BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Değişen Ne?

Değişen Ne?

Son zamanlarda dünyada her kesimde-siyasetde, toplumda, ideolojilerde değişim konuşuluyor, yaşanıyor, tartışılıyor.



Son zamanlarda dünyada her kesimde-siyasetde, toplumda, ideolojilerde değişim konuşuluyor, yaşanıyor, tartışılıyor. Bu arada şirketlerde de; değişim, değişim süreci, değişim ajanları, değişimde liderin önemi ve benzeri başlıklarla değişim olayı ana gündem maddelerinden birini teşkil ediyor. Rahmetli Özal’ın, kavramı ideolojik platformdan kurtarmak için “transformasyon” kelimesiyle ifade ederek başlattığı, samimiyet ve şuurla uyguladığı değişim politikası, iş dünyasında da meyvelerini verdi ve değişim gündemimize yerleşti. Peki ama, değişen ne? Bu konuda birçok seminere katıldık; birçok kitap karıştırdık; makaleler okuduk ve bunlardan haylice etkilendik. Yine değişim motifiyle başlayan bir seminere katıldım geçenlerde; konuşmacı: “Ben ‘değişim’ kelimesi yerine ‘ortama uyum sağlama’ tarzında bir deyimi daha uygun buluyorum” dedi. Bununla sahip olduğunuz değerlerin değişmemesinden yana olduğunu ifade ediyordu. İşte o anda, semineri dinlemeyi bırakıp, değişimi mühendislik bazına dahi oturtan Batı iş dünyasının değişim macerasının yönünü kestirmeye çalıştım zihnimde. 150-200 yıl önce kralın oturduğu sarayın yer aldığı bir şehir, etrafında derebeylerinin görkemli şatolarının bulunduğu kasabalardan oluşan ve asillerle, köle ve köylülerden müteşekkil, insan onurunun hiç olduğu bir düzen vardı oralarda. “Braveheart” filmi bu manzarayı en gerçekçi biçimde gözler önüne sermişti; hatırlarsınız. Sonra sanayi devrimi oldu. Bu defa yine patronların (hatta zalim patronların) başrolde olduğu, insanın makineden hiç farklı görülmediği bir macera yaşadı Batı. Son zamanlara kadar “hatta bazı işletmelerde halen de” devam eden bu anlayışla, çekik gözlü Uzak Doğulular’la rekabet edilemeyeceği, kafalara dank edince, özellikle yönetimde değişim arayışları başladı. Nereye doğru; Önce insan; kendini kimseden üstün tutmamak. Kazan-kazan anlayışı, dürüstlük; aldanmamak-aldatmamak, kul hakkını gözetmek. Müşteri odaklı anlayış; müşteriyi velinimet bilmek. Çalışanların katılım, danışmak; istişare etmek. Çalışanların memnuniyeti; çalışanların ücretini teri soğumadan vermek. Toplum menfaatini öne almak; veren eli, alan elden üstün bilmek. Çevreye duyarlılık; dünyanın son günü de olsa, elindeki fidanı dikmek. Koyu renkli olanlar batının hedeflediği, açık renkli olanlar da ecdat yadigarı anlayış. Bu liste biraz daha kafa yorsak uzatılabilir elbette. Ama lütfen söyler misiniz bizim kültürümüzde bütün bunlar ne zamandır var? Bunlar yabancımız olan şeyler mi? Cevap hayır ise -ki öyledir-, o zaman biz neyi değiştireceğiz? Kaybetmek üzere olduğumuz bu değerlerimize sahip çıkmak için zihniyetimizi değiştireceğiz tabii. Bir de teknolojideki baş döndürücü gelişmeleri yakalamak ve rekabetle baş edebilmek için gerekli olan, kaçınılmaz olan, teknik değişimi gerçekleştireceğiz. Yani bilim ve teknik Çin’de de olsa onu gidip alacağız. Aslında bütün bunları yazmaktansa işin gerçekten ustası olan Dr. Rüştü Bozkurt’tan sadece şu cümleyi aktarsaydım, hem sizi hem sevgili beyinciğimi yormazdım. Bakın yönetim konusunda yıllarını vermiş Sn. Bozkurt ne diyor: “Her başarı, insanların ya da kurumların ‘değişmemesi’ gereken değerleri ile ‘değişme’ arasındaki dengede saklıdır.” Uzattım biraz, ama hoş görürsünüz umarım. İyi haftalar ve dengeli değişimler dilerim. [Not: Geçen hafta yazımızda adı geçen ağaçla ilgili olarak çok fazla telefon ve faks aldık. Bu konuda Orman Bölge Müdürlüklerinden bilgi alınabilir. Tecrübe Konuşuyor “Temel prensiplerimiz, kurucularımız onları tasarladığından bu yana, değişmeden kaldı. Biz, öz değerlerle uygulamaları birbirinden ayırırız; öz değerler değişmez, fakat uygulamalar değişebilir. Ayrıca, şu konuda da her zaman açık ve net olduk: Hewlett Packard Şirketi’nin varoluş sebebi, gerçekten önemli olmasına rağmen kâr değildir; Hewlett Packard Şirketi, daha temel sebepler için vardır.” John Young Hewlett Packard Eski Genel Müdürü Ustadan Özdeyişler “Ne zaman ki yönetim, sürekli iyileştirme hedefini hem sözleriyle hem de kalbiyle destekler, o zaman kalite ve verimlilikte artışlar gözlemeye başlar.” Wheeler ve Chambers
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT