BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kötülükleri yaratan başkası mı?

Kötülükleri yaratan başkası mı?

Şer Allah’tan değildir, herkes kaderini kendisi yaratır” diyenlere bugün de cevap veriyoruz. Mektubat-ı Rabbani’de buyuruluyor ki:



Şer Allah’tan değildir, herkes kaderini kendisi yaratır” diyenlere bugün de cevap veriyoruz. Mektubat-ı Rabbani’de buyuruluyor ki: İmam-ı a’zam hazretleri, imam-ı Cafer-i Sadık hazretlerine sordu: - Allah, insanların istekli işlerini, onların arzusuna bırakmış mıdır? - Hayır, rübubiyetini, [yaratmak ve her istediğini yapmak büyüklüğünü] aciz kullarına bırakmaz. - O zaman kullarına, işleri zorla mı yaptırıyor? - O âdildir. Kuluna zorla günah işletip, sonra da Cehenneme sokmaz. - O halde, insanların, istekli hareketini kim yapıyor? - İşleri ne insanların arzusuna bırakmış, ne de kimseyi, o işleri yapmaya mecbur bırakmıştır. İkisi arası olagelmektedir. Yaratmayı kullarına bırakmadığı gibi, zorla da yaptırmaz. Mutezile’den Abdülcebbar Hemedani, Ehl-i sünnet âlimlerinden Ebu İshak İsferaini’ye sordu: - Allah, kötülüğü, günahı istemez ve yaratmaz. Bunları şeytan yaratmıyor mu? - Hayrı da, şerri de, her şeyi yalnız Allah yaratır. Başkası bir şey yaratamaz. - Allah kendine isyan edilmesini diler mi? - Allahü teâlâ, küfrü ve günahları dilemese ve yaratmasa, kul, zorla Ona isyan edebilir mi? Kul, irade-i cüziyyesi ile küfür, günah, kötülük yapmak ister. Allah da dilerse, onun istediğini yaratır. - Bir kimse hidayet istediği halde, Allah ona hidayet dilemese, ona kötülük etmiş olmaz mı? - Kulun hakkını vermemeyi dilemez, ama kendi hakkını almayı dilemeyebilir. Zerre kadar iyilik yapana karşılığını verir. Küfürden başka günahların çoğunu da affeder. Küfrü dilemesine gelince, Hak teâlâ âlimdir, ileride olacak her şeyi bilir. Hakimdir, her şeyin en iyisini yapar. Dilediği kuluna hidayet verir. Sapıklıktan dönmeyeceğini bildiği kulu da sapıklıkta bırakır. Bir âyet meali: (Dilediğini sapık yolda bırakır, dilediğine de, hidayet eder.) [Fatır 8] Allahü teâlâ, iyiliği ve kötülüğü, kulların irade etmesi, dilemesi ile yaratır. Kulun iradesi yaratmaya sebeptir. Müminler, irade-i cüziyyeleri ile imanı ve itaati dileyince, Allahü teâlâ da, diler ve yaratır. Kâfir, küfrü ve fasık, günahı dileyince, O da irade ederse, yaratır. Yalnız kulun dilemesi ile bir şey var olmaz. O da dileyince var olur. Allahü teâlâ dilemedikçe, bir sinek, kanadını kımıldatamaz. İnsanların yaptıkları bütün iyilikler ve kötülükler, hep Onun dilemesi ile oluyor. Kullar bir şey yapmak irade edince, O irade etmezse o iş olmaz. Var olmasını dilemediği şey, var olmaz. Var olursa, gücü yetmemek olur. Allahü teâlânın her şeye gücü yeter. Eshab-ı kiramdan bir zat, (Ya Resulallah, yaptığımız ve yapacağımız işler önceden takdir edilip yazıldığına göre, iş yapmanın ne önemi var) diye sual etti. Peygamber efendimiz, (Herkes, kendi işine hazırlanır) buyurdu. (Müslim, Tirmizi) Aynı suali soran Hz. Ömer’e de buyurdu ki: (Herkes önceden takdir edilmiş olan işlere hazırlanır. Saadet ehlinden olan, saadet için çalışır; şekavet ehlinden olan da şekavet için çalışır.) [Tirmizi] Aynı suali soran, başka birine de, Şems suresini okudu. İlgili kısmın meali şöyle: (İnsana iyilik ve kötülükleri [hayrı ve şerri] öğreten ve bu ikisinden birini tutmak için, ihtiyar [seçme hakkı, irade-i cüziyye] veren Allah’a and olsun ki, nefsini kötülüklerden temizleyen kurtuldu. Nefsini kötülükte bırakan, ziyan etti.) [Şems 7-10 Beydavi] İnsan, irade-i cüziyyesini kullanmakta serbesttir, mecbur değildir. Bu irade, iyiliğe kullanılırsa Allahü teâlâ iyilik, kötülüğe kullanılırsa, kötülük yaratır. (İrade-i cüziyye risalesi M. Akkermani) [Devamı var]
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT