BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Enflasyon düşünce ne olacak?

Enflasyon düşünce ne olacak?

Dereyi görmeden paçaları sıvayalım ve biraz düşünelim.



Dereyi görmeden paçaları sıvayalım ve biraz düşünelim. Diyelim ki, fiyat istikrarı olmadan, finansal istikrar; finansal istikrar olmadan da, ekonomik büyüme ve kalkınma sağlanamayacağını anladık. Dahası, kamu borçlanmasını uluslararası standartlara indirgedik, enflasyon beklentilerini kırdık ve enflasyonu kalıcı bir biçimde düşürdük.. “Enflasyon düşünce ne olacak?” sorusunun cevabını verebilmek kolay değil. Cevabın, makro düzeyde, sektörel düzeyde ve şirketler düzeyinde olmak üzere, üç ayrı alana yoğunlaşması gerekiyor. Böyle bir cevap, bizim boyumuzu da, sütunumuzun boyunu da aşar; ama bazı ürkek genellemelerde bulunabiliriz.. Enflasyon tuş olduğunda şunlar olacak: TL, otuz yıldır erozyona uğrayan temel fonksiyonlarını (değer ölçme, mübadele aracı olma ve değer biriktirme aracı olma) restore edecek. Parasal ikame (dolarizasyon) olarak bilinen süreç, etkisini azaltacak. Yabancılar tarafından yöneltilen, “Türkiye ekonomisinin en istikrarlı göstergesi enflasyondur” ya da “Türkler, enflasyona karşı matematiksel bir zafer kazandı” türünden sataşmalar son bulacak. Ülkenin kredibilitesi yükselecek. Risk primi ve faiz oranları düşecek, sanayi ve ticaret odalarının meclis toplantılarında “Beyler! Sanayici ve tüccar repocu oldu, rantiye oldu” tarzında hamasi nutuklar atılmayacak. Büyük sanayi şirketlerinin bilançolarını faaliyet dışı kârlar ile süsleyemeyecek. Rantiyeler, “Nerede o eski faizler!” diye iç geçirmeye devam edecek.. Milli gelir çorbasının bileşimi ve kesafeti değişecek. Faiz ve rant diye bilinen iki faktör gelirinin payı nispi olarak azalacak. Ekonomide görüş mesafesi uzayacak. Enflasyonun doğurduğu sis bulutları dağılacak. Yüksek kronik enflasyonun örttüğü güzellikler ve çirkinlikler daha belirgin bir biçimde kendini gösterecek. Orta ve uzun vadeli özel ve kamu yatırımları daha rahat finansman bulabilecek. Mali sistem derinlik kazanacak. Bankacılık sektörü, reel sektöre yönelik finansman projelerini artıracak. Sektörün aktifleri yeniden yapılandırılacak. Bireysel bankacılık daha da ön plana çıkacak. İMKB’de boy gösterenler de dahil olmak üzere şirketler kesiminin finansal tabloları daha anlamlı olarak düzenlenebilecek. Finansal ve reel kesimde verimlilik daha da ön plana çıkacak. Aynı miktarda ‘girdi’ ile daha fazla ‘çıktı’ elde edebilmenin yolları aranacak.. Şirketler, finansal risk, fiyatlama ve stok yönetimi kavramlarını yeniden tanımlayacaklar. Merkez Bankamız, ‘enflasyon hedeflemesi’ olarak bilinen bir çıpa sistemine geçebilecek. Enflasyonu yendiğimizde de bazı gelir grupları için hayat pahalı olmaya devam edecek. (Enflasyon oranı birbirine yakın ya da aynı olan birçok ülkenin, ekonomik büyüme, kalkınma ve gelir dağılımı göstergeleri bakımından çok farklı performans düzeylerine ulaştıkları unutulmamalı.) Enflasyon muhabbeti bitecek mi? Bugünkü biçimiyle, çenemizi yoran ve bizi bıktıran kronik enflasyonun kronik muhabbetinden kurtulacağız. İktisatçılar ve politikacılar, çok münbit bir tartışma alanlarını kaybedecekler. Enflasyon muhabbeti, bir mahiyet değişikliği ile devam edecek. Sonuç: Fiyat istikrarı, hızlı büyümeyi ve kalkınmayı garanti etmiyor; ama uygun ve hormonsuz bir zemin oluşturuyor. Daha ne istiyorsunuz?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT