BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Seçim yatırımı ekonomiyi yatırır

Seçim yatırımı ekonomiyi yatırır

Ekonomik iyileşme iyimserliği artırır, iyimserlik ekonomik iyileşmeyi hızlandırır. Son aylarda yaşanan toparlanma, bu ikili mekanizmanın piyasada işlediğini gösterdi.



Ekonomik iyileşme iyimserliği artırır, iyimserlik ekonomik iyileşmeyi hızlandırır. Son aylarda yaşanan toparlanma, bu ikili mekanizmanın piyasada işlediğini gösterdi. İhracat destekli büyüme devam ediyor. 2004 yılı için ise yerli ve yabancı herkes müspet bekleyişler içinde. Etrafımda “Şeytanın bacağını bu defa kırdık galiba” diyenler bir hayli çok. Zira hükümet, ilk başta veremediği iktisadi güveni bilahare tesis etti. Yani ekonomik akıl ve piyasa mantığı neyi gerektiriyorsa onu uygulayacağına inandırdı insanları. Sürdürülen istikrar programını sulandırmayacağını, “kerhen” değil, “inanarak” sürdüreceğini gösterdi. Bu yüzden herkesin beğenisini kazandı. Ak Parti, ekonomideki düzelmenin iktidarını pekiştireceğini idrak etti. Ak Parti’nin muannit muhalifi olan bir tanıdık bankacı bana aynen şunları söyledi: “Ekonomi maalesef iyiye gidiyor”. Seçim sandığından çıkan sonuç, iktidarın resmi tescilidir. Ekonomik iyileşme ise “gerçekten iktidar olmanın” tek yoludur. Tersinden okursak, kötü giden bir ekonomi bir iktidarın zayıf karnıdır. Başbakan’ın üç yılı Girizgah biraz uzun oldu, farkındayım. Ancak, sızan bazı haberler hükümetin, yerel seçimlerden çok büyük bir oy oranıyla çıkmak için “halka yönelik bazı seçim atraksiyonları” düşündüğü yönünde. Asgari ücrette yüzde ellinin üzerinde artış gibi bütçede kaynağı olmayan harcamalar, sicil affı gibi kamu vicdanını rahatsız edici uygulamalar söylenti şeklinde dillerde. Başbakan’ın, alt gelir gruplarını, esnafı ferahlatmak amacıyla bir şeyler yapmak istemesi insani açıdan çok doğal. Ancak, güç bela sağlanan bütçe disiplinini, faiz dışı fazlayı, belini kırma aşamasına geldiğimiz enflasyonu, kısacası son virajına geldiğimiz istikrar programını zedeleyecek her hamle, piyasa güvenini azaltır. Başbakan Kasım seçimlerinden önce “Hükümet olursak üç yıl rahatlık beklemeyin, üç yıl sonra bizden hesap sorun” demişti. Henüz birinci yıldayız. Kimse sihirli bir değnekle hükümetin gelirlerimizi hemen arttıracağını, bir anda müreffeh bir toplum olacağımızı beklememeli. Başbakan da, seçim veya başka sebeple, istikrar programını bozucu kararların, o an için halkın bir kesimini sevindirse de, son tahlilde yine topyekün üzüntü olarak geri döneceğini, zannedersem düşünüyordur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT