BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çukurda sekiz ay...

Çukurda sekiz ay...

“-Heykellerimin hepsini yıktılar... Ama savaş daha yeni başlıyor... Ben onları size tek tek yaptırmaz mıyım?..



Birinci Ay; “-Heykellerimin hepsini yıktılar... Ama savaş daha yeni başlıyor... Ben onları size tek tek yaptırmaz mıyım?... Şu askere gül veren bizim komşunun oğlu değil mi?... Sen duuur...” İkinci Ay; “-Bir çukurda yakalandım... Askerler içeriye girince elim kolum bağlandı... Kucağımdaki tabancaya elim bile gitmedi... Neyse ki kâbusmuş... Rahatladım...” Üçüncü Ay; “-Helal olsun sana Es Sahaf... Sen saldır, ben arkandan geliyorum... Ahhh... Ahhh.... Ağğhhh... Durun ateş etmeyin, ben Irak Devlet Başkanı Saddam’ım... Oh... Neyse ki örümcekmiş... İçim bir fena oldu...” Dördüncü Ay; “-Samira cepten arayıp, nerede olduğumu sordu... ‘BBG evine katılmak için form dolduruyorum... Dalga mı geçiyorsun be kadın’ deyip yüzüne kapattım...” Beşinci Ay; “-Bu ay ilk kez sağ ayağım kaşınmaya başladı... Yol göründüğünü aklıma bile getirmek istemiyorum... Kafam da kaşındığından haşarat olduğunu düşündüm, rahatladım... Es Sahaf da adamları fazla kızdırmasa bari...” Altıncı Ay; “-Uday’la Kusay’ın öldürüldüğünü öğrendim... O kadar masraf yaptık da, çocuklara iki dublör yapamadık... Babalık görevini yerine getirmemenin üzüntüsünü yaşadım...” Yedinci Ay; “-Bush Irak’a kadar gelmiş... Adamı ayakta karşılayamadık, ayıp oldu... Neyse müsait olduğumuz bir gün biz de onlara gideriz...” Sekizinci Ay; “-Rüyamda Uday’la Kusay’ı gördüm... Ellerini açmış, “Baba yanımıza gel” diye sesleniyorlardı... Kaç gündür üstü açık yatıyorum... Uyandım... Uyanamadım...” son sözleri “-Oğlum bu ne biçim yemek?... Bana şöyle güzel bir sofra hazırlayın... Yemekten sonra da iyi bir puro ayarlayın... Çabuk...” (Saddam - Kaldığı cezaevinde) ... “Efendim bir dönem de pop müziğin starı Madonna Hanımefendiyle, Antalya Serik’te bir beraberliğimiz olmuştu...” (Müjdat Gezen - Olayı abartınca) ... “-Kalorifer tamiri için gelen arkadaşlar siz misiniz?... Beni takip edin...” (İbrahim Tatlıses - Gelen grubu karşılıyor) BAŞKAN Sivaslılar’a “Belediye Başkanı nasıl olmalı” diye sormuşlar... Çıkan sonuç; “-Bıyıksız, karizmatik, mimar, bol paralı, yabancı dil bilen, fırıncılarla anlaşan, yurt dışına çıkan...” Sivas’ta deneyelim, verim alırsak biz de isteriz... temelin yeri Kadının üç damadı varmış; Dursun, İdris ve Temel... Merak etmiş, “Acaba damatlar beni seviyor mu” diye ve onları test etmeye karar vermiş... Birinci damadı Dursun yürürken kendini denize atmış ve başlamış çırpınmaya... Dursun kayınvalidesinin yüzme bilmediğini bildiği için atlamış denize ve kurtarmış... Sabah kapısının önünde bir Citroen Xsara bulmuş, bir de not; “-Damat beni seviyormuşsun... Teşekkürlerimle...” Ertesi gün aynı senaryo ikinci damat İdris’le ve yine Xsara ile aynı not... Bir sonraki gün sıra Temel’e gelmiş... Kadın atmış kendini denize, Temel bakmış kadın çırpınıyor, yürüyüp gitmiş... Kayınvalide sizlere ömür... Ertesi sabah kapıda bir Jaguar Daimler bulmuş, bir de not; “Damat beni hakikaten seviyormuşsun... Teşekkürlerimle... (Kayınpeder)...” ayaküstü Apo ile Saddam’ın benzerliklerini çıkarmış gazeteler... İkisi de yakalandığında saç sakal birbirine karışmış, ihtiyarlamış, harabe bir haldeymiş... İkisi de paket usulü yakalanmış... Söylenenler gibi Saddam Amerika’nın adamı olmuş olsaydı ne espri çıkardı... Apo adrese teslim... Saddam iadeli taahhütlü olurdu..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT