BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şirket doktorluğu

Şirket doktorluğu

Bin umutla kurulan bunca şirket iki seneye varmadan neden kapanır? Yaşayanlar ikinci nesle neden ulaşmaz? Üçüncü nesle ulaşanı neden binde beşi geçmez? Bazılarının ünü ve işi ülke sınırlarından taşarken, birçoğu neden kasabaların sıska şirketleri olarak kalır? Kapanacak bir şirketi açmamak, açılmışsa artık batmamak için yapılacak bir şeyler yok mudur?



Bin umutla kurulan bunca şirket iki seneye varmadan neden kapanır? Yaşayanlar ikinci nesle neden ulaşmaz? Üçüncü nesle ulaşanı neden binde beşi geçmez? Bazılarının ünü ve işi ülke sınırlarından taşarken, birçoğu neden kasabaların sıska şirketleri olarak kalır? Kapanacak bir şirketi açmamak, açılmışsa artık batmamak için yapılacak bir şeyler yok mudur? Şirketleri olduğu kadar, ülke ekonomisini, sosyal yapımızı ve hepimizin geleceğini de ilgilendiren iş âleminin bu derin sorusunu gelin biraz açalım. Şirketler de canlılar gibidir. Doğarlar, büyüyüp gelişirler ve ölürler. Ama bir farkla: Eğer şirketler düzenli çekaptan geçer ve gerekli iyileştirmeleri yaparlarsa, insanlardan çok daha uzun ömürlü olur, yüzlerce yıl yaşayabilirler. Bütün mesele bebeğin ana rahminden itibaren doğuma, doğumdan çocukluğa, yetişkinliğe yükselirken hekimlerin gözetimi altında olması gibi bir eylemi gerçekleştirmekten ibarettir. Yani şirketlerin de kuruluşundan itibaren, iş hayatının her safhasında inceleme, teşhis ve tedavi yöntemleriyle desteklenmeye ihtiyacı vardır. Tıp lisanında teşhis ve tedavi diye adlandırılan süreçlerin şirketlere uygulanması disiplinine “Şirket Doktorluğu” adını veriyoruz. Kabul görürse bu disipline bendeniz “şirdok” kısaltmasını teklif ediyorum. Yabancı dildeki audit (odit) kavramına yakın, ama daha kapsamlı bir disiplindir. Kalkınmış ülkelerde bu disiplin kurumsallaşmıştır ve iş dünyasında itibarı yüksektir. Türkiye’de ne disiplin olarak, ne de organizasyon olarak yeterli örnekleri bulunmamaktadır. Bazı yabancı danışmanlık veya odit şirketlerinin şubeleri çalışıyorsa da, çoğu malî danışmanlıkla yetiniyor. Bir kısmı da patronların “satışları artırma” heveslerine “şipşak çözümler” bulmakla meşgul. Şirketleri bütün yönleriyle ele alıp incelemek ve reçeteler sunmak yönünde sevindirici kıpırtılar da görüyoruz. Bu yeni mesleğe öncülük edenler eğer bir çatı altında toplanıp, ilkelerini belirler ve tecrübelerini birleştirirlerse hem kendileri, hem de ülke açısından çok hayırlı bir iş yapacaklardır. “Ben yaptım oldu” mantığı artık yetmez İş adamlarımız “Şimdiye kadar şirket doktoruyla mı çalıştık. Bildiğimiz gibi devam ederiz” diyemezler. İsteseler de istemeseler de küreselleşme denilen sınır tanımaz etkiler ve ilişkiler yumağı içinde çalışmak durumundalar. 21. asrın düzeni bu. Şirketlerini geliştirmek veya iyileştirmek isteyen yöneticilerin, eyleme geçmeden önce durumlarını analiz edip bir yol haritası hazırlayabilmeleri her zamankinden daha önemli hâle gelmiştir. Bunu patronlar veya üst yöneticiler bizzat yapacaklar ya da şirdok uzmanları ile çalışacaklar. Birincisi olsun isteriz. Ama patronlar buna vakit ve tâkat bulamazlar. Doğrusu dışardan bir şirdok kuruluşu ile çalışmaktır. Çarşamba günü konuya devam edeceğiz. Okuyucularımızın Kurban Bayramı’nı tebrik eder, sağlık ve esenlikler dilerim.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT