BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hedef Avrupa

Hedef Avrupa

2003’te rekor bir büyüme ile 17 milyar 885 milyon dolar toplam ciroya ulaşan Koç Topluluğu, 1 milyar 100 milyon dolarlık da faaliyet kârı elde etti. Koç’un CEO’su Bülend Özaydınlı, “Hedefimiz, hızlı ve kârlı bir büyüme ile Avrupa’nın lider şirketi olmak” dedi.



Koç’un hedefi Avrupa İSTANBUL- Koç Topluluğu, 2003 yılında rekor bir büyümeyle toplamdaki cirosunu dolar bazında yüzde 82 artırarak 17 milyar 855 milyon dolara yükseltti. Ciro, Euro bazında yüzde 52 artarak 14 milyar 281 milyon Euro, TL bazında ise yüzde 36 artarak 24 katrilyon 922 trilyon lira olarak gerçekleşti. Koç Holding CEO’su Bülend Özaydınlı, topluluğun bu yılki beklentileriyle ilgili olarak da; dolar bazında yüzde 9 artışla 19 milyar 453 milyon dolar ciro hedeflediklerini bildirdi. Buna göre Koç Holding’in ciro beklentisi, Euro bazında yüzde 18 artışla 16 milyar 894 milyon Euro, TL bazında yüzde 15 büyümeyle 28 katrilyon 782 trilyon lira olarak ifade edildi. Hedef yüzde 14 büyüme Koç Topluluğu, 2003 yılı gerçekleşen değerler ve 2004 yılı beklentileriyle ilgili olarak bir basın bilgilendirme toplantısı düzenledi. Koç Holding CEO’su Bülend Özaydınlı, son yıllarda yaşanan siyasi belirsizlik dönemleri, dış politik bunalımlar, krizler ve ekonomik iniş-çıkışların ardından ilk defa 2003 yılında önlerini biraz daha net görme şansını yakaladıklarını söyledi. Özaydınlı, sürdürülen yapısal dönüşüm programının meyvelerini vermeye başladığını ve güven ortamının sağlanmasında önemli bir rol oynadığını ifade ederek, “Ekonomide rekor seviyelere gelen göstergelerden dolayı hükümetimizi kutlamak gerekir” dedi. Türkiye’nin iyi yönetildiği ve doğru işleri zamanında yapabildiği takdirde istikrarlı ve hızlı bir büyüme dönemine girileceğini vurgulayan Özaydınlı, şöyle devam etti: “Beklentimiz, bu büyüme oranının sürdürülebilir şekilde, birkaç yıl üst üste en az yüzde 5-6’yı yakalamasıdır. Biz de topluluk olarak bu oranın 2.5-3 katını yani yüzde 14’lük bir büyümeyi kendimize hedef olarak aldık. Bu gerçekleştiği takdirde hem Türkiye’nin Avrupa’da ve dünyadaki konumu ve saygınlığı bugünkünden farklı bir noktaya gelecek hem de böyle bir Türkiye’deki Koç Topluluğu’nun dünya pazarlarındaki yeri bugünkünden farklı olacaktır. Özaydınlı, bölgesel güç olmak isteniyorsa, uluslararası piyasada daha iddialı işler yapmaları gerektiğine de işaret ederek, “Bu nedenle satışlarımızın yüzde 50’sinin yurtdışı satışlardan gelmesini hedefliyoruz” dedi. “TELSİM’le ilgileniyoruz” Bülend Özaydınlı, Telsim ile ilgilenip ilgilenmedikleriyle ilgili olarak, “Biz telekomünikasyona sektör olarak ilgi duyuyoruz. Bunun içinde sabit hat operatörlüğü var, GSM operatörlüğü var. Türk Telekom’dan söz ediyoruz çünkü, Türk Telekom bir özelleştirme dönemine girmiştir. Aynı şekilde GSM operatörleri içerisinde de böyle bir fırsat önümüzdeki dönemde karşımıza çıkarsa, ilgimiz doğal olarak olacaktır” dedi. Özaydınlı, özelleştirilecek kuruluşlardan Türk Telekom ve Milli Piyango’ya Sabancı Grubu’yla birlikte talip olduklarını bunun için bir çalışma grubu oluşturduklarını ancak bu şirketlerin finansal yapılarını tanımada henüz yeterli şeffaflığın sağlanmadığını söyledi. Repo geliri değil faaliyet kârı Özaydınlı, 2003 yılında topluluk şirketlerinin 1 milyar 100 milyon $’lık kâr elde ettiğine işaret ederek, “Bu kâr önceki yıllarda olduğu gibi finansal hareketlerden dolayı sağlanan kâr değil, tamamen faaliyetlerimizden elde ettiğimiz kârdır. Mesela geçen yıl 262 milyon dolar kâr elde edildi. Bunun yüzde 70’i faiz, repo gelirleriydi. Ama 2003’teki 1 milyar dolarlık kârı tamamen faaliyetlerimizle elde ettik. Bu durum şirketlerin sağlıklı bir yapıda büyüdüklerinin göstergesi. Üretimle sağlanan bir gelir elde ettik. Bu açıdan tablo memnuniyet verici” diye konuştu. “Yabancı sermaye ürkütülmemeli” Avrupa’da fabrikaların kapandığı bir dönemde Türkiye’nin yakaladığı üretim merkezi olma, istihdam gücünü artırma imkanını iyi değerlendirmesi gerektiğini anlatan Koç Holding CEO’su Bülend Özaydınlı, özellikle yabancı sermayeyi ürkütücü davranışlardan kaçınılması gerektiğini söyledi. Özaydınlı, şöyle dedi: Türkiye çok iyi bir şans yakaladı. Bunu biz kendi şirketlerimizde görüyoruz. Mevcut ortaklarımızı, potansiyel ortakları yatırım yapmaları için büyük bir çaba gösteriyoruz. Yabancı sermayenin utangaç olduğunu hatırlamamız lazım. Türkiye tek alternatif olmadığına göre, rekabet halinde birçok ülke olduğuna göre yabancı sermayeyi ürkütücü davranışlardan kaçınmamız lazım. İşçi ve işveren ilişkilerini de karşılıklı anlayış içinde dengeli götürmemiz gerekiyor.’’ IMF’yle imzalanan stand-by anlaşmasının bu yıl sonunda sonra ereceğine de işaret eden Bülend Özaydınlı, Hükümet’in 2005 ve 2006 yıllarındaki yüklü ödemeleri dikkate alarak yine uluslararası kuruluşlarla yakın işbirliği içinde olması gerektiğini kaydetti.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT