BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Defineciler tarihi bitiriyor

Defineciler tarihi bitiriyor

Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri (TAY) Projesi kapsamında Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerindaki 663 arkeolojik yerleşim yerinin 589'undaki tahribat belgelendi. Tahribatın en büyük sorumluları olarak defineciler gösteriliyor.



Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri (TAY) Projesi kapsamında Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerindeki arkeolojik yerleşim yerlerinin ele alındığı keşif gezisi sonucunda hazırlanan "Türkiye Arkeolojik Tahribat Raporu 2003" açıklandı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Lokali'nde düzenlenen toplantıda TAY Proje Koordinatörü Oğuz Tanındı tarafından açıklanan raporun, bu yıl Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, ilgili Bakanlıklar, Jandarma Genel Komutanlığı, üniversiteler ile Avrupa Konseyi, Avrupa Komisyonu ve UNESCO'nun da aralarında bulunduğu toplam 520 kurum ve kuruluşa gönderildiği belirtildi. Tanındı, çeşitli üniversitelerden ve üniversite dışı insanların biraraya geldiği bağımsız bir ekip olarak Türkiye'nin arkeolojik yerleşmelerinin envanterini çıkarttıkları çalışmanın 11. yılına girdiğini belirterek, bu çalışmaların çeşitli alanlarda, yaklaşık 70 kişinin oluşturduğu gruplarca sürdürüldüğünü anlattı. 4 yıllık araştırma Amaçlarının veri toplamak, derlemek, envanter haline getirmek, tahribatı belgelemek ve bu bilgiyi paylaşmak olduğunu ifade eden Tanındı, şunları söyledi: "Şu anda bile kültür varlıklarımıza yönelik büyük bir tahribat sürüyor. Bu tahribat hem deprem gibi doğal yollarla, hem de defineciler gibi insan eliyle meydana geliyor. Bizim istediğimiz bu varlıkların korunması için tespitini yapmak, belgelemek ve koruma altına alınmalarını sağlamak." Oğuz Tanındı, 4 yıldır sürdürdükleri TAY araştırma gezilerinin Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinin taranmasıyla tamamlandığını dile getirerek, 4 yılda Paleolotik (Yontmataş) çağdan İlk Tunç Çağı'na kadar olan döneme ait 2 bin 592 yerleşimi incelediklerini, bunların bin 906'sında yoğun tahribat tesbit ettiklerini bildirdi. Tanındı, "Arazi çalışmaları sırasında gördük ki, görsellikleri ve günümüz anlayışı içinde turizm getirileri olmasa da, en az toprak üstü ve daha geç dönem kalıntıları kadar kültürel öneme sahip olan höyük ve mağara gibi tarih öncesi çağlara ait ören yerleri, yoğun olarak tahrip edilmektedir" dedi. DSİ de tahrip ediyor Yaklaşık 82 bin 309 kilometre yol yaptıklarını 10 bin 382 adet saydam, 18 bin 616 adet dijital fotoğraf ile 142 saatlik film çektiklerini kaydeden Oğuz Tanındı, bunlardan yola çıkılarak her yıl için bir tahribat raporu hazırladıklarını söyledi. Karadeniz ve Doğu Anadolu'da 2003 yılında gerçekleştirdikleri keşif gezisi hakkında da bilgi veren Tanındı, Karadeniz bölgesinde özellikle definecilik sebebiyle meydana gelen tahribatın diğer bölgelerden daha fazla görüldüğüne dikkat çekti. Kanuni defineciliğe karşı olduklarını ve yasaklanması gerektiğini ilgili birimlere ilettiklerini söyleyen Tanındı, "Çalışmalarımıza Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere bir çok resmi makam duyarsız kalıyor. Özellikle politikacılar mektup göndermekle yetiniyor" diye konuştu. Dialar eşliğinde verilen tahribat örneklerinde, Karadeniz'de iş makineleriyle çok sayıda kaçak kazı yapıldığı, DSİ gibi kamu kuruluşlarının çalışmalarının da tahribata sebep olduğu, Türkiye'de ilk defa Sinop'ta, deniz kenarındaki bir höyük üzerine deniz feneri inşa edildiği gözlemleniyor. Tahribat belgelendi Toplantıda açıklanan rapora göre, Karadeniz ve Doğu Anadolu'da, taranan toplam 663 yerleşimin 589'unda tahribat belgelendi. Bunların 164'ü definecilik ve kaçak kazı, 120'si tarım, 87'si baraj, 69'u define ve tarım, 58'i yapılaşma, 38'i tarım ve yapılaşma, 27'si define ve yapılaşma, 14'ü tabii, 8'i yol yapımı ve 4'ü de diğer sebeplerden kaynaklandı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86771
    % -0.03
  • 6.0043
    % -0.6
  • 6.7092
    % -0.48
  • 7.6486
    % -0.38
  • 246.92
    % -0.74
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT