BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yıl sonunda Türkiye

Yıl sonunda Türkiye

Türkiye’nin hedefi Avrupa Birliği üyeliğidir. Türk milletinin olanca geleceği, Avrupa standartlarına ulaşabilmek yeteneğimizle orantılıdır.



Türkiye’nin hedefi Avrupa Birliği üyeliğidir. Türk milletinin olanca geleceği, Avrupa standartlarına ulaşabilmek yeteneğimizle orantılıdır. Ya bugünki köhne ve lâgar yapı içinde, çok nüfuslu, üstelik petrolsüz, yoksul toplumlardan biri haline geleceğiz. Milletlerarası münasabetlerde sözümüz geçmeyecek. Veya ekonomisini ve demokrasisini ıslah etmiş, devlet reformu yapabilmiş, çağdaş medeniyet çizgisine erişmiş, modern bir ülke durumuna yükseleceğiz. İttifakımız ve dostluğumuz aranacaktır. Balkanlar’da, Orta Doğu’da, Kafkaslar’da, Orta Asya’da söz sahibi olacağız. İkisinin ortası yoktur. Bugüne kadar vardı. Bundan sonra, gelişenler o derecede ilerliyorlar ki, mümkün değildir. Nitekim şair, daha bir asır önce söylemiştir: Ya terakkî, ya inhitât. 2004 yılına, böylesine kesin ve keskin iki ihtimal ile giriyoruz. Kıbrıs meselesi sebebiyle Avrupa Birliği’nden müzakere tarihi alamamamız muhtemeldir. Bu takdirde, çok dengeler değişecektir. Hem Türkiye içinde, hem dışımızda... Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri ile problemlerini çözmüş bir Türkiye, Atatürk’ün gösterdiği hedefe ulaşabilecektir. Avrupa milletleri gibi güneşte yerimizi alabileceğiz. Sınırlarımız münakaşa edilemeyecektir. Tam güvenceye kavuşacağız. Ancak ekonomimizin sağlam tutulması şarttır. Diğer bir şart, soygun-hortum düzenini kapatmak, hâlâ heveslileri varsa çanlarına ot tıkamaktır. Çalınan meblağların geri alınması mutlaka sağlanmalıdır. Diğer taraftan, eğitim ve kültür sektörlerine gittikçe azalan oranda pay ayıran, bu hususta ilkel Afrika ülkelerinin gerisine düşmek tehlikesine maruz bir hâle geldiğimiz hususunda, az konuşup çok düşünmeli, mutlaka çaresini bulmalıyız. Kalitesiz eğitimli ve yetersiz kültürlü milletlerin istikbali olmaz. 2004’ün hemen ilk aylarında, milletimizin, çocuklarımızın ve gelecek nesillerin istikbali, âkıbeti, hayat tarzı ve standardı belirlenecek, statükocu ve reformcu iki zihniyetten biri hâkim olacak. Şunu vurgulamak isterim: Bu millet, ikinci sınıf bir devlet olsun diye Türkiye’yi kurmadı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT