BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye ve KKTC için kritik hafta

Türkiye ve KKTC için kritik hafta

Ankara gündemi bu hafta üç önemli konuya kitlendi. Birinci konu 12-13 Aralık’ta AB zirvesinden çıkacak ilerleme raporunda Türkiye ve Kıbrıs’la ilgili yer alacak ifadeler.



Ankara gündemi bu hafta üç önemli konuya kitlendi. Birinci konu 12-13 Aralık’ta AB zirvesinden çıkacak ilerleme raporunda Türkiye ve Kıbrıs’la ilgili yer alacak ifadeler. İkinci konu 14 Aralık’ta Kıbrıs’ta yapılacak seçimlerden nasıl bir sonuç çıkacağı, üçüncü konu ise ABD Dışişleri Bakan Yardımcısının ülkemize yaptığı ziyaret ve İncirlik üssü ile ilgili talepleri. Kıbrıs’taki seçim tarihinin AB zirvesinin hemen bitimine denk gelmesi ilginç. AB’nin Türkiye’nin üyeliği için şart koştuğu kriterler arasında Kıbrıs sorununun çözümü yoktu. Ama AK Parti Hükümetinin yeni kurulduğu günlerde sayın Erdoğan’la birlikte katıldığımız AB ülkelerini ziyaret turunda, gittiğimiz her ülkenin yöneticileri adeta ağız birliği etmişcesine “Kıbrıs sorunu çözülmeden Türkiye’ye müzakere tarihi verilmesi zor” türünde beyanlarda bulunuyorlardı. Adeta AK Parti Genel Başkanına, ‘Kıbrıs’ı çözmeden müzakere tarihi alamazsınız’ mesajını etkili bir tarzda vermek istiyorlardı. Sayın Erdoğan bu gezilerden gerekli mesajları aldıktan sonra Kıbrıs sorununun çözülmesi için önemli çıkışlar yaptı. “çözümsüzlük çözüm değildir, statükonun muhafazasından yana değiliz, siyaset ve siyaset adamları çözümü üretmeli.” şeklinde mesajlar verdi. Ancak zaman içerisinde Kıbrıs sorununu Denktaş’la birlikte çözmenin daha akılcı olduğunu, Denktaş’ı devre dışı bırakarak çözüm üretmenin Kıbrıs’ta ve Türkiye’de önemli problemler oluşturacağını fark etti. Bugün geldiğimiz noktada Hükümetin ve Sayın Başbakanın Kıbrıs’la ilgili düşüncelerinde çok önemli bir değişiklik yok. Başbakan Kıbrıs’la ilgili müzakerelerin devamından yana. Görüşme masasının terk edilmesinden yana değil. Ancak Sayın Denktaş’ın devre dışı bırakılmasını istemiyor. Atılacak adımları da Denktaş’a attırmak istiyor. Hükümetin ihtiyatlı hareket etmesinin bir nedeni de AB’nin tutumuna güvenememesinden kaynaklanıyor. AB yetkililerine soruyorsunuz ‘Kıbrıs problemi çözülürse veya onların deyimiyle Annan planını Kıbrıs Türk tarafı kabul ederse kesin olarak Türkiye’ye müzakere tarihi verilecek mi? Verdikleri cevap “böyle bir garanti veremeyiz.” Annan planını kabul edip müzakere tarihi alamayan bir Hükümet, Türk kamuoyundan çok ciddi tepkiler alır; yıpranır. Kendi tabanına bile bunu anlatamaz. Kıbrıs’ta çözümsüzlük herkesin aleyhine. Ancak Kıbrıs’taki Mehmetçik’e işgalci, mücahitlere de gerici diyenler büyük bir vefasızlık içerisindeler. Onlar herşeylerini Mehmetçiğin ve Mücahitlerin kanına ve Türk insanının tüm sıkıntılara rağmen verdiği ekonomik desteğe borçlular. Annan Planı; ne Türkiye’nin AB’ye girmesini garanti ediyor ne de Kıbrıs’lı Türklerin geleceğini. Ama herşeye rağmen çözüm aranmalı, diyalog kapıları kapatılmamalıdır. Türkiye’nin AB üyeliği için yapılacak fedakarlıkların boşa gitmeyeceği garantisi alınmadan, verilecek tavizler ince elenip sık dokunmalıdır. Kıbrıs seçimlerinin sonuçlarının Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkı için hayırlı olmasını diliyorum. Kıbrıs’ta kim seçimi kazanırsa kazansın Denktaş’sız çözüm zordur.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108594
    % -0.02
  • 3.4937
    % -0.05
  • 4.1108
    % -0.52
  • 4.4876
    % -0.5
  • 144.69
    % -0.36
 
 
 
 
 
KAPAT