BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Genç kız, pencereye çıkmıştı...

Genç kız, pencereye çıkmıştı...

Ali Cengiz’e öyle geldi ki:



Ali Cengiz’e öyle geldi ki: - Aman ya Rabbi! dedi. Sanki dosdoğru buraya baktı. Sanki beni görüyormuş gibi... Ya beni farkettiyse. Onu gözetlediğimi zannederse?.. Hem sevinçten, hem bu korkudan dolayı dizlerinin bağı çözüldü. Ruhunun kainatı kapladığını zannederken daha fazla dayanamadı. Soğuk akşam boşluğunu delerek ulaşan bakış, onu yıldırım gibi çarpmıştı. Neyse ki pencerenin gerisinde, çalışma masasının yanındaki döner koltuğunun önündeydi. Titredi. Eli ayağı kesildi. Küt diye koltuğa oturdu. Sarhoş gibiydi. Daha fazla dayanamayacaktı. Gözlerini yummak üzereydi ki, karşı evin perdeleri kapandı. Ali Cengiz, karanlıkta kaldı. Zibidi dediği Sermet aklına geldi. Gözlerini yumdu: - Hayal bitti, dedi.  Ertesi gün pazardı. Gazetelerin cumartesisi, pazarı yoktur. Her gün vardırlar. Bu sebepten Ali Cengiz, yine erkenden evden çıktı. Bahçeyi geçerken pek tabiidir ki, daha önce İclal’i pencerede nasıl görür gibi olduğunu hatırladı. - Bu sefer gafil olmayacağım, dedi: Hele şimdi o tarafa hiç bakamam. İclal şöyle düşünebilir: - Durakta üç beş kelime konuştuk diye, hemen aşırı samimiyet havalarına giriyor. Evet böyle düşündüğü gibi, daha da ileri gidip: - Azıcık yüzverdik. Hemencecik astarını da istiyor, diye aklından geçirebilir. Yooo... Ciddiyeti, terbiyeyi bir kenara bırakamam. Öyle düşünmesi, izzet-i nefsimi rencide eder ki bu hepsinden kötü. Genç adam böyle karar verdi, böyle davrandı. Pencerelere bakmadan sokağa çıktı. Aşağı doğru hızlı hızlı yürümeye başladı. Bir yandan da: - Gerçi bu gün pazar. Tatil... Muhakkak ki geç kalkarlar. Fakat nemelazım. Tatil zevkiyle insanlar bazan daha erken uyanıyorlar. İhtimal yoksa bile, ya bir aksi tesadüfle o da erken kalkmış ve pencereye gelmişse... Kadere bakın!.. Genç kız, tatil rahatlığı ile hakikaten erken uyanmış, elini yüzünü yıkadıktan sonra kendini pencere önünde bulmuştu. Belki sevk-i tabii... Ali Cengiz’in çıkış dakikası idi. Genç kız, Ali Cengiz’i gördüğü sabahı hatırlayarak oraya geldiğini farketmedi. Ama, delikanlının evden çıktığını görünce: - Aaa!.. diye şaştı. O sabahki gibi tesadüfen aynı saatte buraya gelmişim. Camın biraz gerisinde oluşunun verdiği emniyetle Ali Cengiz’e bakıyor, bunu en tabii, ard niyetsiz şekilde yaptığını zannediyordu. - Sokaklarda kar, basılıp azalmış. Ama Hatice hanımın bahçesinde hâlâ diz boyu. Çocukcağız bata, çıka yürüyor. Oh! Nihayet kapıya geldi. Kaldırıma çıktı. Ama bu ne alakasızlık!.. İnsan komşusunun evine doğru ne var ne yok gibilerden şöyle kısaca başını kaldırıp bakmaz mı? Böyle düşünmekle beraber komşusuyla alakadar olan iyi bir komşu, temiz kalpliliği ile iki adım attı. Tam camın önüne geldi. Ali Cengiz başını kaldırdığı anda, en saf tabii bir düşünceyle gülümseyerek karşılık verecekti. DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT