BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hedef ‘Körfez Bond’

Hedef ‘Körfez Bond’

ABD’de 11 Eylül saldırılarının ardından bu ülkeye girmeleri de zorlaşan Körfez ülkelerini, Türkiye’ye çekmek için hazırlıklar tam gaz devam ediyor.



İSTANBUL- Avrupa Birliği ülkelerinde kullanılan tahvil aracı eurobond’un bir benzeri şekilde kullanılan Körfez ülkelerinin sermayesi ‘Arapbond’u Türkiye’ye çekmek için çabalarımızı hızlandırdık. ABD’deki 11 Eylül saldırılarının ardından yeni finans merkezleri arayan Körfez ülkeleri için, ekonomi yönetimi harekete geçiyor. “Körfez ülkelerindeki finansal kaynaklar” konulu konferansta konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, yeni finans merkezleri arayan Körfez sermayesi için Türkiye ve İstanbul’un, emin bir finans limanı ve yatırım ülkesi durumunda olduğunu söyledi. Yabancı sermayeyi çekmek isteyen ülkelerin en çok dikkat etmesi gereken hususun, ekonomik ve siyasi istikrar olduğunu ifade eden Coşkun, şunları söyledi: “Ortadoğu ve Körfez bölgesindeki son siyasal ve ekonomik gelişmelerin de etkisiyle yeni finans merkezleri arayan Körfez sermayesi için geçmişte yaşadığı ekonomik sıkıntıları geride bırakan ve hızla gelişen Türkiye ve İstanbul, emin bir finans limanı ve yatırım ülkesi durumundadır. Hükümetimiz iktidara geldiği ilk günden bu yana Körfez ülkeleriyle olan yatırım ilişkilerini son derece önemsemektedir.” “Söz konusu bölgenin fonlarından oluşan Körfez Bond olarak adlandırdığımız bonoları ülkelerimiz arasındaki işbirliğinde araç olarak kullanmayı hedeflediğimizi daha önce duyurmuştuk” diyen Bakan Ali Coşkun, Körfez sermayesini yönlendirmekle ilgili ilk adımın Ekim ayında KOSGEB ile Birleşik Arap Emirlikleri’nde yerleşik finansman şirketi Tricon Grubu arasında imzalanan protokol ile atıldığını söyledi. Coşkun, protokol uyarınca Arap fonlarını değerlendiren finansman şirketinin sağlayacağı kaynak transferiyle KOBİ’lerin destekleneceğini bildirdi. Engeller kalktı Konferansta bir konuşma yapan Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Doğan Cansızlar, Türkiye’de yabancı yatırımcılar için güvenli bir ortam hazırlandığını söyledi. Cansızlar, yabancı yatırımcılar için sınırlama kalmadığını, bürokratik engelleri ortadan kaldıran düzenlemelerin yapıldığını belirtti. Dünya çapındaki en önemli merkez ofislerinden birisinin İstanbul’da bulunduğunu söyleyen Dünya Bankası Özel Sektörü Destekleme Kuruluşu (IFC) Bölge Sorumlusu Jose Alexandra Costa ise, “Portföyümüze baktığımızda Türkiye, 4. en büyük portföyümüz. Yapacağımız yatırımlarla bu oran artacak. Türkiye bizim hissedarımız. Bunun için burada varız” diye konuştu. Gül: En avantajlı ülkeyiz İSTANBUL- Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Körfez sermayesini cezbetmek açısından Türkiye’nin avantajlı bir konuma sahip bulunduğunu söyledi. Gül, HABA Uluslararası Yönetim, Eğitim ve Danışmanlık şirketi ile Ernst and Young tarafından düzenlenen “Körfez Ülkelerindeki Finansal Kaynaklar” toplantısına gönderdiği mesajda, dünya siyaseti ve ekonomisindeki yeni ufukların Türkiye’yi yatırımcılar açısından fırsatlar vaadeden bir ülke olarak öne çıkardığını belirtti. Sürdürülmekte olan özelleştirme programı, devasa enerji ve altyapı projelerinin Türkiye’yi yabancı yatırımcılar nezdinde çekici bir ülke haline getirdiğini kaydeden Gül, “Bu özellikleriyle değerlendirildiğinde Türkiye, Avrasya’da sermayelerine verimli alanlar arayışında olan yatırımcılar için ideal bir ülke olarak ortaya çıkmaktadır” şeklinde konuştu. Musluk 2005’te açılır Yabancı Sermaye Derneği (YASED) Başkanı Şaban Erdikler, 2005 yılından itibaren Körfez ülkelerinden Türkiye’ye önemli miktarda sermaye girişi olabileceğini bildirdi. “Körfez Ülkelerindeki Finansal Kaynaklar’’ konferansı sırasında gazetecilerin sorularını cevaplayan Erdikler, Körfez sermayesinin gerçekleştirdiği toplam yatırımın 800 milyar dolardan daha fazla olduğunu belirtti. Körfez sermayesinin şimdiye kadar, Türkiye’yi bir alternatif ülke olarak gördüğünü söyleme imkanının çok fazla bulunmadığını kaydeden Erdikler, “Ama son bir yıl içinde yapılanlara bakıldığında, Türkiye henüz istenilen hedefe ulaşmamış olsa dahi o yönde iyi bir ivme yakaladığı ortada. Belki 2004’te değil ama 2005’ten itibaren Körfez ülkelerinden önemli miktarda Türkiye’ye sermaye girişi olacağını beklemek hayalcilik olmayacaktır” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT