BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnsan Hakları Evrensel Bildirisi 55 yaşında

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi 55 yaşında

Yarın, 10 Aralık 1948’de, BM Genel Kurulu tarafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin 55. yıldönümüdür.



Yarın, 10 Aralık 1948’de, BM Genel Kurulu tarafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin 55. yıldönümüdür. Bildiri, 8 çekimser oya karşılık 48 oy ile kabul edilmiş, red oyu veren ülke olmamıştır. Sosyalist ülkeler, belgede hakların ve ödevlerin soyut kaldığı, Güney Afrika Birliği, sözde bildiride sosyal ve ekonomik hakların yer aldığı, gerçekte ise o dönemdeki ırk ayrımcılığı politikasından dolayı, Suudî Arabistan’da kadın-erkek eşitliğinin şeriat hukukuna uymadığı gerekçesi ile, çekimser kalmıştı. Bir “Önsöz” ve 30 maddeden oluşan BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, 3-21. maddeler arasında klasik hakları, 22-27. maddelerde ise sosyal-ekonomik ve kültürel hakları düzenlemekte ve bu hakları bütün insanlara tanıdığı için “Evrensel” nitelik taşımaktadır. Ne var ki, egemen görüşe göre Evrensel İnsan Hakları Bildirisi’nin hukuken bağlayıcılığı yoktur. Bundan dolayı onu tanıyan devletlere herhangi bir zorunluluk ya da hükümlülük getirmemektedir. Yani bildiride sadece birtakım haklar ve özgürlükler sayılmış, ancak bu hakların nasıl uygulanacağına, ya da nasıl korunacağına dair hükümler getirilmemiştir. Oysa, Birleşmiş Milletlerden asıl beklenen çalışma; insan hakları konusunda sadece ilkeler bildirisi ve haklar listesinin oluşturulması değil, devletlere yükümlülükler getiren, içerisinde denetimi sağlayacak usul ve birimlerin belirlendiği, bağlayıcı nitelikli bir sözleşmenin veya sözleşmelerin yapılması idi. İşte bu talebi karşılamak üzere çalışmalar, bildirinin 1948 yılında kabulünden sonra hemen başlamış, fakat bu çaba ancak 1966’da semerelerini verebilmiştir. Çalışmaların başlangıcında iki ayrı sözleşme yapılmasına karar verilmiştir. Bunun da başlıca nedeni “İkinci Kuşak” olarak adlandırılan sosyal-ekonomik ve kültürel hakların gerçekleştirilmesi için, daha fazla ekonomik güce ihtiyaç duyulması idi. İşte bu nedenle, daha fakir olan ülkelerin sözleşmeye taraf olmalarını sağlamak amacı ile 1. ve 2. kuşak haklar farklı metinlerde toplanmış ve “Kişisel ve Siyasal Haklar” ile “Ekonomik, sosyal ve kültürel haklar” için farklı denetim mekanizmaları kabul edilmiştir. Neticede, 16 Aralık 1966’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen iki sözleşmeden biri, birinci kuşak haklara ait olup “Kişisel ve Siyasal Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşme”, diğeri ise, ikinci kuşak haklara ait olup “Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme” adını taşımakta, fakat bu sözleşmelerin yürürlüğe girmesi için, en az 35 üye devletin onayı arandığı için, Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi 23 Mart 1976, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Sözleşme ise 1 Ocak 1976 günü yürürlüğe girerek, bu iki sözleşme için “İkiz Sözleşmeler” adı da kullanılmaktadır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT