BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İtiraf Reyonu...

İtiraf Reyonu...

“Küçükken televizyonu koyduğumuz dolabın yan tarafından televizyonun içine girerek folklor oynayanlara katılmayı hayal ederdim.



(İsim: Havva... Şehir: İstanbul... Yaş: 23...) “Küçükken televizyonu koyduğumuz dolabın yan tarafından televizyonun içine girerek folklor oynayanlara katılmayı hayal ederdim. Yani oradan girebileceğimi sanardım. Bir de bizim bir tanıdık vardı televizyona renkli ekran takılırdı ya eskiden. İşte onun köşesinden biraz kırılmış. Ve ben televizyonda haber sunan sipikere elimi uzatsam değeim sanıyordum. O kadar küçük olmama rağmen çok iyi hatırlıyorum...” (İsim: Lokum... Şehir: İstanbul... Yaş: 30) “Kız arkadaşıma, ‘Seni çok özledim. Yarın sabırsızlıkla bekliyorum. Sana çok özel bir süprizim var’ diye bir mesaj geçtim... Birkaç dakika sonra babamdan, ‘Çok özlediysen hemen yarın geliyoruz. Sürprize gerek yok’ diye bir cevap geldi... (İsim: ME... Şehir: Ankara... Yaş: 25) “Birkaç sene evvel, bir akrabamın çay ocağında çaycı olarak çalışıyordum... Öğleden sonra çay biter, dökülür, yeniden demlenirdi. O günlerden birinde akrabamın yakın arkadaşı geldi. Adam dehşet çay meraklısıymış... Ama nafile çay bitmiş, yeniden demlenecekti... Eniştem hemen yanına çağırıp çay getirmemi söyledi... Beni de ‘Şöyle güzel çay yapar’ falan diye övdü... Ne yapalım ben de haşlama çay (kalan çayın üstüne su eklenir ya) yapıp götürdüm... Rezil olmaktan korkarken, biraz sonra eniştem beni çağırdı... Korkarak yanlarına gittim, adam “Hayatımda böyle çay içmedim” dedi ve 6 bardak daha içti aynısından...” (İsim: Karakız... Şehir: İzmir... Yaş: 20) “Bir gün arkadaşlar arasında sohbet ediyorduk. Arkadaşlarım; beyaz tenlilerin daha hoşlanılan tipler olduğunu söylediler. Tabii beni unuttular, sonra benim aralarında olduğum anlayınca üzüldüler. Ben çok kara esmer bir kız olduğum için hep üzülürdüm. Bir gün aklıma bir fikir geldi. Banyoya gidip çamaşır suyunu açtım ve yüzüme bezle birlikte çamaşır suyunu sürdüm. Beyazlayacağını düşünerek bezle ovaladım... Sonuç: Yüzümün rengi değişmişti ama kıpkırmızı olarak...” (osoztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim) bizimkiler * Bilgehan devletin el koyma olayını soruyor, “Star TV olarak devam edecek mi, yoksa TRT-5 mi olacak?...” * Ercan çay kazanının patladığını söyledi... Dündar Abi’nin çözüm önerisi, “Yapıştır bir parça sakız bir şey olmaz...” * Tahir, Katar’ın El Khor takımına transfer olan Nouma ile ilgili haber yazıyor; “Katar’ın El Kaide takımında oynayan...” * Cem Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin yarışmasına televizyondan çektiği Japonya-Türkiye maçından bir enstantane yollamış... Cem Uzan’ın ajandası * Cumhuriyet için; Star Gazetesi satan bayiden alış veriş yapılmayacak... * Cumhuriyet için; Televizyon kumandasının 1 numaralı kanalına Discovery Chanel ayarlanacak... * Cumhuriyet için; Telsim hattı iptal edilip, Hazır Kart kullanılacak... * Son çare olarak televizyonun önünde benzin dökülüp ateşe verilecek... Cumhuriyet için... temelin yeri Temel uykusuzluktan şikayetçiymiş... Ancak sabaha karşı uykuya dalabiliyor, bu nedenle de çalar saati duymayıp işe hep geç gidiyormuş... Patronunun fena halde sinirlendiğini görünce, çareyi bir doktora başvurmakta bulmuş... Doktorun verdiği hafif bir uyku ilacının etkisiyle o gece erken saatlerde uykuya dalmış ve sabahleyin de saatin çalmasından on dakika kadar önce uyanarak hazırlanmış... O gün ilk kez büroya zamanında varmış ve kapıda patronuyla karşılaşmış... Hayatından son derece memnun; “-Doktorun bana verdiği uyku ilacı bir harika... Bu sabah uyanmakta hiç zorluk çekmedim...” -Çok iyi dostum... Peki dün niçin işe gelmediniz?...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT