BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu kültür bizi bozar!..

Bu kültür bizi bozar!..

Hip-hop, metal-rock, arabesk tarzı müzikler, saldırgan ve madde bağımlısı nesil türetiyor. Televizyonlara yansıyan renkli hayatlar ise genç kızları sonu bilinmez yollara itiyor.



İSTANBUL - Sanatçılarımızın piyasaya sürdüğü türkü ve şarkılar, özellikle ekonomik ve doğal sebeplerden dolayı psikolojik denge olarak sınırda bulunan halkımızın sosyal yaşantısını da olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, Türkiye’deki müzik dalındaki sanat anlayışının halkın psikolojisini kötü yönde etkilediğini ifade ediyor. Sanatçıların büyük bir bölümünün hayatını parıltılı ve bir şekilde ekranlar önünde yaşayıp, insanların acıları üzerinde söz ve beste hazırlamasının halkı, özellikle gençleri farklı istikametlere yönelttiği belirtiliyor. ? Kimlik baltalanıyor! Şarkıcıların albüm satışlarının öncelikli olarak görülmesi sebebiyle müzik dinleyen insanların ruh halinin sadece pazar payı olarak düşünülmesinin doğru olmadığını vurgulayan İstanbul Üniversitesi Psikiyatri Servisi eski Kürsü Başkanı Prof. Dr. Özcan Köknel, “Özellikle rock müziğin dallarından olan metalik müzik, arabesk, fantezi ve özgün müzik gibi bazı branşlarda, başta gençliğimizi ve toplumu şiddete yöneltebilecek iç parçalayıcı bazı eserler mevcuttur. Bu parçaları dinleyen çeşitli grupları araştırdığımızda çok değişik bir düşünce yapısına sahip gençlik çıkıyor karşımıza. Arabesk, rock-metal ve hip-hop müzik dinleyen kesimler arasında uyuşturucu madde bağımlılığının yaygın olması dikkat çekiyor. Toplumu yönlendirme konusunda öncü olan sanatçıların bu konuda çok dikkatli ve duyarlı olması gerekiyor. Sanatçılarımızın kendisine çeki-düzen vererek, toplumun özdeğerlerini ve hayat tarzını baltalayan mesajları ortadan kaldırması gerekir” diye konuştu. ? Zihinleri bulanıyor! Sanatçıların toplumun birer parçası olduğunu belirten Prof. Köknel, şov dünyasında şöhret olduktan sonra geçmişlerini unutan birçok ismin bulunduğuna dikkat çekerek, “Şov dünyasında renkli zannedilen dengesiz hayat tarzının ekranlara yansıması, gençlerimizi kötü yönde etkiliyor. Birçok genç kız mankenliğe özenip, bu dünyaya dahil olabilmek için ya evlerinden kaçıyor ya da ailelerinden habersiz manken ajanslarına kayıt yaptırmak için her türlü fedakarlığı yapıyorlar. Bunun önüne geçmezsek toplumsal erozyon ile karşı karşıya kalabiliriz. Sadece toplumu etkileyen bir şarkı ile şöhret olanlar var. Murat Kekilli adlı sanatçı “Bu Akşam Ölürüm!” adlı parçasıyla birçok intihar olayı yaşanmasına sebep oldu. Kendisinin suçlu olmadığını söyledi. Ama gençlik onun şarkısını, duygularına idol olarak yerleştirdi. Gülben Ergen, Yıldız Tilbe, Hülya Avşar, İbrahim Tatlıses, Müslüm Gürses, Orhan Gencebay gibi birçok isim ideal tip olarak gençliğin zihnine yerleşti. Bu sanatçılarımız farkında değil ama, gençlik, sanatçıları kendi hayatına karakter olarak yerleştirip, yanlışlarını bile doğru olarak kabul ediyor. Bu, toplumu uçuruma sürükler” diye konuştu. Vatandaş ne diyor? Şeyda Elçi (İşletmeci): Barlarda her türlü şarkılar dinleniyor. Ancak efkar dağıtmaya gelen insanlar, hareketli parçalardan çok duygusal olanlara rağbet gösteriyor. İnsanımızın zengin ya da fakir olması önemli değil. Herhalde bara gelenler istedikleri huzuru bulamıyorlar. Müşterilerin çeşitli müziği dinlemesi ve karamsar parçalara yönelmesi insanın zengin de olsa saadeti bulamadığını ortaya çıkarıyor. Bana sorarsanız, ben müzik ayırmam. Mustafa Özer (İşsiz): 41 yaşında 2 çocuk babasıyım. PTT’de çalışıyordum. İşten attılar. Tekrar alsınlar diye çalıştığım devlet dairesinin kapısına çadır kurdum. Son günlerde moda olan “Küstüm” parçasını söylüyorum. Çünkü devlete küstüm. İşsiz kaldım, çocuklarım aç... İşverene küstüm, dönüp de yüzüme bakmıyorlar bile... Zenginlere küstüm, yoksullara kafalarını çevirip bakmıyorlar... Sanatçıya da küstüm. Ne onlara verecek param var, ne de onların bize bir hayrı... Bilal Kara (Garson): 24 yaşındayım bir çocuk sahibiyim. 15 yaşında geldim memleketimden İstanbul’a. Kimse elimden tutmadı. Şimdi genelde Orhan Gencebay’ı dinlerim. Benim dünyamı anlatan en iyi şarkısı “Batsın Bu Dünya”. Yoksulluğumu, dertlerimi, yalnızlığımı anlatıyor, Orhan Abi’nin şarkıları... Dinledikçe de efkarlanıyorum!... Halil İbrahim Aktar (Aşçı): Ben en çok Müslüm Gürses’in şarkılarını dinliyorum. “Acılar” şarkısı benim çok hoşuma gidiyor. Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur’u dinlerim. Çünkü yaşadıklarım ve çektiğim sıkıntılar bu şarkılarda dile getiriliyor. Yokluk içinde bir hayat sürerek, bu noktaya kadar gelebildim. Küçük yaştan beri çalışıyorum. Abdurrahim Albayrak (İşadamı): Herkesin müzik anlayışı farklıdır. Benimki daha farklı. Karadeniz müziğini duyduğum zaman ye-rimde duramam. Tabii ki etkilenirim. Kara-deniz havaları çalacak, ben olduğum yerde duracağım, imkanı yok. Bu müzik beni kötü yönde etkilemez. Şadan Kalkavan (İşadamı): Müzik evrenseldir. Herkes kendi ruh haline göre müzik dinliyor. Çoğu müzikten ya da müziği yapandan etkileniyor. Yaşım itibarıyla müzikteki mesajlardan etkilenmem. Ama şunu söylemek isterim ki, Türk Sanat Müziği’nin yeri benim için başkadır. Gazanfer Bilge (Sporcu-İşadamı): Şarkı dinleyerek moralimi bozmak istemiyorum. Nerede eski Türk Sanat Müziği parçaları... Şimdi yapılan şarkılarda keder, üzüntü, ayrılık ne ararsanız var. Moral diye bir şey bırakmıyor insanda.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107921
    % 1.38
  • 3.8353
    % -0.54
  • 4.5054
    % -0.9
  • 5.1351
    % -0.04
  • 153.999
    % -0.04
 
 
 
 
 
KAPAT