BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Polisin mektubu

Polisin mektubu

Lütfen bizi bir de bizden dinleyin. Ben bir Polis olarak bazı problemlerimizi dile getirmek istiyorum.



Lütfen bizi bir de bizden dinleyin. Ben bir Polis olarak bazı problemlerimizi dile getirmek istiyorum. Günde en az 16 saat görev yapıyorum, hafta izni kullanmıyorum. Bunu, diğer kurumlarda çalışanlar bilmediği için açıklama ihtiyacı duyuyorum. Senelik izin haricinde Görev istirahatı, bayram izni, hafta sonu izni diye bir iznimiz yok. Bilmiyorum, resmi yazışmalarda şayet gözüküyorsa da böyle bir izin kullanmıyoruz.. İçişleri Bakanımız, sözde bir genelge yayınlamış, Avrupa Birliği Süreci ve İnsan Hakları kapsamında günde 8 saatten fazla çalıştırılmaması, hatta haftalık azami görev süresi belirtilmiş. Bunu uygulayan polis birimi var mı? Emirleri eleştirmek için söylemiyorum. Bu emri görev yoğunluğundan dolayı uygulamak imkansız. Suç potansiyeli arttı, cezaların caydırıcı yönü de olmadığı için, mağdur insanların bizlere ihtiyacı devamlı surette artıyor. Bunun yanında sabit bekleme yapılarak korunan kamu kuruluşları, özel kuruluşlar (özellikle büyük şirketler ve yabancı ortaklı Şirketler), maçlar (1.2.3. lig ve amatör küme, okullar arası müsabakalar dahil) konser, tiyatro, miting, konferans, şenlikler vb. yerlerde görev yapıyoruz. Diğer kamu görevlilerinin yıllık izinleri haricinde kullandıkları bayram ve resmi izinlerinin toplamı benim yıllık kullandığım toplam senelik izini geçiyor. Polis Akademisinde yapılan bir araştırmaya göre; polislerin diğer devlet memurları ile aynı haklara sahip olduğunda alacağı maaş 5 milyara yakın bir ücret çıkıyor. Bu sonuç, diğer devlet memurları fazla çalıştıklarında aldıkları fazla çalışma ücreti olarak bizlere uygulandığında ortaya çıkmaktadır. Fakat bizlere fazla mesai süresi dikkate alınmadan tazminat olarak toplam 150 milyon maaşın içerisinde veriliyor. Örnek olarak benim aldığım maaş (ki amirim), her şeyi ile toplam 840 milyon lira. Bir başkomiserimiz 01.08.2003 yılında emekli oldu, lise mezunu. Aldığı ikramiye 18 milyar, bağlanan maaş ise, emekli astsubay, öğretmen, hemşirenin çok çok altında. Devlet memurlarına verilen maaş zamları sonrasında kamuoyuna yansıtılan maaş oranlarında diğer kamu görevlilerin aldığı ilave gelirler gösterilmeyip, bizlerin zaten çoğu tazminat ile şişirilen maaş tutarımız topyekun gösterilmekte, bu da kamuoyu tarafından polisler, diğer kamu görevlilerinden (ellerine bizlerden fazla para geçmesine rağmen) daha fazla para alıyor şeklinde anlaşılmaktadır. Bizler polis olarak devletten fazlasını istemiyoruz. Sadece ve sadece diğer kamu personeli ile eşit haklara sahip olmak istiyoruz. Ne babalık, ne eş, ne de evlatlık görevlerimizi yerine getiremiyoruz. Psikolojik ve sosyal yönden ilgilenemediğimiz gibi diğer insani ihtiyaçlarını da gideremiyoruz. Yeri geldiğinde en yakın hayat arkadaşımız olan eşlerimiz bile bizi anlamamakta, bütün bunların yanında görev stresi, aile ile ilgilenememe, görev sonrası, karşılaşılan mahkemelik olma korkusu, sana düşman olan insanlardan korunma stresi vb. eklenince, bizlerin psikolojik durumlarımızın ne halde olabileceğimizi anlayabilirsiniz. Bizler sadece ve sadece insan gibi yaşamak istiyoruz. Her zaman göz ardı edilen, bizlerin de bir ailesi olduğu gerçeğinin dikkate alınmasını istiyoruz. ..... Bizi bir de bizden dinlemenizi istedim. İnanın anlattıklarımda en ufak bir abartma yok, eksik var, fazlalık yok. Şimdiye kadar bizlere şartlarınızı biliyoruz en yakın zamanda iyileştireceğiz gibi açıklamaları senelerdir dinliyoruz, hâlâ çözüm yooook!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108953
    % 0.33
  • 3.482
    % -0.35
  • 4.1105
    % 0.01
  • 4.4532
    % -0.62
  • 144.153
    % -0.16
 
 
 
 
 
KAPAT