BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “İslâmi terör” iftirası!

“İslâmi terör” iftirası!

Terörizm: Siyasi bir hedefe ulaşmak maksadıyla bir devlete, halka, kuruluşa ya da şahıslara müteveccih sistemli, planlı ve önceden kestirilmesi mümkün olmayan şiddet hareketleridir.



Terörizm: Siyasi bir hedefe ulaşmak maksadıyla bir devlete, halka, kuruluşa ya da şahıslara müteveccih sistemli, planlı ve önceden kestirilmesi mümkün olmayan şiddet hareketleridir. İslamiyetin yasakladığı ve utanç verici suçlar olarak görülenlere İslâmi (hırsızlık, cinayet, rüşvet, cinsi sapıklık, gıybet, iftira, karaborsa, gasp, zulüm, fuhuş) denilmediği gibi insanlık suçu ve toplumun belası olan terör asla İslâm kelimesi ile yanyana kullanılmaz. Prof. Dr. Sinanoğlu’na göre: İslâm terörü kelimesi Pentagon’un imalidir. Komünizmin çöküşü ve Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra Hıristiyan Batı ve Siyonizm adına ve onların lideri olarak ABD’nin beyni olan Pentagon “İslâmi terör” kavramını politikacı, medya ve üniversite yoluyla kitlelere benimsetmiştir. Kaldı ki Yunanistan’daki “17 Kasım” terör örgütüne Ortodoks terörü, Sırpların Bosna-Hersek’te 350 bin kişiyi katleden teröre Ortodoks terörü denilmedi. Almanya’daki “RAF” ve “Neo-Nazi”, İspanya’da “ETA” ve İtalya’da “Kızıl Tugaylar” ve daha nice Hıristiyan asıllı terör teşkilatlarına Hıristiyan terörü bu arada ABD’nin Irak’ta ve Afganistan’daki terörüne Protestan terörü ve Rusya’nın Çeçenistan’daki terörüne Ortodoks terörü ve münhasıran tam bir zulüm olan İsrail’in Filistin’deki terörüne Yahudi terörü, Hindistan’ın Keşmir’deki 1947’den bu yana yaptığına Hindu terörü neden denmiyor? İslâmiyet terörü yasakladı Teröre bulaşarak Hıristiyan Batı ve Siyonizm emperyalizmine bilerek ya da cahillikleri sebebiyle hizmet eden ve Batı’nın şeytani tuzağına düşen Vehhabi, Selefi ya da ehl-i sünnet dışı sapık inanç sahibi kişiler İslâmiyeti asla temsil etmezler. “İslâmi terör” tabirini kullanan bazı (yazar, aydın, politikacı ya da üst düzey devlet adamları) maalesef İslami bilgilerden mahrumdurlar. İslâmiyette her insan doğuştan masumdur. Dokunulmazlığa sahiptir. Bu masumiyet ve dokunulmazlık ömür boyu devam eder. Hiç kimse bu masum insanların canına, malına, namusuna şeref ve haysiyetine tecavüz edemez. Bu masum kişiler herhangi bir suç işlemiş olsa bunun tespiti, tecziyesi adaletin görevidir. Bu kişi ya da gruba ceza vermek hakkına şahıslar sahip değildir. Bir kişi hem savcı, hem hakim ve hem de infaz görevlisi gibi davranamaz. Hiç kimse bir kişiye kızıp, ona suç isnat edip onu kendisi cezalandıramaz. Böyle bir teşebbüs anında karşı taraf da aynı hataya düşer. Fitne devri başlar. Fitne uykudadır ve uyandırana lanet edilmiştir. Gerçek Müslüman bu fiilleri işlemek şöyle dursun, fikren taraftar olamaz ve hatta bu suçu, terörü işleyenlere kalben meyil bile duyamaz. İsrâ suresi 15. ayetinin hükmüne göre, birinin suçundan dolayı başkaları suçlanamaz. Elbette ayet-i kerimelere mana vermek âlimlerin işidir. Maide suresinde mealen “Kim ki haksız yere suçsuz bir insanı öldürürse sanki bütün insanlığı öldürmüş gibi sayılır. Kim de suçsuz tek insanın hayatını kurtarırsa tüm insanlığın hayatını kurtarmış gibi değerli iş kabul edilir. Kim suçsuz bir insanı öldürürse onun cezası cehennemde ebedi kalmaktan başkası değildir.” Sevgili ve Şerefli Hazreti Ebu Bekir (Radıyallahü anh)ın savaşa gidenlere verdiği talimat: “Dikkat ediniz, düşman topraklarında her şeyi yapma hakkına sahip olduğunuzu sanmayınız. Düşmanın yaşlılarına, kadınlarına, çocuklarına, hasta ve mabedlerdeki din adamlarına dokunmayınız. Hayvanlarını telef etmeyiniz. Bağ, bahçe ve yeşilliklerine zarar vermeyiniz. Sizin düşmanınızın sadece cephede sizinle yüz yüze savaşan şahıslar olduğunu unutmayınız!” İslâmi terör diyenler ya cahil ya da art niyetli, İslâmiyete düşman olanlardır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT