BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Doktor ne yersen ye dedi

Doktor ne yersen ye dedi

Belediye başkanı, ilinin dertlerini anlatırken, “düşünebiliyor musunuz efendim” diyor; “her gün kapıma onlarca kişi gelip iş istiyor.



Belediye başkanı, ilinin dertlerini anlatırken, “düşünebiliyor musunuz efendim” diyor; “her gün kapıma onlarca kişi gelip iş istiyor. Gencecik çocuklar ve çoğu üniversite mezunu.. Mühendis. Jeoloji mühendisleri var, inşaat mühendisleri var.. Ziraat mühendisleri var.” Başkanı şaşırtan, iş isteyenlerin genç olması, mühendis olması değilmiş. Mühendis oldukları halde, “Ne iş olsa yaparım” demeleriymiş. Bundan 30 yıl önce insanlar enflasyon, emisyon, devalüasyon nedir bilmezlerdi. Dün 30 liraya aldıkları şeyin ertesi gün 35 olmasına da kafa yormazlardı. Biraz abartılı söylüyor da olsam, zannedilirdi ki; devlet istese.. Biraz para basıp herkese dağıttığı zaman herkesin sıkıntısı biter. Şimdi para basmakla iş bitmeyeceğini farkettik. Ama daha farketmemiz gereken çok şey var. En güzel örneklerden biri üniversite giriş imtihanları. 1.5 milyon insan giriyor, nihayetinde 350-400 bini bir yere yerleştiriliyor. Başarı oranı arttıkça giren sayısı artmıyor. Girenlerin yüzde 90’ı soruların yüzde 90’ını çözse.. kazanan sayısı yine aynı oluyor. Niye güzel örnek dedim, biz çözümü yalan yanlış kapasite arttırmakta bulduk. Her ilde, üniversitede üniversite açmakla.. “Yahu biraz para basıp dağıtalım da şu insanlar rahatlasın” demek arasında fark yoktur. Bu işi piyasa şartlarına bırakırsanız.. Dengeler yerli yerine oturur. Size de ulusal politikanıza göre sağından solundan azıcık dürtüklemek düşer. Devlet aynı mantıkla üniversitelerinde mühendis yetiştirmek yerine otomobil yapmaya kalkışsa.. Satılsa da satılmasa da her sene aynı sayıda aracı yapıp piyasaya sürdüğü zaman ortalık hurdadan geçilmez. 100 liraya malettiği otomobiller 10 liraya alıcı bulamaz. Tekrar başa dönersek şöyle bir sonuç çıkıyor ortaya: Galeriye ikinci el otomobil satmakla hurdacıya kiloyla -veya götürü- satmak farklı şeyler. Biri tartarak alıyor, öbürü boyasına, kaportasına, motoruna bakıyor. Tartarak alan için motor özelliklerinin ne önemi var. Branşın ne önemi var.. İster biyoloji, ister jeoloji.. Yahut inşaat.. Ziraat.. Demek ki gafletten uyandılar Kıbrıs seçimleri öncesinde son yapılan ankette Denktaş’ın desteklediği partinin oy oranı yüzde 30 görünüyor. Muhalefet yüzde 23.. Üçüncü sırada da Serdar Denktaş’ın partisi. Geçen sene bu zamanlar Denktaş’a rağmen çözüm diye yollara dökülenler hidayete ermiş görünüyor. Yani eninde sonunda doğru yolu bulmuşlar. Oğul Denktaş da üçüncülüğüne rağmen anahtar parti konumuna yükseliyor. Hangi tarafla yan yana gelse o taraf iktidar olur. Türkiye’nin bu dirayeti beni hep heyecanlandırmıştır. Gürültüye pabuç bırakmaması da. Çok şükür, anavatan, yavruvatan omuz omuza yan yana Kıbrıs badiresini bir kere daha atlatıyoruz. 974’ten 2004’e kadar istikrarla direnmek herkesin harcı değil.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT