BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnsan kavramı ve cumhuriyet

İnsan kavramı ve cumhuriyet

Atatürk’ün insan haklarına ne denli saygılı olduğunu ve cumhuriyetten ne anladığını ortaya koyan şu olaya dikkatinizi çekerim:



Atatürk’ün insan haklarına ne denli saygılı olduğunu ve cumhuriyetten ne anladığını ortaya koyan şu olaya dikkatinizi çekerim: Cumhuriyetin ilanından sonraki günlerde Mustafa Kemal Atatürk Karadeniz’de bir geziye çıkıyor. Duraklardan biri Rize ilimizdir. Burada yolun son derece düzgün olması Atatürk’ün gözünden kaçmıyor. Bu farklı görüntünün sebebini merak edip valiye soruyor: “Yolları nasıl bu hale getirebildiniz?” Vali kendinden ve başarısından emin bir halde, civardaki köylüleri jandarma aracılığıyla toplattırıp yolun onarımında çalıştırdığını söylüyor. Herhalde aferin alacağını umuyor. Oysa Atatürk bu duruma son derece içerliyor ve valiye sert bir biçimde şunları söylüyor: “Fransızcada ‘corvee’ nedir bilir misiniz? Angarya demek. Şunu bilmeniz lazımdır ki kanunsuz hiçbir vatandaşı işten alıkoyamaz, onu çalışmaya zorlayamazsınız. Cumhuriyette angarya diye bir şey yoktur.” Evet, bu millet gerektiğinde Milli Mücadele sırasında kadını erkeğiyle siper de kazmış, yol da yapmış, çarığından mermisine ne gerekliyse imal edip cephelere yollamıştır. Kısacası varını yoğunu Kurtuluş Savaşına adamıştır. Fakat o istisnai bir durumdur. Bir geçit, bir zorlu dönemeç. Bir var olmak ve olmamak davası... Cumhuriyet rejimi zorbalığı, zoru, baskıyı kabul edemez, insanın toplumun bir parçası olarak da fert olarak da yeteneğine, emeğine, yaşama, düşünme, inanma hakkına en fazla saygılı olan rejim budur. Kıymetini bilelim. Mustafa Kemal Atatürk’ün milletine, hele hele kendi köylüsüne verdiği değeri de bu cümlelerinden açıkça seçmek mümkündür. Zaten köylümüzü milletin efendisi olarak ilan eden odur. Tabii yönetimde milletimizin iradesini kabullenmesi de öyledir. Evet bu bakışa isterseniz milli romatizm deyin, Ata’nın insanseverliği, milletseverliği deyin, ne derseniz deyin. Şurası bir gerçek ki, o cumhuriyetin ne olduğunu ne olmadığını çok iyi biliyordu. Atatürk’ün Kurtuluş Savaşını gerçekleştirmiş olan milletine saygısı, dikkat ederseniz onunla ilgili sayfalarda sık sık karşımıza çıkar. Türk milletini “cesur, çalışkan ve zeki” sıfatlarıyla anması da bundandır. Her vesileyle bu milleti övmüş, yüceltmiştir. Ülkeye armağanı Nutuk’ta da milletimizi hep üstün vasıflarıyla anar. Cumhuriyetin milletin eseri olduğunu belirtir. Ve der ki: “Milletimizin fiilen gösterdiği kabiliyet, istidat, idrak, kendi hakkında suizanda bulunan ne kadar gafil ve ne kadar tetkikten uzak, gösterişe düşkün insanlar olduğunu pek güzel ispat etti. Milletimiz sahip olduğu vasıflar ve liyakatini hükümetinin yeni ismiyle medeniyet dünyasına daha çok kolaylıkla göstermeye muvaffak olacaktır.” Bugünün yöneticilerinin, millet temsilcilerinin insanımızı, milletimizi sahiplenme konusunda Atatürk’ten alacakları dersler pek çoktur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT