BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yaşınıza göre BESLENİN

Yaşınıza göre BESLENİN

Doğru beslenme alışkanlığı mümkün olduğunca erken bir yaşta başlamalı.



Her gün vitamin hapları alıyor ve bunun sizi sağlıklı tutacağını, üstelik yaşlanma etkilerini geciktireceğini sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Bilim adamları tıpkı beslenme gibi vitamin ve mineral alımının da yaşa göre belirlenmesi gerektiğini vurguluyorlar. Yaşlanma sürecini yavaşlatmak için yediğiniz besinlerin kalitesine ve besleyici özelliğine son derece dikkat etmeniz gerekiyor. Ergenlikten yaşlılığa kadar; her yaş grubunda sağlıklı olmanızı ve zinde hissetmenizi sağlayacak besinleri tüketmelisiniz. Çocukluk ve ergenlik Doğru beslenme alışkanlığı mümkün olduğunca erken bir yaşta başlamalı. Çocukluk ve ergenlik yılları boyunca büyüme ve gelişme süreci devam ettiğinden, bu dönemde vitamin ve minerallerin ihmal edilmemesi gerekiyor. Kalsiyum, kemiklerin ve dişlerin gelişmesi için esas olduğundan çocuklar ve gençler, süt ürünlerini beslenme listesinden eksik etmemeli. Ayrıca hayatlarının ilerleyen dönemlerinde kalp hastalıkları ve Alzheimer riskiyle karşı karşıya kalmak istemeyen gençler şimdiden yüksek oranda yağ içeren besinlerden, özellikle de doymuş yağlardan uzak durmalı. Ergenlik dönemindeki kızlarda ise adet periyotlarıyla birlikte demir eksikliği baş gösterdiğinden; genç kızların et, deniz ürünleri, patates, yeşil yapraklı sebzeler gibi demir açısından zengin beslenme programları uygulamaları gerekiyor 20’li yaşlar İnsan hayatının bu en verimli ve hareketli döneminde beslenmenize dikkat etmezseniz, ileride ciddi sağlık problemleriyle karşılaşmanız kaçınılmaz olacaktır. Karbonhidratlar, nişastalı besinler, sebze, meyve, süt ürünleri ile proteince zengin balık, yumurta, fındık içeren dengeli bir beslenme uygulayarak ihtiyacınız olan vitamin ve mineralleri almış olursunuz. 20’li yaşlarda anne-baba olmayı planlayanların ise beslenme listelerinde bazı minerallere özellikle yer vermeleri gerekebilir. Et, balık, süt, yumurta, fındık, soğan ve peynir üreme sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlayan çinko açısından zengindir. Magnezyum, kasları rahatlatıcı etkisiyle adet döneminde meydana gelen karın kramplarının giderilmesinde yardımcı olur. Soya, baklagiller, lifli yeşil sebzeler, muz, elma ve kuru kayısı bol miktarda magnezyum içerir. 30’lu yaşlar Eğer hâlâ yoksa; çocuk sahibi olmayı düşünenlerin, beslenme listelerine hem hamilelikten önce hem de hamileliğin ilk üç ayında 400 mg folik asit eklemeleri gerekir. Folik asit, bebeğin anne karnında sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi açısından hayati önem taşır. Üretkenlik için bu yaşlarda çinko ve E vitamini önemini korumaya devam eder. Yaşlandıkça iskeletimizdeki kalsiyumu yavaş yavaş kaybetmeye başlarız. Bu durum, her iki cinsi de tehdit etmesine rağmen, menopozla birlikte vücutlarındaki progesteron ve östrojen hormonları azalan kadınları daha çok etkiler. 35 yaşından itibaren yoğunluğu azalan kemikler, ileride osteoporoz riskini doğurur. Bu dönemde kalsiyum açısından zengin bir beslenme uygulanmalı; fosfor, D,C, B6, K vitaminleri, yumurta, balık ve fındıkta bulunan biyotin bu dönemde ihmal edilmemesi gereken önemli vitamin ve minerallerdir. ‘Temizlik hastalığı’na dikkat! Halk arasında “temizlik hastalığı” olarak bilinen ‘Obsesif Kompulsif Bozukluğu’ (OKB) ilerleme safhalarında aile içi ilişkilerin bozulmasına sebep olabilir. OKB hastalığı, kişinin günlük hayatını, iş-okul hayatını olumsuz etkilemeye başladığında; kendinde görülen belirtileri başkalarının da yapmasını istediği anda hastalık konumuna girebilir. Belirtiler arasında zihne istenmeyen düşünce takılması, bunun istemli çabayla atılamaması, bu düşüncelerin bireyi rahatsız etmesi gibi davranış bozuklukları da bulunur. Gençlik döneminde başlıyor Tekrarlayan davranışlar arasında en çok yıkama, düzenlilik (simetri), kapıyı-ocağı açma-kapama gibi davranışlar görülebileceğini belirten uzmanlar, hastaların bulaşığı saatlerce yıkayabileceğini, çamaşırı birçok kez durulayabileceğini, kapıyı-ocağı kapatıp kapatmadığından emin olamadığı için yoldan geriye dönüp bunları kontrol edebileceğini, elinin temiz olduğuna inanması için bir kalıp sabunu bitirebileceğini, başkalarının dokunduğu eşyaya da dokunmak istemeyeceğine dikkat çekiyorlar. Uzmanlara göre; OKB genellikle ergenlik ve gençlik döneminde başlıyor ve Türkiye’de her 100 kişiden 2-3’ünde bu hastalığa rastlanıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT