinini öğrenmek isteyen insanımız bu kitapları alıp okuyor ve; sağlıklı bir dinî eğitimi de olmadığından, ister istemez tüm bu yanlışlıkları din diye belliyor! Dine karşı olan bir kısım “entelektüel” de, bu yalan yanlış dolu kitaplara, ‘mal bulmuş mağribi gibi’ sarılıyor ve bunları örnek vererek dinin karşısındaki tavrını ve hatta din düşmanlığını rahatlıkla ayyuka çıkarabiliyor! Ta ilk çağlardan beri dinin, insanların ‘olmazsa olmaz’ı konumunda bulunması tarihi ve sosyolojik bir hakikattir. Dolayısıyla din, toplumların ihtiyacıdır ve en önde gelen insan hak ve hürriyetlerinden birisidir. Din ve vicdan hürriyeti, demokrasilerin de temel yansımalarından biridir. İnsanlar ve toplumlar dinsiz olmadığına ve olamayacağına göre; bu, en temel insan hakkı olan ihtiyacın bir şekilde karşılanması gerekmektedir. İşte, bu şeklin ne olması ve nasıl olması konusunda modern toplumların vardığı netice; “ehil kişilerce”, “uygun ortamlarda” ve “devletin gözetiminde ve denetiminde” olması keyfiyetidir. Nitekim bu husustaki anayasamızın amir hükmü de; “..... Din ve Ahlak eğitimi ve öğretimi devletin denetimi ve gözetimi altında yapılır” şeklindedir. (Anayasa m. 24) Böyle olmadığı zaman; dine baskı kurar ve din eğitim ve öğretimini yasaklarsanız ne olur? Dedik ya, din toplumların ‘olmazsa olmaz’ıdır, o vakit, bu eğitim ve öğretim, sessizce yerin altına kayar ve tamamen kontrolden çıkar. Devlet denetimi şarttır!.. İşte asıl tehlike budur? Valiliklerin ve kaymakamlıkların izniyle açılabilecek Kur’an-ı Kerim kurslarına, Diyanet İşleri Başkanlığı, kendi denetiminde ve gözetiminde olmak üzere yeni bir yönetmelik yayınlayınca kızılca kıyamet koptu. Ülkenin 20 sene sonraki geleceği karartılmak isteniyor gibi hezeyanlarda bulunanlar oldu. El-an da olmaya devam ediyorlar. Belli ki bunların niyetleri üzüm yemek değil; bağcıyı dövmek! Bunlar düşünmüyorlar ki, bırakılan bu boşluk; başta kendilerinin olmak üzere kimsenin arzu etmeyeceği şekilde doldurulacaktır! Bu devlet, kendi memuruna güvenmeyecek de kime güvenecek?! Yalan, yanlış, çarpık ve ideolojik yönlendirmeli bunca sakıncalı dinî yayınların karşısında; sağlıklı yani, hijyenik şartlarda, ehil kişilerin elinde devletin denetimindeki bir din eğitiminden başka çare var mıdır?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 105324
    % 0.39
  • 3.472
    % -0.6
  • 4.1656
    % -0.39
  • 4.7068
    % -0.13
  • 146.472
    % -0.39
 
 
 
 
 
KAPAT